Navigation

Buradasınız

“Uyanıştan Başkaldırıya” ve Kolektif Emek

5 Temmuzda Gebze’de UİD-DER tiyatro kulübündeki işçiler olarak bir tiyatro oyunu sergiledik. “Uyanıştan Başkaldırıya” adlı bu oyunda, sınıf mücadelesinin 1970’li yılarda nasıl yaşandığının küçük ama anlatım olarak büyük bir kesitini sergiledik. Oyunda burjuvazi ve işçilerin yaşamlarından kesitler vererek var olan egemen sistemin nasıl işlediğini ve biz işçilerin egemenler için ne anlam ifade ettiğini anlattık. Oyunda biz işçilerin yürüteceği mücadelenin var olan yaşam koşullarımızı ve bilinç seviyemizi belirleyeceğini vurgulamaya çalıştık.

Oyun sonrası işçi arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde işçi arkadaşlarımızın gerçekten oyunundan zevk aldığını ve kendilerini oyundaki karakterlerle özdeşleştirdiklerini gördük. Dostlarımız sergilenen oyunda kendilerinden, kendi yaşamlarından birçok şey bulduklarını ifade ettiler.

Gerçekten de biz işçilerin derdi karnımızı doyurmak ve barınmakken, burjuvazi sadece kasasını doldurmak için uğraşıyor. Tek başına bu bile bizlere mücadele etmenin önemini çok iyi bir şekilde anlatıyor. Kolektif emeğin örneği olan bu oyunda vardiyadan çıkıp gelen, arkadaşlarını davet eden, gerek sahne arkasında gerek sahne önünde çalışan tüm işçi arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Oyun sonunda şunu gördüm: UİD-DER Yürüyor, Mücadele Büyüyor!

25 Temmuz 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bugün tüm dünyada evlere hapsedilen emekçilere büyük oranda televizyonlar aracılığıyla devasa bir sirk gösterisi düzenleniyor. Bu sirk gösterisinde kimler yok ki? Patronlar sınıfının hizmetindeki tüm medya sözcüleri, hükümetler, bilim kurulları,...
  • Kimi zaman siyasetçiler Türkiye’de yoksulluğun kökünü kazıdıklarını söylüyorlar. Başlarını sokacakları bir evleri ya da arabaları varsa bazı işçiler de yoksul olmadıklarını düşünüyorlar. Hatta “yoksul yok, herkesin elinde akıllı telefon var, ne...
  • Üzgünüz Size Ulaşamadık, filmlerinde işçi sınıfının yaşamını anlatan sosyalist yönetmen Ken Loach’un son filmi. Britanyalı Ken Loach bu filminde 2008 krizinde işsiz kalmış, kredi ile aldığı evini kaybetmiş, yaşamını tekrar toparlamaya çalışan bir...
  • ABD’de sokaklara dökülen her renkten, dinden, dilden ve ulustan emekçiler; polis şiddetini, baskı ve yasakları, kapitalist sömürüyü, işsizlik ve yoksulluğu protesto ediyor. ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında...
  • ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında vahşice boğarak katletmesi ülke çapında büyük infiale yol açtı. Amerikalı işçi ve emekçiler sokaklara dökülerek eylemlerle tepkilerini ortaya koyuyorlar. 46 yaşındaki George...
  • Sınıfımızın büyük düşünürlerinden biri, vakti zamanında “egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, toplumun egemen düşüncelerini oluşturur” demişti. Toplum ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülen olarak sınıflara bölündüğünden beri egemenler, kendi...
  • 18 Mayısta “normalleşme”ye geçen İtalya’da hükümet, sosyal mesafe kurallarına uyulmasını sağlamak gerekçesiyle 60 bin gönüllüyü “sivil yardımcı” adı altında milis güç olarak görevlendirmeyi planlıyor. Bölgelerden Sorumlu Bakan Francesco Boccia’nın...
  • İşyerine nasıl gittik hatırlamıyorum. Kim vardı yanımda, işyerinde ne yaptık, günümüz nasıl geçti her şey muallâktı. İyi hatırladığım, dönüş yolunda servis kaldırıyorlardı, işe giderken ana yoldan saptığımız dönemeçte toplanmıştı insanlar....
  • Sokağa çıkma yasağı günlerinde küçük çocuğuyla birlikte “açız, yemeğiniz var mı” diye sokaklarda dolaşan anne için yazılmıştır.
  • “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Bu ifade, sabah akşam sermaye medyasında tekrarlanıyor. Uzman ve bilim insanı kılığında birileri sürekli bu ve benzeri lafları geveleyip duruyor. Koronavirüs ile birlikte dünyanın tümden değiştiğini; eski...
  • İspanya’nın Madrid ve Barcelona kentlerinde sağlık işçileri, 25 Mayısta hastane önlerine çıkarak çalışma koşullarının düzeltilmesi için eylem yaptılar. İşçiler koruyucu malzeme eksikliğini, hastanelerde yetersiz sayıda sağlık işçisinin...
  • Bizler, içinden geçtiğimiz dönemin artık gizlenemez ölçüdeki sıra dışı, olağanüstü karakterini işçi ve emekçileri uyarmak ve harekete geçirmek için vurgularken, egemenler korkuya sürüklemek, uyutmak için dile getiriyor! “Sıra dışı bir zaman” çünkü...
  • Çalıştığım fabrikada iki kadın arkadaş koyu bir sohbete dalmışlardı. Üzerine konuştukları konu ise şuydu; maskeler ücretli mi yoksa ücretsiz mi dağıtılmalı? Bunun üzerine hararetli bir tartışma yapılıyordu. Yanımda olan bir kadın arkadaş sohbete...