Navigation

Buradasınız

UİD-DER’li İşçilerden Direnişçi Cargill İşçilerine Dayanışma Ziyareti

UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber dayanışma sofrası kuruldu. Yemeğe başlamadan önce UİD-DER temsilcisi, direnişçi işçileri selamlayarak UİD-DER’in mücadeleci bir işçi örgütü olduğunu, her zaman direnen, mücadele eden işçilerin yanında olduğunu vurguladı.

UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber dayanışma sofrası kuruldu. Yemeğe başlamadan önce UİD-DER temsilcisi, direnişçi işçileri selamlayarak UİD-DER’in mücadeleci bir işçi örgütü olduğunu, her zaman direnen, mücadele eden işçilerin yanında olduğunu vurguladı. Dayanışmanın ve deneyim alışverişinde bulunmanın önemine dikkat çekti. UİD-DER temsilcisi “mücadelenizin başarıya ulaşacağını biliyoruz ve başarılar diliyoruz” dedi.

Direnişçi Cargill işçileri adına söz alan bir işçi ise duygularını şu sözlere ifade etti: “Sizin bu yaptığınız çok güzel bir şey ve direnişçi işçi arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Biz bu yola 14 kişi ile çıktık ama gelinen bu noktada İstanbul’da binlerce destekçimiz olduğunu gördük. Çok sağ olun, var olun, iyi ki geldiniz. Teşekkür ederiz.” Dayanışma sofrasında ve çaylar içilirken direnişçi işçiler, patronların birçok yerde olduğu gibi Cargill’de de örgütlenen, sendikalaşmak isteyen işçilere bir takım haklar vererek örgütlülüğü kırmaya çalıştığını anlattılar. Cargill’de sendikalaşma mücadelesi başladıktan sonra içerde çalışan işçilere verilen bazı haklardan örnekler verdiler. Bu yöntemle patronların aslında bir nevi yaraya tampon uyguladığını ama kendilerinin ise örgütlenerek, kalıcı kazanımlar elde ederek bu yaranın tamamen iyileştirilmesini istediklerini dile getirdiler. Genç bir direnişçi işçi, “bize madem davanızı kazandınız, neden gidip başka bir iş aramıyorsunuz diye soruyorlar. Benim önümde emekli olmak için daha yirmi yıl var. Bu nedenle gidip başka bir işyerinde sıfırdan başlamaktansa bu işyerine sendikalı bir şekilde geri dönüp daha iyi koşullarda çalışmak istiyorum” dedi. Mücadelelerini başarıya ulaştırmak istediğini vurguladı. Direnişçi işçiler mücadeleyi kazanıp işyerine geri döndükleri zaman bunun çevrelerindeki diğer işyerlerinde çalışan işçilere de örnek olacağını, “onlar kazandı biz de kazanabiliriz” diyeceklerini ve bu kazanımın kendileri ve işçi sınıfı için çok önemli olduğunu ifade ettiler.

Yudumlanan sıcak çay eşliğinde sohbetler devam etti. Direnişçi işçiler ve UİD-DER’li işçiler karşılıklı olarak mücadele deneyimlerini ve duygularını paylaştılar. Ziyaret sona erip ayrılma vakti geldiğinde direnişçi bir işçi, UİD-DER gibi mücadele örgütlerinin ve mücadeleci işçilerin kendilerini ziyaret ettiğinde morallerinin daha da yükseldiğini ve bu ziyaretlerin kendilerine umut verdiğini dile getirdi. Direnişçi Cargill işçileri, UİD-DER’li işçileri “Birleşe Birleşe Kazanacağız” sloganını gür bir şekilde haykırarak ve alkışlarla uğurladılar.

17 Eylül 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...