UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Mısır ve Tunus’ta Emekçiler Diktatörleri Alaşağı Ettiler

Şubat 2011, No: 35

Tunuslu emekçilerin diktatör Bin Ali’yi alaşağı etmesinden sonra Mısırlı emekçiler de diktatör Hüsnü Mübarek’i iktidardan indirdiler. 11 Şubatta Kahire ve İskenderiye başta olmak üzere pek çok kentte gün boyu sokakları dolduran milyonlarca emekçinin istediği oldu ve Mübarek istifa etti. Bir gün önce “gitmiyorum, yetkilerimi devretsem de buradayım” diye meydan okuyan Mübarek, Mısırlı emekçileri çileden çıkarmıştı. Bu açıklamanın sabahında ülkenin dört bir yanında grevler yayıldı, devlet binalarını kuşatan emekçiler Kahire’de televizyon binasını da kuşatma altına aldılar. Tahrir Meydanı öfkeli milyonlarla tıklım tıklım doluydu. Akşamüstü beklenen açıklama geldi ve Mübarek’in istifa ettiği duyuruldu. Bu haber tüm Mısır’ı sevinç nidalarına boğdu. Kitleler tüm Mısır’da sokaklara dökülerek Mübarek’in gidişini kutlamaya başladı.

Tunuslu ve Mısırlı emekçiler diktatörlere karşı ayaklandı

Tunus ve Mısır’da diktatörleri alaşağı eden halk ayaklanması ilk önce Tunus’ta başladı. Tunus’ta Aralık ayında patlak veren halk isyanı, 23 yıl boyunca Tunus’u demir yumruğuyla yöneten Bin Ali ve ailesinin iktidarına son verdi. Bin Ali 14 Ocakta Tunus’tan kaçmak zorunda kaldı, hükümeti devrildi. Ülkeyi terk eden Bin Ali’nin ardından seçimlere kadar ülkeyi yönetmek üzere Gannu-şi’nin başkanlığında geçici hükümet kuruldu. Ancak Gannuşi de, hükümette yer alan pek çok bakan da Bin Ali’nin ardılları ve bu yüzden de emekçiler tüm kabine üyelerinin istifasını istiyorlar.

Binlerce kişi meclis binasının önünde oturma eylemi yapıyor. Her geçen gün, diğer şehirlerden, kasabalardan ve köylerden gelen binlerce kişiyle sayı daha da bir büyüyor. Birçok Tunuslu, kendisini yakarak isyanı ateşleyen Muhammed Buazizi’nin ve polis tarafından öldürülen göstericilerin fotoğraflarıyla yürüyor.

Mısır’da patlak veren halk isyanı ise çok büyük bir etki yaratmış durumda. 1 Şubatta, ülkenin dört bir yanından başkent Kahire’ye akan 2 milyona yakın emekçi, Tahrir Meydanında, gecenin geç saatlerine dek süren görkemli bir protesto gösterisi düzenledi. Aynı gün İskenderiye, Süveyş ve diğer birçok şehirde de yüz binlerin katıldığı kitlesel gösteriler yapıldı. Sokağa çıkma yasağına rağmen akın akın bir araya gelen işçiler ve emekçiler, yorulmak bilmeksizin attıkları sloganlarla, Müba-rek’in defolup gitmesini istediklerini haykırdılar. “Ekmek, Özgürlük, İnsanlık Onuru” sloganı, kitlelerin yükselttikleri en temel slogandı.

Mısır halkını inim inim inleten koyu bir diktatörlük rejimini 30 yıldır sürdüren Hüsnü Mübarek, gecenin ilerleyen saatlerinde yaptığı açıklamayla, Eylül ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olmayacağını söyledi. En kısa sürede parlamento seçimlerine gidileceğini, demokratik adımlar atılacağını, ekonomide reformlar yapılacağını, hiç utanmadan “yolsuzluktan sorumlu olanların yargılanacağını” söyleyen Mübarek, bu oyalama manevrasıyla kitleleri yatıştırmaya çalıştı. Ancak kitleler bu oyuna gelmediler ve gece boyunca Tahrir Meydanından öfke sesleri yükselmeye devam etti.

Ordu, Mübarek’in açıklamasından sonra kitlelere evlerine dönmeleri çağrısı yaptı. Ancak bu çağrıya uymayan emekçiler eylemlerine devam ettiler. 2 Şubatta, Mü-barek’in örgütlediği sivil polisler ve karşı-devrimci çeteler, Mübarek yanlısı göstericiler kılığında, rejim karşıtı eylemcilere saldırdı. Bu faşist güruh ve sivil kıyafetli polisler, ellerinde taşlarla, sopalarla, atlarla ve develerle göstericilere saldırdılar. Yüzlerce insanın yaralandığı ve 15’ten fazlasının hayatını kaybettiği Tahrir Meydanı savaş alanına döndü. Ama emekçiler geri çekilmediler.

Her geçen gün isyanın boyutu daha da genişledi. İsyanın üçüncü haftasında grevler yaygınlaştı. 10 Şubatta Tahrir Meydanında toplanan kitlelerin sayısı bir kez daha milyonları aştı. Ordu kurmayının toplantı halinde olduğu akşam saatlerinde, Mübarek’in açıklama yapacağı duyuruldu. Halk Mübarek’in gideceği düşüncesiyle sevinç gösterilerinde bulundu, bir yandan da “askeri rejim istemiyoruz” sloganları attı. Saatlerce sloganlar atıp, şarkılar söyleyip coşkularını koruyan halk, gece saat 11’e kadar Mübarek’in istifa ettiğini duyurmasını beklediler. Ancak Mübarek, yaptığı açıklamada, yetkilerini yardımcısı Ömer Süleyman’a devrettiğini ve Eylül’e kadar görevinin başında kalacağını ilan etti. Bu tavır meydanı dolduran kitlelerde büyük bir öfke patlaması şeklinde kendini dışa vurdu.

Eski İstihbarat Şefi Ömer Süleyman’ın Mübarek’in yerine geçerek rejimi aynen devam ettirmek istemesi kitlelerin öfkesini biledi. Grevler 10 Şubatta daha da kitleselleşerek yaygınlaştı. Çeşitli sektörlerden 20 binden fazla fabrika işçisinin yanı sıra, Telekom işçileri, Süveyş Kanalı Şirketi işçileri, otobüs şoförleri, belediye işçileri, doktorlar, hemşireler, avukatlar da greve gittiler.

11 Şubatta Mısır’ın neredeyse her kentinde devasa gösteriler yapılmaya başlandı. Kahire’de milyonlarca insan sokaklara döküldü, devlet sarayı ve televizyon binası sarıldı. Tüm bu baskılara dayanamayan Mübarek istifa etmek zorunda kaldı. Mübarek istifa ederken, görevini bir gün önce yetkilerinin bir kısmını devrettiği Ömer Süleyman yerine Askeri Yüksek Konsey’e bıraktı. Zira kitleler Süleyman’a da ateş püskürüyorlardı ve öfkeli kalabalıkların tepkisi yükseldikçe ordu kurmayı rejimi kurtarmanın en güvenceli yolunun yönetimi ele almak olduğu düşüncesiyle Süleyman’ı geri plana çekti. Bu arada Süleyman cumhurbaşkanlığını üstlenmese de, oluşturulan Askeri Yüksek Konsey içinde yer almaya devam ediyor.

Konsey, seçimlere kadar geçiş sürecine önderlik edeceğini ve seçimlerin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacağını söyleyerek kitlelere “evinize ve işinize geri dönün” çağrısı yapıyor. 300’den fazla insanın yaşamını yitirdiği 18 gün boyunca halkla açıktan karşı karşıya gelmemeye özen gösteren ordu, bu süreçte “iyi polis” rolü oynamaya çalıştı. Rejimin devrilme tehlikesi karşısında böyle bir role soyunmasının gerekli olduğunu baştan beri biliyordu ve buna uygun bir tutum takındı.

Mısır’da Askeri Yüksek Konsey’in başında olan ordu rejim için büyük bir önem taşıyor. Mübarek kitlelerin öfkesi karşısında 30 yıllık iktidarını bırakmak zorunda kalsa da, başta ordu olmak üzere diktatörlük rejiminin tüm kurumları yerinde duruyor. Bu yüzden kurulacak olan yönetim Mısır’ın emekçilerinin gerçek taleplerini karşılayamaz. Mısır emekçileri ayaklanarak Mübarek’i başlarından attılar. Fakat yeni bir Mübarek’in gelmesini de istemiyorlar. Eğer işçi sınıfı kendi bağımsız sınıf çıkarları için örgütlenirse bir daha asla Mübarek gibileri iktidara gelemez. İşçi sınıfı ancak bu temelde örgütlenirse sömürücülerden hesap sorabilir.

15 Şubat 2011






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this