Navigation

Buradasınız

Konut, Sağlık, Eğitim ve Ulaşım Parasız Olmalıdır!

Haziran 2010, No: 27

Konut, sağlık, eğitim ve ulaşım günümüzde o denli yakıcı hale gelmiştir ki, bunlardan yoksun bırakılmak hayatımızı cehenneme çeviriyor. İşçi sınıfı halen bu haklara parasız ulaşamıyor. Aldığımız ücret ancak ve ancak mutfak ve fatura harcamalarımıza yetiyor. Oysa bunların yanı sıra, konut, ulaşım, sağlık, eğitim giderlerimiz de var. Tüm bu masrafların altından kalkabilmek için didinip duruyoruz. Ama hiçbir zaman da tüm ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Varış çizgisi olmayan bir koşuda gibiyiz. Bu koşuda, sürekli bir şeyleri geriden toplamak zorunda kalıyoruz. Ev kirasını ve faturaları ödediğimizde, mutfak, eğitim, ulaşım ve diğer ihtiyaçlara para bulamıyoruz.

Bu sefer de, daha çok mesaiye kalıyoruz, adeta gece gündüz fabrikadayız. Eşimizin, çocuklarımızın, annemizin, babamızın ve kardeşlerimizin yüzlerini unutuyoruz. Hiçbir sosyal etkinliğe katılamıyoruz. Yaşam ve yaşamın güzellikleri yanımızdan geçip gidiyor. Biz ise “faturayı ödedim, şimdi sıra mutfakta, ama dur, önce ev kirasını vermem lazım” diyerek kendimizi parçalamak zorunda kalıyoruz. Evet, bir süre sonra bir varış çizgisine varıyoruz. Ama bu varış çizgisi bizi refaha çıkartan ve insanca bir yaşamı müjdeleyen çizgi değil. Bu çizginin ne olduğunu zaten biliyorsunuz… Peki, kardeşler, bu hayatı kabul mü edeceğiz? Bu şekilde çalışıp, bu şekilde ölmeyi kabul mü edeceğiz? Çocuklarımıza böyle bir yaşamı mı miras bırakacağız? Oysa sağlık, konut, ulaşım, eğitim işçilerin en temel hakkıdır ve parasız olmalıdır.

Biz işçi ve emekçiler zorunlu ihtiyaçlarımızın parasız karşılanmasını talep ediyoruz. Aldığımız ücretin yarısından çoğunun kiraya gitmesini istemiyoruz. Kentsel dönüşüm projeleriyle gecekondular yoksulların başına yıkılıyor, sel baskınlarıyla evler oturulamaz hale geliyor. Depremlerde, dayanıksız binlerce ev yıkılıyor ve on binlerce emekçi hayatını kaybediyor. Sağlıklı ve güvenilir konut hakkına kavuşmak için birleşmeli ve parasız konut hakkı talebimizi yükseltmeliyiz.

Peki, sağlık hakkımız? Acı çeken, hasta, yardıma muhtaç bir insana “paran varsa tedavi olabilirsin, paran yoksa tedavi olamazsın” demek, hangi insanlık değerleri ile bağdaşabilir? Ancak ve ancak gözünü para hırsı bürümüş bir düzen sağlık hizmetini ticari bir meta haline getirebilir. Muayene, ameliyat, ilaç veya hastane masraflarını karşılamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Sağlık paralı ve pahalı hale getirilerek milyonlarca emekçi sağlıksız bir yaşama mahkûm ediliyor. Oysa olması gereken şey, tüm işçileri ve emekçileri kapsayan ve ücretsiz olan bir sağlık sistemidir.

Diğer temel insani ihtiyaçlarımızın, eğitim ve ulaşımın da parasız olmasını istiyoruz. Bütçe gelirlerinin en büyük dilimini bizlerden kesilen vergiler oluşturuyor. Fakat bütçeden eğitime ayrılan pay azalırken, silah harcamalarına harcanan para artıyor. İlköğretime giden bir çocuğumuzu okutmak için dahi binlerce lira harcamak zorunda kalıyoruz. Çocuğunun eğitim masraflarını karşılayamayan aileler hapislere atılıyor, çocuklar ise intihara sürükleniyor.

Bugünkü kent yaşamında en kısa mesafede bir yere gitmek dahi ancak vasıta ile mümkündür. Örneğin işe, okula, hastaneye gitmek için ödediğimiz paranın haddi hesabı yok. Toplu taşıma bir an önce yaygınlaştırılmalı ve ücretsiz olmalıdır.

Konut, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi en temel insani ihtiyaçlarımızın parasız karşılanmasını talep ediyoruz. Patronların “olur mu öyle şey, nerede görülmüş” yollu yalanlarına kanmayalım. Fakat bu hakları talep etmek yetmiyor. Bu haklarımızı kazanmak için bir araya gelmeli, örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz. Parasız konut, sağlık, eğitim ve ulaşım hakkının yasal güvenceye kavuşturulmasını ancak mücadelemizle sağlayabiliriz.

15 Haziran 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...