Navigation

Buradasınız

Taşeronluğa ve Güvencesizliğe Karşı Lüleburgaz’da Miting

Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP), 23 Martta “Kuralsız Güvencesiz Çalışmaya Hayır, Taşeron İşçiliğine Son!” adıyla ilk mitingini bir sanayi bölgesi olan Lüleburgaz Kongre Meydanı’nda düzenledi. Mitinge Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, İstanbul, Gebze, Bursa, Zonguldak ve Balıkesir’den gelen binlerce işçi, Hükümet Konağı’nda kortejler oluşturarak yürüyüşe geçti. Kitle, taşerona ve güvencesiz çalışmaya karşı hep birlikte “Hayır!”, “Artık Yeter!” diye haykırdı.

Mitinge, direnişte olan TÜMTİS üyesi DHL işçileri, grev yasağına karşı çıktıkları için işten atılan THY işçileri, sendikalaştıkları için işten atılan Basın-İş üyesi Hobim işçileri, direnişte olan Deri-İş üyesi Kuzu Deri ve İsmaco Tekstil işçileri, grevde olan Daiyang-SK Metal işçileri pankartlarıyla katıldılar. DİSK’e bağı Birleşik Metal-İş, Dev Sağlık-İş, Tekstil, Devrimci Yapı-İş ve Emekli-Sen; KESK’e bağlı Eğitim-Sen, Tüm Köy-Sen de katılarak destek verdi. Emekten yana siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin de katıldığı mitingde, UİD-DER “Taşerona ve Sendikasızlaştırmaya Hayır! İş Kazalarını ve İşçi Ölümlerini Durduralım” pankartıyla yerini aldı.

Miting, iş kazalarında ve işçi sınıfı mücadelesi için yaşamını yitirenler için saygı duruşuyla başladı. Daha sonra, iş cinayetleri sonrasında “iyi öldüler” diyen, asgari ücret konusu açıldığında “800 lira neyinize yetmiyor” diyebilen AKP’nin bakanları protesto edilerek, Tertip Komitesi adına Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Turgut Düşova açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çağrıldı. Düşova, işçilerin kuralsız, güvencesiz günde 12-16 saat çalıştırıldığını ifade ederek AKP’nin işçi ve emekçi düşmanı olduğunu belirtti. “Her gün onlarca işçi ölüyor, ‘güzel öldü’ diyorlar. Birde utanmadan ‘800 lira iyi para’ diyorlar. Kamu işçisi güvencesizleştiriliyor, kıdem tazminatı her fırsatta gündeme getiriliyor. Taşeron işçileri köle muamelesi görüyor” diyen Düşova, Adana’da iş cinayetine kurban edilen 13 yaşındaki Ahmet Yıldız’ı hatırlatarak, “Trakya ağzıyla artık yeter be ya diyoruz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

SGBP Kadın Koordinasyonu adına ise Neslihan Taşoluk Nakaş bir konuşma yaptı. Nakaş, “güvenceli iş ve şiddetsiz bir yaşam istiyoruz” diyerek, AKP’nin kadınları esnek çalışmaya mahkûm ederek daha da güvencesiz bir hale getirdiğini belirtti. “Esnek çalışma güvence değil, güvencesizliktir. Eksik kalan pirimi kim ödeyecek?” diye soran Nakaş, her işyerine kreş istediklerini söyleyerek kadınları mücadeleye ve dayanışmaya çağırdı.

SGBP’yi oluşturan 10 sendikanın genel başkanları ve mitinge Zonguldak’tan gelerek katılan Genel Maden İşçileri Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve IndustriALL Küresel Sendikası adına Kemal Özkan kitleyi selamlaması için kürsüye davet edildi.  SGBP Dönem Sözcüsü Kristal-İş Sendikası Genel Başkanı Bilal Çetintaş bir konuşma yaptı. Çetintaş, AKP döneminde taşeron işçi sayısının 300 binden 1,5 milyona çıktığını ifade etti. Yeni sendikalar yasası ile işçilerin sendikal güvencelerinin elinden alındığını söyleyen Çetintaş, AKP’nin Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en emek düşmanı parti olduğunu belirterek, THY işçilerini ve DHL işçilerini işten attıran, madenlerde iş cinayetlerinde katledilen işçiler için ‘güzel öldüler’ diyen AKP döneminde, 12 bin işçinin iş cinayetine kurban gittiğini ifade etti. Çetintaş, Cahit Sıtkı ve Nazım Hikmet’in şiirlerindeki mücadeleye ve umuda dair dizelerden örnekler verdi; Şişecam, Tekel direnişini, 12 Eylül karanlığına karşı başlayan 1989 Bahar Eylemlerini örnek göstererek “Unutmayalım ki örgütlü ve birleşik güç yenilmez, tarih bize bunu öğretti” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. 

IndustriALL Küresel Sendikası adına ise Kemal Özkan bir konuşma yaptı. Özkan, sözlerine dünya işçilerinin selamını getirdiğini söyleyerek başladı. Özkan, geçici işçiliğin, taşeron çalıştırmanın yaygınlaştığını ifade ederek, çalışanların %40’ının güvencesiz ve örgütsüz çalıştırıldığını söyledi. Özkan, “Patronlar bal gibi örgütleniyor. Biz de hep beraber örgütlenerek mücadele edeceğiz. Yaşasın işçi sınıfının enternasyonalist mücadelesi” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

Miting türküler ve sloganlarla sona erdi.

24 Mart 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...