Navigation

Buradasınız

ASM ve TSM Çalışanları 3 Günlük Greve Çıktı

Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) çalışanları çalışma koşullarını protesto etmek ve Cumartesi günleri nöbet dayatmasını kabul etmeyeceklerini duyurmak için Türkiye genelinde 20 Mayısta 3 günlük greve çıktılar.

Ankara

Ankara’da sağlık çalışanları, taleplerini Halk Sağlığı Kurumu önünde yaptıkları basın açıklamasıyla duyurdular. Basın açıklaması Ankara Tabip Odası (ATO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası ve Dev Sağlık-İş tarafından gerçekleştirildi. Sağlık çalışanları adına ortak açıklamayı ATO Genel Başkanı Prof. Dr. Çetin Atasoy okudu. Atasoy, 3 gün devam edecek iş bırakma eylemine, birinci basamak sağlık hizmeti sunan yaklaşık 70 bin sağlık çalışanının katıldığını ifade etti. Sağlık Bakanlığının ASM çalışanlarına hafta içi 40 saat çalışmaya ek olarak Cumartesi günleri nöbet adı altında çalışmayı dayattığını hatırlattı. Çalışma şartlarına dikkat çeken Atasoy, “Sağlık Bakanlığı ASM çalışanlarına beş aydır hafta içi 40 saat çalışmaya ek olarak Cumartesi günleri nöbet adı altında çalışmayı dayatıyor” dedi. Atasoy, sağlık çalışanlarının durumunu şu sözlerle özetledi: “Hafta içi kendisine kayıtlı bebeğe aşı izlenimi yapan, hastasının muayenesini yapan, köy köy gezen, evlerde hastasını ziyaret eden, entegre sağlık hizmeti verilen yerlerde gece gündüz demeden her hastaya bakan, tatillerde ölü muayenesi yapan birinci basamak sağlık çalışanına, ek olarak Cumartesi günleri de gel çalış…”

İzmir

İzmir’de de greve çıkan aile hekimleri, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde eylem gerçekleştirerek seslerini duyurdular. İzmir Tabip Odası ile SES İzmir Şubesi tarafından gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara okudu. Kara şöyle konuştu: “Haklı olduğumuzu, halkın sağlık hakkını koruduğumuzu biliyoruz. Sağlık çalışanlarına cezalandırma tehditleriyle sopa gösteren ödeme-sözleşme yönetmeliğinin geri çekilmesi için, sağlık hizmeti almanın önündeki tüm parasal engellerin, katkı-katılım paylarının kaldırılması için ve Sağlık Bakanlığı’nı son kez uyarmak için bugünden başlayarak 3 gün 1. Basamakta hizmet üretmeyeceğiz.” Kara, konuşmasının sonunda talepleri kabul edilinceye kadar ve ceza yönetmeliği geri çekilinceye kadar mücadele edeceklerini açıkladı ve halkı sağlık çalışanlarına destek vermeye çağırdı.

Diyarbakır

SES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabip Odası, 1. Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Diyarbakır Aile Hekimleri Derneği ve Pratisyen Hekimlik Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen sağlık çalışanları, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Van

Van Halk Sağlığı Müdürlüğü önünde toplanan sağlık emekçileri, gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla sorunlarını ve taleplerini dile getirdiler, dayatmaları kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.

21 Mayıs 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...
  • İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-...
  • Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020” adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu şekilde sınıflandırılan gençlerin...
  • Koronavirüs fabrikayı ikiye böldü. Yakalanan ve yakalanmayanlar şeklinde değil elbette. Salgında “korunması öncelikli olanlar” ile “canı patlıcan sayılanlar” şeklinde. Hemen her sabah vardiyasında işçilerin başına çöreklenen patron, müdür ve...
  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....