Navigation

Buradasınız

“Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!” Mitingine Bomba

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla bugün Ankara’da “Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!” sloganıyla yapılan Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’nde bombalar patlatıldı. Ankara Tren Garında kortejler oluşturan kitle Sıhhiye Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtiği sırada ardı ardına patlama sesleri duyuldu. Patlamalar sonucunda çok sayıda yaralı ve ölünün olduğu bildiriliyor. 86 kişinin öldüğü patlamaların özellikle kitlenin en yoğun olduğu yerde patlatıldığı ifade ediliyor.

AKP’nin toplumu kriz, kaos ve savaşa sürüklemesine karşı çıkan, “Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!” sloganını yükselten, Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesini isteyen kitlelerin katıldığı mitingde bombalar patlatılmıştır. Mitingden dolayı polisin ana yolları trafiğe ve miting alanına giriş çıkışları kapattığı biliniyor, tam da bu düşünülerek bombalar patlatılmıştır. Ambulansların gelmesinin gecikeceği özellikle hesaplanmıştır. Kitlenin en yoğun olduğu yerde bombaların patlatılması gerçeği de hesaba katıldığında, halkların barış ve kardeşlik talebine, ölü sayısı yüksek bir katliamla cevap verilmek istenmiştir.

Bu bombalar, 7 Haziran öncesinde HDP’nin mitinglerinde ve Suruç’ta patlatılan bombalardan farklı değildir. İşine geldiği zaman kuş uçurtmayan polisin ve istihbarat güçlerinin gerekli önlemleri almadığı çok açıktır. 1 Kasım seçimlerine az bir süre kalmışken ve toplumda önemli bir kesim AKP iktidarının savaş politikalarına karşı tepki verirken bu katliamın gerçekleştirilmesi manidardır. Şurası kesin ki, egemenler geniş kitleleri korkutmak, eve kapatmak, pasifize etmek ve planlarını rahatça hayata geçirmek istiyorlar. Bu katliam, aynı zamanda barış ve kardeşlik arayışına vurulmuş bir darbedir. İktidar sahipleri, toplumu karşı karşıya getirme, düşmanlık yaratma pahasına egemenliklerini sürdürmek istiyorlar.

İşçilerin birliğini ve halkların kardeşliğini savunan, kapitalist sömürüye ve haksız savaşlara dur demek için mücadele yürüten sosyalist işçiler olarak yüreğimiz kan ağlıyor. Egemenlere olan öfkemiz giderek daha da büyüyor. UİD-DER olarak yaşamını kaybeden tüm insanlarımızın ailelerine başsağlığı diliyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Kürt sorununda çözüm arayışlarını berhava edip buzdolabına kaldıran, ülkeyi kriz ve kaosa sürükleyerek hızla Ortadoğu’daki cehennemin göbeğine iten Sultan bozuntularına dur denilmelidir. İşçilerin birliği, halkların eşitliği ve kardeşliği temelinde bir araya gelinmesi ve egemenlerin oyunlarının bozulması gereklidir. Bu her zamankinden daha acildir!

10 Ekim 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...
  • Koronavirüs bahanesiyle olağanüstü uygulamalar, işçi sınıfının kazanılmış haklarına dönük saldırılar dünyanın farklı ülkelerinde benzer biçimlerde hayata geçiriliyor. Kapitalist kriz nedeniyle batan gemilerini kurtarma telaşına düşen patronlar...
  • Yaklaşık bir yıldır zihinsel engellilere bakılan bir kurumda hasta bakıcı olarak çalışıyorum. Hiç bir şekilde insan yerine konulmayan hastaların yaşam koşullarına bir nebze olsun ışık tutabilmek için yazdığım mektup daha önce UİD-DER sitesinde...
  • Dört günlük sokağa çıkma yasağı sırasında UİD-DER sitesinde fotoğraf, film ve şarkılarla emek, tarih ve yaşama dair yoğun paylaşımlarda bulunulması bizleri çok mutlu etti. Öncelikle herkesin emeğine sağlık, bizim için çok güzel oldu. Bilmediğimiz...
  • Bugün tüm dünyada evlere hapsedilen emekçilere büyük oranda televizyonlar aracılığıyla devasa bir sirk gösterisi düzenleniyor. Bu sirk gösterisinde kimler yok ki? Patronlar sınıfının hizmetindeki tüm medya sözcüleri, hükümetler, bilim kurulları,...
  • Kimi zaman siyasetçiler Türkiye’de yoksulluğun kökünü kazıdıklarını söylüyorlar. Başlarını sokacakları bir evleri ya da arabaları varsa bazı işçiler de yoksul olmadıklarını düşünüyorlar. Hatta “yoksul yok, herkesin elinde akıllı telefon var, ne...
  • Üzgünüz Size Ulaşamadık, filmlerinde işçi sınıfının yaşamını anlatan sosyalist yönetmen Ken Loach’un son filmi. Filmin senaryosu gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış. Kargo şirketinde günde 14-15 saat çalışan diyabet hastası bir işçi işyerindeki...
  • ABD’de sokaklara dökülen her renkten, dinden, dilden ve ulustan emekçiler; polis şiddetini, baskı ve yasakları, kapitalist sömürüyü, işsizlik ve yoksulluğu protesto ediyor. ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında...
  • ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında vahşice boğarak katletmesi ülke çapında büyük infiale yol açtı. Amerikalı işçi ve emekçiler sokaklara dökülerek eylemlerle tepkilerini ortaya koyuyorlar. 46 yaşındaki George...
  • Sınıfımızın büyük düşünürlerinden biri, vakti zamanında “egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, toplumun egemen düşüncelerini oluşturur” demişti. Toplum ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülen olarak sınıflara bölündüğünden beri egemenler, kendi...
  • 18 Mayısta “normalleşme”ye geçen İtalya’da hükümet, sosyal mesafe kurallarına uyulmasını sağlamak gerekçesiyle 60 bin gönüllüyü “sivil yardımcı” adı altında milis güç olarak görevlendirmeyi planlıyor. Bölgelerden Sorumlu Bakan Francesco Boccia’nın...
  • İşyerine nasıl gittik hatırlamıyorum. Kim vardı yanımda, işyerinde ne yaptık, günümüz nasıl geçti her şey muallâktı. İyi hatırladığım, dönüş yolunda servis kaldırıyorlardı, işe giderken ana yoldan saptığımız dönemeçte toplanmıştı insanlar....
  • Sokağa çıkma yasağı günlerinde küçük çocuğuyla birlikte “açız, yemeğiniz var mı” diye sokaklarda dolaşan anne için yazılmıştır.