. Amylum Nişasta İşçileri Anlatıyor | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Amylum Nişasta İşçileri Anlatıyor

Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Amylum Nişasta fabrikasındaki Tek Gıda-İş üyesi işçiler 24 Nisanda grevlerinin 51. Gününü geride bıraktılar. 51 gündür onları yalnız bırakmayan ve mücadelelerine destek olan UİD-DER’li işçiler olarak bizler de grev yerindeki işçileri ziyaret ederek mücadele süreçleri, çalışma koşulları ve yaklaşan 1 Mayıs’a ilişkin olarak derneğimizin yürüttüğü “İş Saatleri Kısaltılsın, Ücretler Yükseltilsin” kampanyamızla ilgili söyleşi gerçekleştirdik.

UİD-DER: Günde kaç saat çalışıyorsunuz?

1. işçi: Normalde çalışma saatimiz 3 vardiya sistemine dayanarak 8 saat.

Haftada ve ayda kaç saat fazla mesai yapıyorsunuz? Mesailer zorunlu mu, siz isteyerek mi kalıyorsunuz?

2. işçi: Ben sevkiyat bölümünde çalışıyorum. İşin yoğunluğuna göre değişebiliyor. Sevkiyat durumuna bağlı. Günde 20-25 araç yüklediğimiz de oluyordu, 10 araç yüklediğimiz de oluyordu. Sevkiyatın durumuna göre mesaiye kalabiliyoruz. Bazen hafta sonları da mesaiye gelebiliyoruz.

3. işçi: İşverenin zoruyla mesailer, kabul etmeme şansın yok. Ve de önceden bildirilmiyor. Normalde İş Kanununda önceden bildirilmesi gerekiyorken sen tam çıkmaya hazırlanacağın zaman mesaiye kalıyorsun denebiliyor. Ve bunun da ucu açık. 3 saat, 5 saat gibi belirli bir süre öngörülmüyor.

Ne kadar ücret alıyorsunuz? Aldığınız ücretle geçinebiliyor musunuz?

3. işçi: Şu an greve giden insanları sayacak olursak ortalama maaşlar 1000 lira civarında. Ama yöneticileri, idari personeli katacak olursak ortalama 3000-4000 liraya çıkabiliyor. Böyle bir haksız dağılım söz konusu. Ben burada 14-15 yıldır çalışmaktayım. İşe ilk girdiğimiz yıllarda diğer arkadaşlarıma nazaran en düşük ücreti almama rağmen hayat standartlarım şimdikine göre çok daha yüksekti. Şimdi eğitim düzeyim daha iyi, daha tecrübeliyim ve diğer insanlara göre daha yüksek maaş alıyor görünmeme rağmen hayat standartlarım gittikçe geriye gidiyor.

1. işçi: Ben 16 yıldır çalışıyorum bu fabrikada. İlk dönemlerimiz gayet iyiydi. Ama her geçen gün bizim maaşlarımızda erimeler oldu. Buradaki yönetimin işçiye bakış açısı, maaşlardaki kesintilere, işçilerin bu durumuna sebep oldu. 10 yıldır doğru dürüst zam almadık. Son 4-5 yıldır enflasyonun altında zamlarla çalıştırıldık.

2. işçi: Ben 5 yıldır burada çalışıyorum. Bu fabrikada en düşük maaş tabakasında olanlardan birisiyim. Bu 5 yıl içinde bırakın bir kenara birikim yapmayı aksine daha da geriye gittim ve şu an borç içerisindeyim.

Dışarıda milyonlarca işsiz varken, üç işçinin yapacağı işi neden bir kişi yapıyor? Bu normal mi?

2. işçi: Hiç normal değil bu durum. Bu işçinin sırtından kendi kasalarını doldurmak, işçinin hakkını yemektir. Bir işçinin yapacağı işi üç işçiye yaptırıyorlar. En basitinden bizim gruptan örnek vereyim. Bizim burada bir bölümde 9 kişi çalışıyorsa Avrupa’daki fabrikalarında bir bölümde 20-25 kişi olduğunu duyuyoruz. Özellikle bizim ülkemizde işçinin sırtına çok yük yükleniyor. Çok iş az para! Mantık bu!

Önümüz 1 Mayıs, işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü. UİD-DER “Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın!” adıyla bir kampanya yürütüyor. Bu konuda düşüncenizi alabilir miyiz?

1. işçi: 1 Mayıs benim için çok anlamlı bir gün ve benim doğum günüm. İşçi doğmuşuz demek ki. 29 yıllık iş hayatım var. Maaşlarımızdaki kesintiler bu mutlu günümüzde beni şahsen üzüyor.

2. işçi: Biz Adana’da özel sektörde uzun zaman sonra ilk defa greve giden işçiler olduk. Bu dayanışmanın Adana çevresinde ve Türkiye genelinde artarak devam etmesini diliyoruz. Sizin başlattığınız bu çalışmaya da bütün gücümüzle destek olmaya devam ederiz.

3. işçi: 1 Mayıs şimdiden bütün işçilere kutlu olsun. O günü meydanlarda tüm işçi kardeşlerimizle kutlayacağız. Ama bu 1 Mayıs’la sınırlı kalmamalı. Tüm işçiler birbirlerine destek olmalı. Grevlerde, direnişlerde, herhangi bir haksızlıkta; toplumsal sıkıntılardan, işsizlikten, ekonomik daralmadan dolayı işçi sınıfı gittikçe geriye gidiyor. Bu yüzden işçiler birlik olup asgari ücretin yükseltilmesini, maaşların artmasını ve çalışma saatlerinin düzenlenmesini istiyoruz. Çünkü aslında Türkiye’de çalışan firmaların gelirleri çok yüksek. Bu gelirlerin haklı bir şekilde paylaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de zenginler çok zengin. Ama pek çok insan ekmeğe muhtaç. Bu parayı doğru bir şekilde kullanırsak tüm toplumun refahını yükseltmiş olacağız.

28 Nisan 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...