Navigation

Buradasınız

18 Yaşlarında Gelen Ölümler

12 Eylül 1980’de ordu, Kenan Evren önderliğinde bir darbe yaparak faşist bir diktatörlük kurdu. Darbenin amacı, patronlar sınıfına karşı mücadeleyi yükselten işçi sınıfının örgütlü gücünü kırmaktı. Bu kapsamda, emekçi halka gözdağı vermek için gencecik insanlar darağaçlarına gönderildi. Darbecilerin başı Evren “asmayalım da besleyelim mi?” diyordu. Astıkları genç fidanlar işçi sınıfının çocuklarıydı. İşçi sınıfının genç fidanlarını unutmadık, unutmayacağız. Elif Çağlı’nın aşağıdaki şiiri, darağaçlarına gönderilen gencecik fidanlarımızın anısını yüreğimizde canlı tutuyor ve darbecilere karşı öfkemizi biliyor.


Kendi ellerimizle gönlümüzce

bir yaşam yarattığımızda kendimize

bahçelerimizde açacak gelinciğimiz

bahar rüzgârlarıyla ışıldarken çiçeklerimiz

yanımıza gelecek

on sekiz yaşlarında

yaşamı yarım bırakıp gidenlerimiz…


Gökyüzü karardı

Gecenin ışığı yandı

Masama baktım

Bu gece gelecek

On sekiz yaşında arkadaşım

Onunla masamda randevulaştım


Pencereden bir ışık süzüldü

Kâğıtlar hışırdadı

On sekiz yaşın güzelliği

Kollarıma atıldı.

Geçmişi anlatıyor bana:

Yüz binlerle koşarken meydanlara

Düşlerken denizlere açılmayı

Öpüşürken kahverengi gözlü bir kızla

Ve çevirirken Ehrenburg’un

“Fırtına”sının yapraklarını…

Ölüm girdi aramıza

Yarım bıraktırdı yaşamı

Doyamadım kokusuna

Yeni açan kır çiçeğinin

Bakışlarım

Bahar bulutlarında

Takıldı kaldı

Düşüncem o sayfada

Yaşam bir fırtınayla

Altüst olurken

İnsanlar neden

Suskun kalmaktaydı?


Ay çekildi gökten

Sabahın ışığı yandı

Konuğum uzaklaştı, uzaklaştı.


Yıldızlar bir yanıp

Bir söndükçe uzakta

Her gece seslenir kulağıma

Usulca

Duyuyor musunuz siz de onu

On sekiz yaşında yaşamı bırakıp

Giden çocuğu?


“Bana bilmediğim şeyleri anlat

Yaşamadıklarımı…

Fırtına’nın sonrasını anlat

O kızın dudaklarını

Çiçekler hâlâ goncada mı

Ve çok mu güzel

On sekiz yaş sonrası?”

15 Eylül 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...