Navigation

Buradasınız

30 Maden İşçisinin Sözü

İş kazalarında yaşamını kaybeden sınıf kardeşlerimizin anısına…

I

Onlar,

Toprakların, suların ve cevherlerin,

Okyanuslar aşan gemilerin,

Ve kan revan tersanelerin,

Fabrikaların, işliklerin

Ve toplu mezar madenlerinin

sahipleri.

Onlar,

İktidar müptelaları

Işıltılı dünyaların müdavimleri

Holdinglerin CEO’ları

Hükümetlerin bakanları,

Modern çağın firavunları.

Onlar,

Cesetlerimize üşüşen çakallar,

Göğü delen saraylara kurulmuşlar.

Yerküreye tepeden bakar,

İlahi takdir buyururlar.

Onlar,

Kara elmas için bizleri

Ölüm çukurlarına sokarlar

30 canımızı bizden alır

32 dişleriyle sırıtırlar

Onlar,

Yalan söylerken sıkılmazlar! Utanmazlar!

“Önlemler alınmıştır” lakin

“Ölüm madencinin kaderidir” buyururlar.

Pişkindirler! Yüzsüzdürler! Namussuzdurlar!

Cesetlerimizin ardından “vah vah” duası okurlar!

Sermayeleri, kârları, rantları

Kahrolası iktidarları…

İnsaftan gayrı

Her şey onların…

II

Kardeşler!

Hayatta kalan kardeşlerimiz!

540 metre derinde

Karanlık dehlizlerde

Kömürleşen bedenlerimiz

Artık yalnız değil!

Ayrı ayrı yaşadık ama

Hep beraber öldürüldük!

30 kişi değiliz burada,

Tam sayımızı bilemiyoruz; yüz binlerceyiz.

Bursa madenlerinden 19 arkadaş

Ve daha tanımadığımız binlerce madenci

Ölüm kapısında sessizce karşıladılar bizi.

18 Mayısta Rusya madenlerinden gelen 13 arkadaşı da,

hep beraber karşıladık.

Binlerce Çinli var burada,

Ne fark eder ki, hepimiz işçiyiz.

Ölülerin milliyeti yokmuş yerin altında!

Kardeşler,

Biz çok şey öğrendik öldükten bu yana.

Onları ve çarkı tanıdık.

Bize hayat hakkı tanımayan çarkı…

Meğer bizmişiz o çarkı döndüren!

Yerin altında birleşen yüz binlerce can

Bilseydik bunları,

Yani birleşseydik şayet,

ölmeden evvel,

Şimdi burada olur muyduk?

Çarkı durdururduk,

Kırardık,

Alt ederdik firavunların düzenini!

Ey sözümüzü yüreklerinde duyanlar!

Anlatın bizim neden öldüğümüzü herkese,

Anlatın firavunların çarkını,

“Ölünce birleşen madenciler,

Patlamaların alevleriyle değil

Yaşarken birleşemediklerine yanıyorlar” deyin.

Ölmeden birleştirin madencileri

Ve tüm işçi kardeşlerimizi,

Deyin ki onlara,

“Birleşmezsek şayet,

firavunların saltanatı sürecek”

“Kara elmas köleleri

can vermeye devam edecek”

15 Haziran 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...