Buradasınız
Smart Solar İşçileri: “Toplu Sözleşme İstiyoruz”
Kocaeli/Gebze Tembelova’da bulunan ve güneş panelleri üretimi yapan Smart Solar fabrikasında çalışan işçiler, yaklaşık 8 ay önce sendikalaştılar. İşçiler, Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 No’lu şubede örgütlenmiş, sendika işyerinde toplu sözleşme yetkisi almıştı. İşçilerin sendikalaşmasını engellemek isteyen Smart Solar patronu sendikanın yetkisine itiraz etmişti. Bu itiraza ilişkin dava 7 aydır Kocaeli 4. İş Mahkemesinde devam ediyor.
Smart Solar işçileri bu süre zarfında patronun sendika düşmanı tavrına karşı fabrika içinde çeşitli eylemler yaptılar, sendikal haklarına sahip çıktıklarını gösterdiler. Haziran ayında işten atılan arkadaşlarına sahip çıkan Smart Solar işçileri, bir gün boyunca fabrikada üretimi durdurmuş ve işverene geri adım attırmışlardı.
Yetki davasının uzamasına tepki gösteren Smart Solar işçileri fabrika içinde eylemlerine devam ederken bir yandan da sosyal medyadan Kocaeli Adliyesi önünde yapılacak basın açıklamasına çağrı yaptılar. 27 Temmuzda Kocaeli Adliyesi önüne “Sendikalaşmanın Önündeki Engeller Kaldırılsın” pankartıyla ve sloganlarla gelen işçiler burada basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasına, Birleşik Metal-İş Sendikası 1 No’lu şubenin örgütlü olduğu fabrikalardan işçiler ve şube yöneticileri ile 2 No’lu şubenin örgütlü olduğu fabrikalardan işçiler ve sendika temsilcileri, 77 gündür direnişte olan Asen Metal işçileri ve emek örgütleri katılarak destek verdi.
Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu yaptığı açıklamada yetki süreçlerinin mahkemeler aracılığıyla uzatılmasının patronların lehine olduğunu, işçileri yıldırmak için kullanıldığını, işçilerin mağdur edildiğini ifade etti. Serdaroğlu’nun konuşması sırasında sık sık “Sendika Hakkımız Engellenemez”, “Gün Gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek”, “Direne Direne Kazanacağız” sloganları atıldı. Basın açıklamasının ardından mahkeme önüne giden işçiler duruşmanın bitmesini beklediler. 4. İş Mahkemesi bir sonraki duruşmayı Eylül ayına erteledi. İşçiler, tüm engellemelere rağmen sendikal hakları için mücadeleyi sürdüreceklerini söylüyorlar.
- Sefalet Dayatmasına Karşı Eylemler Sürüyor
- DİSK Asgari Ücret Taleplerini Açıkladı
- Kartal’da Binlerce Emekçi Haykırdı: “İnsanca Yaşamak İstiyoruz!”
- Polonez İşçilerinin “Anayasal Hak Yürüyüşü”
- Sendika Düşmanlığı ve Ücret Gaspına Karşı İşçiler Mücadele Ediyor
- Belediye ve Tekstil İşçilerinden Hak Gasplarına ve Sendikal Baskılara Karşı Eylemler
- KESK Ankara Mitingi: “Geçinemiyoruz! Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz!”
- DİSK: Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın
- As Plastik ve Bayraklı Belediyesi İşçilerinden Eylemler
- Öğretmenler, Belediye ve Üniversite İşçileri Hak Gasplarına Karşı Mücadele Ediyor
- ASM Çalışanları İş Bıraktı: “Eziyet Yönetmeliğine” Hayır!
- Belediye İşçileri Hakları İçin Mücadele Ediyor
- Patronların Elindeki Koz: Sendika Yetkisine İtiraz
- Sağlık Çalışanlarından Eylem: “Sağlıkta Ticaret Ölüm Demektir!”
- Türk-İş’ten Ankara Mitingi: “Zordayız, Geçinemiyoruz”
- Sağlık Emekçileri: Eziyet Yönetmeliği İstemiyoruz
- DİSK: “Sendikal Hakların Önündeki Engeller Kaldırılsın!”
- Fernas İşçilerine Dayanışma Ziyareti
- DİSK Ankara’da İşçi Buluşması Gerçekleştirdi
- Madencilerin Ankara Yürüyüşü, Öğretmenlerin Hak Gasplarına Karşı Mücadelesi Sürüyor
Son Eklenenler
- İşçi Dayanışması yayınlandığı ilk günden bu güne biz işçilere kocaman bir sınıf olduğumuzu, yaşamlarımızın, sorunlarımızın ve çözüm yollarının ne kadar yakın olduğunu anlatmaya devam ediyor. Yazıların kaleme alınmasından görsellerin hazırlanmasına,...
- İstanbul Planlama Ajansının (İPA) Ekim ayı araştırmasına göre, İstanbul’da ortalama stres seviyesi 10 üzerinden 6,9 çıktı. Aslında bu veri sadece İstanbul’u yansıtmıyor. Mersin olsun, İstanbul olsun hiç fark etmiyor: Stres seviyemiz artıyor,...
- Sevgili işçi kardeşlerim, başlıktaki sözlere gelmeden meramımın tamamını anlatmak için 6 ay geriye gitmem gerekiyor. Mayıs ayının son haftasında iki azı dişime kanal tedavisi için Dokuz Eylül Üniversitesi diş bölümüne randevu alarak gitmiştim. İki...
- “Zeytinyağlı yiyemem aman/ basma da fistan giyemem aman…” Kütahya ya da Bursa yöresine ait olduğu düşünülen bu türkü düğünlerde, keyifli eş dost toplantılarında hep bir ağızdan söylenir. Hatta eğlenceli ritmi karşılıklı oynamaya da teşvik eder....
- Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı korkunç boyutlara ulaştı. Emekçiler olarak temel ihtiyaçlarımız olan barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyoruz. Aldığımız maaşlarla kirayı mı ödeyelim, karnımızı mı doyuralım diye kara kara...
- Kapitalist sistemde yaşıyoruz ve bu sistemin yol açtığı büyük-küçük pek çok sorunla boğuşuyoruz. Peki sorunlarımızı çözmek için ne yapıyoruz? Örneğin pek çoğumuzun ailesinde çocuk, hasta, yaşlı ya da engelli olduğu için bakıma muhtaç yakınlarımız...
- İşçi Dayanışması çıktığında her birimiz ilk görüşte etkilendiğimiz yazıyı seçiyoruz. Neden etkilendiğimizi, yazının bizi nasıl etkilediğini, neyi düşünmemizi sağladığını anlatıyoruz birbirimize. Bu yazıyı herhangi bir arkadaşımıza nasıl ve neden...
- Mutsuzluk ve umutsuzluk gençler arasında adeta bir salgın gibi yayılıyor. Etrafımıza, arkadaşlarımıza bakıyoruz, yaşamdan tat alamadığını söyleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. “Her günüm bir öncekiyle aynı”, “yarından bir beklentim yok”, “bana...
- Biz işçiler haftanın her günü vardiyalı bir şekilde 24 saat çalışırız. Yeri gelir Pazar mesai yaparız. Dinlenmeye, ailemize vakit ayırmaya zaman bulamayız. Sanki biz işçiler için hayat sadece çalışmaktan ibaretmiş gibi. Fabrikada mühendis bir...
- Eskiden her sorunun beni bulduğunu, bu sorunları yaşayan tek kişinin ben olduğumu düşünüyordum. Sonra UİD-DER ile tanıştım ve İşçi Dayanışması’nı düzenli olarak okumaya başladım. Bir genç olarak, gençlik yazılarını okudukça bu sorunları yalnızca...
- Ben büyük bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olmak üzere siyasi iktidar sözcülerinin, asgari ücret zammının hedeflenen enflasyon oranına göre yapılacağını her fırsatta söylemelerine rağmen asgari ücrete...
- Son günlerde sohbet edebildiğim her insana Türkiye’deki Suriyeliler hakkında ne düşündüklerini soruyorum. Devamındaysa nerede dünyaya geldiklerini, neden göçüp büyük kentlere geldiklerini soruyorum. Son olarak aile büyüklerinin nerelerden göçerek...
- Sevgili işçi kardeşlerim, 8 yaşına kadar babasız, 8 yaşından sonraysa hem anasız hem de babasız büyümüş sayılırım. 12-13 yaşıma kadar mahallede ve çalıştığım fabrikada anası-babası yanında olan arkadaşlarıma imrenmiş, onları kıskanmışımdır. O halimi...