Buradasınız
Aşı İçin Grev!
Ankara’dan bir öğrenci
Pandemi süreci bir kez daha kapitalizmin ipliğini pazara çıkardı. Egemenler bir taraftan “insanlık olarak büyük bir tehditle karşı karşıyayız” dediler. Diğer taraftan alınabilecek en basit önlemleri dahi almadılar. Böylece Covid-19 salgını kapitalizm tarafından bir işçi, emekçi hastalığına dönüştürüldü. Covid-19 milyonların sefaletini katmerleştirmekle kalmadı aynı zamanda yüz binlerce işçinin ölüm nedeni olarak tarihe geçti.
Aşıların patentlerini elinde tutan şirketler, bu aşıların formüllerini başka kimseyle paylaşmıyor ve kullanılmasına izin vermiyorlar. Her aşı geliştiren devlet ve ilaç tekeli büyük lokmayı kapmak istiyor. Aşıları ellerinde bulunduran tekeller, daha şimdiden onlarca milyar dolar kâr ettiler. Geçtiğimiz günlerde Covid-19 aşılarının en az 9 kişiyi daha dolar milyarderi yaptığı açıklandı. Yani sayısı beş altıyı geçmeyen kapitalist şirketler kâr etsin diye insanlık acı çekmeye devam ediyor. Her zaman dediğimiz gibi Covid-19 değil, kapitalizm öldürüyor. Peki, sistem bu kadar acımasızken biz ne yapmalıyız? Bu sorunun cevabını Arjantinli liman işçilerinden alalım.
Arjantinli liman işçileri geçtiğimiz hafta greve çıktılar. İşçiler Covid-19’a karşı aşılanmayı talep ediyorlar. Arjantinli sınıf kardeşlerimizin grevi, ülke çapında büyük etki yarattı. O ana dek işçilerin taleplerini görmezden gelen patron örgütleri ve hükümet yetkilileri hemen harekete geçti. Liman ve Denizcilik Faaliyetleri Odası grev nedeniyle Arjantin’in tahıl ihracatının felç olduğunu bildirdi. Hükümeti acil önlem almaya çağırdı. Hükümet yetkilileri ise çeşitli sendikaların katıldığı bir toplantı gerçekleştirdi. Hükümet yetkilileriyle yapılan görüşmenin ardından sendikalar şu açıklamayı yaptı: “Sağlığımızı korumak için mücadeleye devam edeceğiz. Sesimizi çıkarmayınca varlığımızı bile unutuyorlar. İşçilerin bir an önce aşılanması gerekiyor. Yetkililer süreci hızlandıracaklarını belirttiler. Biz buradayız. Sağlığımız her şeyden önemli.” Liman işçileri talepleri karşılanmadığı sürece iş durdurma eylemine devam edeceklerini bildirdi.
Toplumun sağlığını ve bağışıklığını korumak, işçi sınıfının mücadelesini yükseltmekten geçiyor. Daha önce söylediğimiz gibi işçi sınıfının bağışıklığı örgütlülüğüdür. Dün olduğu gibi bugün de mücadele edilmeden hiçbir hak kazanılmıyor. Arjantinli işçiler sağlıklı yaşama hakkı için birlikte mücadele ettiler, patronlara geri adım attırdılar. Covid-19 salgını ve bununla bağlantılı olarak aşı meselesi bir sınıf sorunu ve mücadele konusudur. Bu nedenle işyerlerinde, mahallelerde, okullarda yani nerede olursak olalım, ancak örgütlü olursak gerekli önlemlerin alınmasını sağlayabiliriz.
- BES Kandırmacası ve İptal Eziyeti
- As Plastik ve Bayraklı Belediyesi İşçilerinden Eylemler
- Polonez Direnişçileri: 100 Gündür Buradayız Kazanmadan Gitmeyiz!
- 5 Kardeş Neden Öldü?
- Esir miyiz?
- Hesap Sormadıkça İş Cinayetleri Devam Edecek!
- Belediye İşçileri Hakları İçin Mücadele Ediyor
- “Şehrin En Güzel Yerindeki Mezar”
- Toplumu Zıvanadan Çıkarttılar
- Ne Kadar Örgütlüysek O Kadar Nefes Alırız
- Bursa’da Gelirde ve Vergide Adalet Eylemi
- Belediye İşçileri ve Sağlık Emekçileri Ücret Gasplarına Karşı Eylemler Yapıyor
- Sesimizi Duyurmak İçin Grevdeyiz
- Bunlar Bu Cesareti Nereden Alıyorlar?
- Filistin Sendikalarından Eylem Çağrısı
- Taksim’de İsrail’in Saldırıları Protesto Edildi
- Direnişçi İşçilerle Omuz Omuza!
- İktidar ve Sermaye Sahipleri Doymak Bilmiyor
- Ankara Gar Katliamının 9. Yılında Barış Karanfilleri Anıldı
- 10 Ekim Katliamında Hayatını Kaybedenler Ankara’da Anıldı
Son Eklenenler
- Bir film sahnesi: İngiltere’de bir madenci bandosu, Rodrigo’nun gitar konçertosunu çalmaktadır. Madencilerin emektar ellerinden ahenkli melodiler akıp giderken arka planda hükümet tarafından kapatılmak istenen bir madenle ilgili toplantılar, yürüyen...
- Bugün 18 Kasım. Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde önemli bir yer tutan Netaş Grevinin yıldönümü… Netaş işçileri, 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin baskı koşullarında bile işçilerin örgütlülüğünün patronları alt edebilecek güçte olduğunu...
- UİD-DER, grevlerinin 81. gününde MKB Rondo işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu. “Sermayenin ve İktidarın Saldırılarına Birlikte Karşı Duralım” pankartı ile grev yerine yürüyen işçiler; “MKB İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”...
- Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ilk olarak 2001 yılında gündeme getirildi ancak AKP iktidarı 2018’de işçilerin iradelerinin dışında bu sistemi zorunlu hale getirdi. 2018 yılından beridir işçilerin maaşlarından her ay bu kandırmacaya para...
- As Plastik işçileri grevlerinin 58. gününde İstanbul Marmarapark AVM’de As Plastik ile iş ilişkileri olan Mavi Jeans önünde basın açıklaması yaptı. Toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamaması halinde 26 Kasımda greve çıkacak olan DİSK/Genel-İş...
- 100 küsur günü geride bırakan Polonez direnişine, kadın işçilerin kararlılığı damgasını basıyor. Sendikaları Tekgıda-İş’te örgütlenen işçiler sendika düşmanı patronları tarafından işlerinden atıldılar. Direnişe geçtiler, işlerine örgütlü bir biçimde...
- Geçtiğimiz günlerde İzmir’in Selçuk ilçesinde baraka gibi bir evde, elektrikli sobanın devrilmesiyle çıkan yangında en büyüğü 5 yaşında olmak üzere 5 kardeş hayatını kaybetti. Bu sırada hurda toplamaya giden anne eve döndüğünde çocuklarının cansız...
- Narin, Leyla, Sıla ve niceleri. Haberlerde duyuyoruz onların adlarını. Bir süre gündemde kalıyorlar, sonra unutuluveriyorlar. Oysa hafızayı diri tutmak gerekir mücadeleyi sürdürebilmek için. Bizler de bu mektubu, yaşananları unutmamak, unutturmamak...
- Son zamanlarda pek çok insanın aklında, dilinde aynı sorular var: Biz nasıl bir toplum olduk böyle? Nasıl olur da insanlar bu kadar kötü olabilir? Teşbihte hata olmaz derler. Toprağı düşünelim. Toprakta her zaman zehirli bitkiler yetişebilir. Ama bu...
- İşyerinde, mahallede, parkta, sokakta, kahvede… Sohbetler döner dolaşır hep aynı soruya bağlanır: “Ne olacak bu memleketin hali?” Soru bakidir, cevabı ise yaşadığımız koşullara, ait olduğumuz sınıfa göre değişiklik gösterir. Çünkü işçi ve...
- Şair “Kuşların vurulduğu zamandır şimdi” demiş. Gerçekten de haksızın haklı, hırsızın namuslu, haydudun yiğit sayıldığı zamandır şimdi. Her gün yeni bir “bu kadarı nasıl olur?” sorusuyla başlıyoruz güne. Geçtiğimiz günlerde Bursa’da bir tekstil...
- Yaklaşık iki ay boyunca hakları için mücadele eden, bu süreçte polisin ve jandarmanın saldırısına maruz kalan, gözaltına alınan Fernas işçilerinden biri arkadaşlarından birinin çocuğunun ilk adımını direniş alanında attığını söylemişti. Bir başka...
- Bir an için hafızamızı kaybettiğimizi düşünelim. Annemizin, babamızın, kardeşlerimizin, evlatlarımızın kim olduğunu, nereli olduğumuzu, yaşadığımız evi, ne iş yaptığımızı hatırlamadığımızı hayal edelim. Bütün yüzlerin, sokakların yabancı olduğunu...