Buradasınız
Ben de Varım ve HAYIR Diyorum
Firuzköy’den bir tekstil işçisi

Ben bir işçi kadınım ve anneyim. Kızım üniversiteye hazırlanıyor. Çocuğum gecesini gündüzüne katarak çalışıyor, dershane okul arasında mekik dokuyor. Servet döküyoruz dershanelere. Çocuklarımız iyi bir puan alsın da bir yere yerleşsin diye. Tabi işsiz üniversite mezunlarını, atanamayan öğretmenleri de görüyoruz. Aslında eğitimdeki eşitsizlik sınav sisteminde de ortaya çıkıyor. Kolejden okuyup gelen de devlet okulunda okuyan da aynı sınava giriyor. Ne kadar eşit olabilirler ki?
Bir işçi olarak hayır dememe neden olan Suriye savaşı ve “Fırat Kalkanı”dır. Allah aşkına bizim ne işimiz var Suriye’de? Ben Suriye’de olmayı da, askerlerimizin oralarda savaşıp ölmesini de istemiyorum. Suriye halkına sözde iyilik yapıyorum diye üç milyondan fazla insanı doldurdu ülkeye. Tanımadığımız, dilini bilmediğimiz, kültürlerini tanımadığımız insanlarla bizi boğaz boğaza getirdiler. Ne bizim yaşamımız güvencede ne de onlarınki. Parası olana her yerde yaşamak kolay, dünyanın neresine giderlerse gitsinler kapılar zaten açık. Görüyoruz parası olan evini alıyor, dükkânını açıyor ve yaşamına devam ediyor. İster Suriyeli isterse Türkiyeli olsun, olan bizim gibi garibana oluyor her zaman. Ülke yangın yerine dönmüş, işsizlik büyümüş, geçim her geçen gün zorlaşmakta, işçilerin hakları elinden sürekli alınıyor. Sesini çıkaran herkes terörist ilan ediliyor. Şimdi de “ben ne dersem o olacak” diyor. Ben de diyorum ki; yok öyle yağma tek başınalığa HAYIR!
Hayır!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...