Navigation

Buradasınız

Tekel İşçilerinin Eylemleri Sürüyor

Şubat 2010, No: 23

Tekel işçilerinin sürdürdüğü direniş ikinci ayını doldurdu. 15 Aralık günü işçilerin Ankara’da toplanmasıyla başlayan eylem süreci, ilk ayını polisin saldırısı, muhalefet partilerinin şovları ve hükümetin “asla taviz vermeyiz” tehditleriyle geçti. İşçilerse başlattıkları mücadelenin ilk ayını, eylemlerinin nedenlerini anlatarak, 4/C kölelik maddesini teşhir ederek ve baskılara direnerek geçirdiler. Tekel işçilerinin direnişlerinin ikinci ayı ise mitingler, grevler ve dayanışma eylemlerinin coşkusuyla geçti.

Hükümete kararlılıklarını göstermek isteyen işçiler 15 Ocaktan itibaren 3 günlük oturma eylemine başladılar. 17 Ocak günü Tekel işçilerinin baskısıyla Türk-İş yönetimi miting kararı aldı. Ankara’da Sıhhiye Meydanında düzenlenen mitinge 70 bini aşkın işçi katıldı. Miting boyunca genel grev kararı bekleyen işçiler, grevi ağzına almayan Kumlu’nun konuşmasının ardından bizzat kürsüye çıkarak genel grev çağrısında bulundular. İşçiler Türk-İş’in genel grev, genel direniş çağrısı yapmaması üzerine tepkilerini Türk-İş Genel Merkezi önünde “Kumlu İstifa” sloganlarıyla dile getirdiler.

Türk-İş yönetimi işçilerin artan tepkisi üzerine hükümete, 26 Ocak gününe kadar süre tanıyarak görüşme talebinde bulundu. Bir araya gelen sendika konfederasyonlarının ortak talebi, Tekel işçilerinin de istemi olan “4/C’nin kaldırılması” ve “işçilerin özlük hakları korunarak güvenceli çalışma hakkının” tanınmasıydı. AKP hükümeti, Türk-İş’le yaptığı görüşmede yeni tavizler verdi. Hükümet, 4/C statüsündeki işçilerin ücretlerini yükseltmek, çalışma süresini 10 aydan 11 aya çıkartmak, kıdem tazminatı ve senelik izin hakkını tanımak zorunda kaldı. Ancak 4/C statüsü ortadan kalkmadığı için işçiler bu tavizlere tav olmayarak direnişe devam ettiler.

Böylece işçiler bir yandan açlık grevine başlarken, diğer yandan 4 Şubat günü konfederasyonların aldığı 1 günlük genel iş bırakma eyleminin sonuçlarını beklemeye başladılar. Konfederasyonlar kamu ve özel kesimde grevi başarıyla hayata geçirecek özverili bir çalışmada bulunmadılar. Grev hayatı durdurma noktasında etkisiz oldu. Fakat sonuçta uzun yıllardan sonra yapılan dayanışma grevi, işçiler arasında güven ve dayanışma eyleminin önemini bir kez daha ortaya çıkardı.

Başbakan ve bakanlar direnişin iki ayı boyunca Tekel işçilerinin mücadelesini karalayacak saldırgan tutumlarından geri durmadılar. “Yan gelip yatıyorlar” ile başlayan düşmanca saldırganlık, “işçilerin eylemlerine şeytan bulaştı” demeye kadar vardırıldı. Tekel işçileri yürüttükleri eylemlerle AKP hükümetinin işçi düşmanı ve sermaye sevdalısı yüzünü teşhir ettiler.

Gelinen aşamada Tekel işçilerinin büyük bir kısmı yaptıkları açlık grevini sağlık nedenleriyle bitirmiş bulunuyorlar. Ankara sokaklarında yürüyüşler yapan Tekel işçilerinin mücadelesi sürerken, Türk-İş yönetimi hükümetle bir kez daha görüşmüş ve bu görüşmede de AKP hükümeti işçilerin taleplerini kabul etmeye yanaşmamıştır. 12 Şubatta toplanan Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen başkanları işçileri oyalamaktan öteye geçmeyecek bir karar aldılar. İşçi sınıfının üretimden gelen gücünü hükümet üzerinde basınca dönüştürecek, iyi örgütlenmiş, hazırlığa dayalı, kitlesel ve etkili eylemler yerine, bürokratlar adliye koridorlarının yolunu tutmuşlardır. Yıllardır uygulamada olmasına rağmen sendikaların 4/C hakkında Danıştay’a iptal davası açmamış olmalarıysa bir başka garabettir.

Her şeye rağmen Tekel işçilerinin direngen mücadelesi ve ortaya konan sınıf dayanışması şimdiden 4/C uygulamasında iyileştirmeler yapılmasına neden olmuş, kazanım bütün işçi sınıfının hanesine yazılmıştır. Bu mücadele bir kez daha göstermiştir ki işçiler mücadele etmeden hiçbir hakkı bedavadan kazanamazlar. Hükümete tam olarak geri adım attırmanın yolu, Tekel işçilerinin direnişini işçi sınıfının genel mücadelesinin bir parçası düzeyine yükseltmekten geçiyor.

15 Şubat 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...