Navigation

Buradasınız

Bakırköy’de Binler Haykırdı: Krizin Faturası Patronlara!

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler, emekli örgütleri ve UİD-DER katıldı.

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler, emekli örgütleri ve UİD-DER katıldı.

Emek örgütleri Bakırköy Dikilitaş Meydanı’nda bir araya gelerek kortejlerini oluşturdular. Kortejlerde siyasi iktidarın emekçileri sefalete sürükleyen ve açlığa mahkûm eden politikaları sloganlarla ve yapılan konuşmalarla protesto edildi. Tüm kortejlerden, krizin faturasını işçilerin değil sermaye sınıfının ödemesi gerektiğine dair sloganlar yükseldi.

Yürüyüşün ardından kortejler miting alanı olan Bakırköy Halk Pazarı’nda toplandı. Kürsüden yapılan konuşmalarda, ülkenin hız kesmeden gelen zamlar, büyüyen vergiler, küçülen maaşlar, işsizlik, yoksulluk, enflasyon ve hayat pahalılığıyla sarsıldığı ifade edildi. Hiçbir yargı kararına dayanmadan çıkartılan KHK’larla ihraç edilen kamu emekçileri ve ailelerinin açlığa mahkûm edildiği belirtildi. Konkordatolar, iflaslar ve küçülme kararlarıyla binlerce işçi ve ailesinin açlığa mahkûm edildiği dile getirildi. Hak ve adalet taleplerinin AKP tarafından hainlik olarak tanımlandığına, yılın ilk 11 ayında 49 kadının öldürüldüğüne, 1606 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

Kortejlerin alana girmesinin ardından ilk konuşmayı DİSK Yönetim Kurulu adına Kanber Saygılı gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanında emekçilerin isyan çığlıklarının yükseldiğini ifade eden Saygılı, AKP iktidarının memleketi taşeron ve kayyum cumhuriyetine çevirdiğini, iş cinayetlerinin, kadın cinayetlerinin ve doğa katliamının devam ettiğini söyledi. İktidarın savaş politikalarını eleştirdi. Saygılı şöyle konuştu: “Biz bu sömürü düzenine mahkûm değiliz, biz istersek bize dayattıkları bu yaşamı değiştirebiliriz. Umutsuzluk yasak, yılgın türküler söylemek de yasak. Bundan sonra AKP düzeninin önümüze koymaya çalıştığı bu baskılara karşı mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz.”

EYT’liler haklarının tanınmasını talep etti

Emeklilikte Yaşa Takılanlar SYDD adına Mustafa Avcı yaptığı konuşmada, EYT’lilerin taleplerini dile getirdi. Avcı şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Artık insanlar zamanında emekli olsunlar’ dedi. Biz de zamanında emekli olmak istedik. Devletle yaptığımız akit vardı. 1999 yılında insanlarımız göçük altındayken gece yarısı yasa Meclis’ten geçirildi ve insanların emeklilik yaşı ötelendi. ‘45-50 yaş arasında emeklilik mi olur?’ dediler.  11 yaşında çalışma hayatına başladığımızda ‘sen okuluna git’ demediler. Artık bu mağduriyetleri giderin. Bizler bu ülkede emeğin mücadelesini verdik. Aynı şartlarda emekli olmak istiyoruz.”

“Birleşe birleşe kazanacağız!”

Konuşmaların ardından Tertip Komitesi adına KESK Dönem Sözcüsü Özlem Talu ile İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Osman Öztürk ortak açıklamayı gerçekleştirdi. Açıklamada zamlara, artan pahalılığa ve vergi adaletsizliğine dikkat çekildi. “Nüfusun yüzde 1’lik kesimi ulusal servetin yüzde 54’ünü elinde tutuyor, gelir vergisinin ise yüzde 92’sini emekçiler ödüyor” denildi. Emeğiyle geçinenler için hayatın her geçen gün güçleştiği, iktidarın hayali “yeni ekonomi programları” açıkladığı, yarattığı siyasi ve ekonomik krizlere “darbe girişimi var, savaş var” bahanesi uydurduğu, Kürt sorununa barışçıl çözüm isteyenlerin susturulduğu söylenerek siyasi iktidar eleştirildi. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlarla seçmen iradesinin yok sayıldığına dikkat çekildi.

Açıklamada İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçlerinin öncelikli talepleri şöyle sıralandı:

  1. İşten çıkarmalar yasaklansın.
  2. Asgari ücret açlık değil, insan onuruna yakışır düzeyde belirlensin ve vergiden muaf tutulsun.
  3. İşsizlik fonu işçilere verilsin.
  4. Elektrik, su, doğalgazda vergi kaldırılsın.
  5. Emeklilikte yaşa takılanların talepleri kabul edilsin.
  6. Barışçıl politikalar temel alınsın, bütçe kaynakları savaşa değil sağlığa ve eğitime harcansın.

Ortak açıklama şu sözlerle sona erdi: “İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak işsizliğe, pahalılığa, yoksulluğa, zamlara, vergilere, savaşa, tek adam rejimine karşı mücadelemizi aylardır sürdürüyoruz. Bugünden sonra daha da birleşerek, gücümüzü daha da büyüterek, yerel platformlarla birlikte meydanlardan mahallelere, mahallelerden sokaklara, işyerlerinden okullara genişleterek sürdüreceğiz.”

UİD-DER: Eriyen ücretler telafi edilsin, dört kişilik bir ailenin ihtiyacına göre asgari ücret!

Toplanma alanında kendi programını gerçekleştiren UİD-DER, gerek burada gerekse yürüyüş boyunca hükümetin sermaye sınıfıyla el ele giriştiği hak gasplarını protesto etti. Şili’den Irak’a, Fransa’dan İran’a sömürüye, işsizliğe ve yoksulluğa karşı ayağa kalkan emekçiler selamlandı. Konuşmalarda, kapitalist düzende insanca yaşamanın imkânsızlığına, dünyanın manzarasının dehşet verici olduğuna ve gelir dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekildi. Türkiye’de de on milyonlarca insanın yoksullukla boğuştuğu, işsiz sayısının 7 milyonu aştığı ifade edildi. Egemenlerin milliyetçiliği kışkırtarak sorunların üzerini örtmek; sömürüye, yoksulluğa, işsizliğe, haksızlığa, adaletsizliğe karşı emekçilerin sessiz kalmasını sağlamak istedikleri dile getirildi. Asgari ücret açlık sınırının bile altında kaldığı halde, hükümet ve sermaye temsilcilerinin MESS ve asgari ücret görüşmelerinde enflasyonun çok altında zam önerdikleri hatırlatıldı.

UİD-DER kortejinden yükseltilen sloganlarda şu talepler dile getirildi: “Eriyen Ücretlerimizin Telafi Edilmesini İstiyoruz!”, “Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Asgari Ücret İstiyoruz!”, “Tüm Zamların Geri Alınmasını İstiyoruz!”, “Krizin Faturası Patronlara!”, “Bütün İşsizlere İş, İşgünü Kısaltılsın!”, “Tüm Çalışanlara İş Güvencesi!”

8 Aralık 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...
  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...