Buradasınız
SGBP Direnişteki PUNTO Deri İşçilerini Ziyaret Etti

Zeytinburnu’nda bulunan ve uluslararası markalara üretim yapan PUNTO LEATHER & FUR işçileri kötü çalışma koşullarına karşı örgütlenmek istediler. Deri-İş Sendikası’na üye olmaya başlayan işçilerden 19 kişi işten atıldı. İşten atılan işçiler, fabrika önünde direnişlerini sürdürüyorlar. Sendikal Güç Birliği Platformu, 52 gündür direnen PUNTO Deri işçilerine bir ziyaret gerçekleştirdi. Zeytinburnu Belediyesi önünde bir araya gelen SGBP bileşenleri direniş alanına yürüdüler ve burada bir basın açıklaması düzenlediler. Yapılan ziyarete TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, SGBP Dönem Sözcüsü ve Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Kristal-İş merkez temsilcileri, Tek Gıda-İş merkez temsilcileri, BDP Zeytinburnu ilçe temsilcileri, HDP Zeytinburnu ilçe temsilcileri, ESP Zeytinburnu ilçe temsilcileri, Hava-İş üyesi grevci THY işçileri katıldı. Çalışmaya devem eden Deri-İş üyesi PUNTO işçileri de arkadaşlarını yalnız bırakmayarak eyleme destek verdiler.
PUNTO işçileri “Sendika Anayasal Haktır, Engellenemez! PUNTO Deri’de Atılan İşçiler Geri Alınsın!” pankartıyla yürüdüler. İşçiler yürüyüş boyunca “Atılan İşçiler Geri Alınsın!”, “Direnen İşçiler Asla Yenilmez!”, “PUNTO’ya Sendika Girecek Başka Yolu Yok!”, “Susma Haykır Sendika Haktır!”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz!” sloganlarını haykırarak PUNTO önüne ulaştılar. Burada yapılan basın açıklamasında ilk sözü Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi aldı. Servi konuşmasına ziyaretçileri selamlayarak başladı. İşten atılan işçilerin anayasal haklarını kullandıkları için atıldığını ifade eden Servi, işçilerin çalışma koşullarına değindi ve bu yüzden sendikaya üye olduklarını belirti. Servi konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşçilerin sendikaya üye olduğunu gören patron işçilere baskı yapmaya başladı. Ama işçiler geri adım atmadı. İşçiler insanca yaşanabilir bir ücret, iş saatlerinin kısaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istediler. Biz işverenin keyfi davranışlarına seyirci kalmayacağız. Kötü koşullarda çalışmayacağız.” PUNTO işverenine seslenen Servi son olarak şunları dile getirdi: “İşveren sendikayla anlaşmaya oturarak atılan işçileri geri almalıdır. Fiili, meşru ve uluslararası mücadelemiz devam edecektir. Bu işin masada çözülmesi gerekmektedir. Zeytinburnu’ndaki deri sektöründeki diğer patronlara da sesleniyorum; işçilerin haklarına saygılı olunmalı.”
Servi’nin konuşmasının ardından SGBP Dönem Sözcüsü Mustafa Öztaşkın söz aldı. Öztaşkın, 52 gündür direnişlerini sürdüren işçileri kutladı ve anayasal haklarını kullanarak işverenin insafsızca davranışlarına karşı sendikaya üye olduklarını, sendikanın bayrağını yükselttiklerini söyledi. İşçilerin sendikaya neden ihtiyaç duyduklarını anlatan Öztaşkın, konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “Yasal olarak haftalık çalışma saati 45 saattir. Bunlar belli kurallardır. Ama TÜİK’in verilerine göre haftalık çalışma saati 52 saate çıkmıştır. Biz kuralsız çalışmak istemiyoruz, insanca çalışmak istiyoruz. Dünyanın deri giyim sektörünün imalatının en kaliteli üretimi bu bölgeden yapılıyor. En lüks mağazalarda satışa sunuluyor. Bütün bu ürünleri bizler üretiyoruz. Biz olmadan üretebilir misiniz? Bu çalışanların da çalışma kalitesini yükseltelim o halde. Bizler de insanız, çocuklarımız var, onlara ekmek götürüyoruz. Bu bizim hakkımız, bu suçsa bu suça varız!” Öztaşkın, son olarak işverene çağrıda bulundu ve işçileri geri almasını, sendikayla masaya oturmasını istedi.Öztaşkın’ın ardından 52 gündür direnişte olan ve işçi arkadaşları tarafından Ramazan Hoca olarak anılan bir işçi söz aldı. Anayasayı tanımayanların işçileri karşısında bulacaklarını ifade eden Ramazan Hoca dünyanın en zengin kişilere, eşlerine ve çocuklarına lüks deri giysiler ürettiğini söyledi ve önce patronlara ardından işçilere seslendi: “Ne kadar yaşarsan yaşa akıbet gelecek sizin de başa! Patronların birleştiği gibi biz de birleşerek emek hakkımızı sonuna kadar almaya devam edelim. Bizleri ziyarete gelen tüm siyasi partilere, Hava-İş’ten direnişçi işçilere, TÜMTİS’e, yani emekçi dostlarına, sonuna kadar teşekkür ediyorum. Birlikten kuvvet doğar, ayrılanı kurt kapar.”
Konuşmaların ardından basın açıklaması son buldu ve eylem halaylarla devam etti.
Ücretin mi Az? Fazla Mesai Var!
Hakkımızı aramaktan çekinmeyelim
- İşçiler Sendika Düşmanlığına Karşı Mücadele Ediyor
- Omsa Metal İşçileri Sendika Hakları İçin Direnişte
- Cam İşçileri Grevde, İzBB İşçilerinin Direnişi Sonuç Verdi
- Sefalet Zammı Dayatmasına, İşten Atmalara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Soygun Değil de Ne?
- İzmir’de Grevci İşçiler Sefalet Dayatmasına Hayır Dedi
- DYO Boya Grevi Kazanımla Sonuçlandı
- İşçiler, Emekliler Sefalet Dayatmasına Karşı Mücadeleyi Büyütüyor
- Buca Belediye İşçilerinin Anlattıkları
- Çiğli Belediyesinde İşten Atılan Kadın İşçilerin Mücadelesi Sürüyor
- Kamu Emekçileri, Öğretmenler, İşçiler Mücadele Ediyor
- Polonez İşçilerine Selam Olsun
- Bize Ekmek Yoksa Size Pasta Yok!
- Buca Belediyesi İşçileri Ücret Gaspına Karşı İş Bıraktı
- Hak Gasplarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Reckitt İşçilerinin Grevi Kararlılıkla Sürüyor
- İzmir Belediye İşçilerinin Grevi Bitti Ama Grev Nefreti Bitmedi
- Bayramın Üçüncü Gününde KRT İşçileriyle Dayanışma
- KRT Çalışanlarından Eylem
- Reckitt Benckiser Grevcilerini Ziyaret Ettik
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...