Navigation

Buradasınız

SİBAŞ İşçilerinin Direnişi Sürüyor

Aydın’ın Söke ilçesinde SİBAŞ fabrikasından çalışan işçiler 28 gündür direnişteler. İşçilerin ellerinde iki pankart var: “İşçi Çocukları da İşveren Çocukları Kadar Sevimlidir”, “Sendika Kıyım Getirdi Ama Birlik Bize Zafer Getirecek DirenİŞÇİ!” Yaktıkları ateşin etrafında ısınmaya çalışıyorlar. İki kadın işçi işten atılmaları hakkında konuştular. “Sendikalı olduğumuz için işten atıldık” diyorlar. SİBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ise işçi atmalarının sendikalaşmayla değil, makineleşmeyle alakalı olduğunu iddia ediyor.

SİBAŞ işçileri 2018 yılının başında Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikasında örgütlendiler. SİBAŞ yönetimi, sendikalı oldukları için bir yıl içerisinde peyderpey 77 işçiyi işten attı. İşten atılan işçiler fabrikanın önüne kurdukları çadırda işlerine sendikalı olarak dönmek için direnişlerini sürdürüyorlar.

SİBAŞ’ta 7 yıl çalışan ve işten çıkarılan Meral Özbek Yıldız, “7 Şubat 2018’de sendikaya üye oldum. 8 Şubatta ise işten çıkarıldım. Sendikalı olarak sadece bir gün çalışma fırsatım oldu, onu da tam çalışamadım. Aynı gün içerisinde bizim çıkışımız verildi. SİBAŞ yönetimi işçi çıkartılmasının sebebinin sendika değil makineleşme olduğunu söylüyor. İşten atılmamızın gerekçesi sendikalı olmamız. Şu an mahkeme süreci devam ederken, biz de oturma eylemini sürdürüyoruz. İşimizi geri istiyoruz. Anayasal haklarımızı kullandığımız için işimizden atıldık” diye konuştu.

Direnişçi işçilerden 4 yıldır fabrikada çalışan Halime Ulutaş ise “Geçen Ocak ayında sendikaya üye oldum. Sendikaya üye olduğum için de Şubat ayında işten çıkarıldım. Gerekçeyi de makineleşme olarak gösterdiler. Başka bir neden göstermediler. Biz de herhangi bir yere imza atmadık. İşten çıkarıldıktan sonra ülkemizde OHAL durumu vardı, eylem yapamadık. 28 gün önce eylem yapma kararı aldık. Bir de ‘belki anlaşma sağlanır, işe geri alınırız’ diye düşündük. Diğer arkadaşlarımızı da çıkardılar. Direniyoruz ve sonuna kadar da direnmeye devam edeceğiz. İşten çıkarılan 77 arkadaşımız işe iade edilene kadar devam edeceğiz. Eylem yaparken, havaların soğuk olması nedeniyle çadır kurduk. Önce kurduğumuz çadırı jandarma yıktı, sonra bir daha kurduk” diye konuştu.

SİBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Suat Zeytinoğlu fabrika önünde işlerine geri dönmek için direnişte olan işçileri makineleşme nedeniyle işten attıklarını iddia ediyor. Ama ardından “bazı işçiler de bizim haberimiz olmadan sendikalaşmışlar” diyerek işçileri sendikalaştıkları için işten attıklarını itiraf etmiş oluyor. İşverenin bu tutumu direnişteki işçilerin kararlılığını arttırıyor. Tüm baskılara rağmen SİBAŞ işçilerinin direnişi devam ediyor.

25 Ocak 2019

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Orta Afrika’da bir ülke olan Kongo Cumhuriyeti’nde 11 Eylül Cuma günü üç altın madeninde gerçekleşen göçükte 50’den fazla maden işçisi hayatını kaybetti. Güney Kivu eyaletindeki madenlerde onlarca can alan göçüğün günlerdir yağan şiddetli yağmur...
  • Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di’ye bağlı işçiler toplu sözleşmelerdeki ücret anlaşmazlığı karşısında uyarı grevleri gerçekleştirdi. İlk olarak 10 Eylülde uluslararası Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW) çalışanları yarım günlük bir uyarı...
  • Koronavirüs salgını ile birlikte dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükü daha da arttı. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratılan sağlık işçileri bir de ekonomik sıkıntılarla, sefaletle karşı karşıya bırakılıyorlar. Egemenler bir yandan...
  • İşçiler ağır koşullar altında, uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Milyonlarca işçi iş güvencesi olmadan, her an işten atılma korkusuyla canını dişine takarak çalışıyor. Üretim baskısı da cabası. MT Reklam işçileri de yıllarca benzer sorunlar...
  • Çukurova bölgesindeki Adana, Mersin, Tarsus, Ceyhan işçi dernekleri, tarım işçilerine “işe çıkmama” çağrısında bulundu. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ile yaptıkları görüşmelerde işçi yevmiyeleri konusunda anlaşma sağlayamadıklarını duyuran...
  • Merhaba emekçi kardeşlerim. Ben UİD-DER’li emekçi bir anneyim. UİD-DER’le tanıştığım günden bu yana İşçi Dayanışması’ndan, UİD-DER’in sitesinden okurdum grev ve direniş haberlerini. Ama kendim hiç gitmemiştim. Çarşamba günü benim için farklı bir gün...
  • Çalıştığımız işyerinde kısa bir süre önce başımızdan geçenleri sizinle paylaşmak istedik. Sağlık personeli olarak çalıştığımız rehabilitasyon merkezinde sürekli baskı ve mobbinge maruz kalıyoruz. Koronavirüs sonrası patronların üzerimizdeki baskısı...
  • Ben kamuda çalışan bir öğretmenim, eğitim işçisiyim yani... Geçtiğimiz günlerde Maya Okulları patronu ve aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk maaşlarımız ile ilgili bir açıklama yaptı. Bu açıklama ile yoksulluk sınırının altında çalışan biz...
  • Türkiye gibi Şili’nin tarihi de kanlı askeri darbelerle doludur. Şili halkı büyük acılar çekmiş bir halktır. 11 Eylül 1973’te ABD emperyalizminin desteklediği ordu; işçilerden, emekçilerden, gençlerden yana olan Sosyalist Allende hükümetini devirdi...
  • Türkiye’de 1970’li yıllar işçilerin daha örgütlü olduğu ve kendilerine daha çok güvendikleri yıllardı. Yükselen işçi hareketi, yaygınlaşan ve kazanımla sonuçlanan grevler, direnişler patronlar sınıfına korku veriyordu. İşçiler arasında mücadeleci...
  • Koronavirüs bahanesiyle biz işçilerin haklarına saldırılırken çocuklarımızın eğitimi de bu saldırının bir parçası olarak askıya alınıyor, yeni eğitim öğretim yılı kocaman belirsizliklerle başlıyor. Özel okullar zinciri sahibi olan Milli Eğitim...
  • Ben tekstil atölyesinde çalışan bir işçiyim. 60-70 civarında işçi çalışıyor bu atölyede. Sayıyı tam veremememin nedeni bu işçilerin bir kısmının sigortasız göçmen işçilerden ve gündelik işçilerden oluşması… Patronumuz koronavirüs yasakları ve...
  • Bu ülke, Türk’ünden Kürt’üne, Alevi’sinden Sünni’sine, Ermeni’sinden Rum’una, haksız savaştan kaçıp kendine yurt yuva kurmaya çalışan Suriyelisine birçok işçinin-işsizin birlikte yaşadığı bir ülke. Tüm dünyada olduğu gibi bu ülkede de işsizlik,...

UİD-DER Aylık Bülteni