. Dilden Dile ve Nesilden Nesile Zulme Karşı Mücadele! | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Dilden Dile ve Nesilden Nesile Zulme Karşı Mücadele!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 123
İnce Memed sadece bir roman karakteri midir? Türkülere, hikâyelere konu olan Köroğlu kimdir? Peki ya Kozanoğlu? Sepetçioğlu, Sandıkçı Şükrü, Koçero, Çakırcalı/Çakıcı, Gâvur İmam, Atçalı Kel Mehmet, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe, Elbeylioğlu ya da başkaları… Kimdir bu insanlar? Bu isimler ister yaşamış kişiler isterse efsane kahramanları olsunlar, bu toprakların kültüründe, tarihinde derin izler bırakmışlardır.

İnce Memed sadece bir roman karakteri midir? Türkülere, hikâyelere konu olan Köroğlu kimdir? Peki ya Kozanoğlu? Sepetçioğlu, Sandıkçı Şükrü, Koçero, Çakırcalı/Çakıcı, Gâvur İmam, Atçalı Kel Mehmet, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe, Elbeylioğlu ya da başkaları… Kimdir bu insanlar? Bu isimler ister yaşamış kişiler isterse efsane kahramanları olsunlar, bu toprakların kültüründe, tarihinde derin izler bırakmışlardır. Hepsi de egemenler için birer haydut, dağları arşınlayan, yol kesen, haraç toplayan birer eşkıya ya da düzen bozucudur. Emekçi ve yoksul halkın gözünde ise birer kahraman ve öç alıcıdırlar. Yoksul halk, kendilerine dokunmayan ve hatta kendilerini ağalara, paşalara karşı koruyup kollayan bu kahramanlara sahip çıkmış, onları ele vermemiştir. Hatta vurulduklarına, öldürüldüklerine inanmamış ve hatıralarını yaşatmaya çalışmıştır. Yoksul Anadolu insanı, asırlardır onlar hakkında özlem ve gurur dolu türküler yakmış, hikâyeler ve destanlar düzmüştür. Ve onları dilden dile, nesilden nesile anlatarak yaşatmıştır.

Meselâ Köroğlu destanı… Rivayet edilir ki; Bolu Beyi gaddarlığı ile ün yapmış bir bey oğlu beydir. O kadar gaddardır ki, usta seyisi Yusuf’un gözlerine, sırf şanına yakışan bir at bulamadığı için mil çeker. Bu nedenle kör olur seyis Yusuf… Yusuf’un oğlu Ruşen Ali, unutamaz babasına yapılan bu gaddarlığı ve intikam almak ister. Babasının Bolu Beyi’ne bulduğu kır atı alıp dağların yolunu tutar. Sadece kendi intikamını almak değildir Ruşen Ali’nin amacı. O, tüm zalimlerden hesap sormak ve tüm mazlumların intikamını almak için kılıç kuşanmıştır. Zenginden alır, fakire dağıtır. Bezirgânlara karşı yürüttüğü her savaştan galip çıkar. Halk arasında yiğitliğiyle, adaletiyle nam salar ve Köroğlu diye anılır. Anadolu’ya sığmaz, namı Acem eline kadar ulaşır…

“Köroğlu’yum kayaları yararım/Halkın kılıcıyım hakkı ararım/Şahtan, padişahtan hesap sorarım/Uykudan uyanan katılır bana”

Türkülerin, ağıtların ve destanların bize ışık tutan bir öyküsü vardır. Yaşadığımız topraklar yani Anadolu, asırlardır dört bir karışında zulme karşı mücadelenin verildiği bir isyan yurdudur. Asırlar boyunca süren zorbalığa, sömürüye, baskıya, ağır vergilere, uzun süren askerlik ve savaşlara karşı insanlar hep öfke duymuşlar. Yeri gelmiş isyan etmişler yeri gelmiş “isyancıya”, “eşkıyaya” methiyeler düzmüş ve onu sahiplenmişler. Bunu destanlarla, efsanelerle, türkülerle ifade etmiş ve gelecek kuşaklara aktarmaya çalışmışlar. Sonuçta tüm bunlar, eski dönemlerde, ezilen ve sömürülen insanların hafızası ama aynı zamanda baskı ve sömürüye başkaldırmalarının ifadesi olmuştur.

Egemenler tarihi çarpıtarak, eğip bükerek anlatırlar, yazarlar. Köroğlu Destanı gibi onlarca yıldır anlatılan Anadolu destanları, kimi efsaneler, ağıtlar, türküler gerçektir. Tarihin şiirsel anlatımıdırlar. Üstelik sadece yoksul Anadolu insanı değil, dünyanın tüm sömürülen emekçilerinin hafızası böyle destanlarla, efsanelerle, ezgilerle bezelidir. Meselâ yoksul Anadolu insanı için Köroğlu ne ifade ediyorsa Robin Hood da bir İngiliz emekçisi için aynı şeyi ifade eder. Panço Villa, Salvatore Giuliano, Brezilyalı Lampiao, Panayot Hitov ve yüzlercesi de aynı şekilde dünyanın başka ülkelerinin ezilenlerinin, yoksullarının hafızasına aynı şekilde kazınmıştır. İnsanlık hiçbir zaman baskıya, sömürüye ve zulme topyekûn boyun eğmemiştir. Tüm bu anlatımlar, ezilen ve sömürülen insanlığın başkaldırısının destanlaşmış ifadesidir. Bunlar geçmişten bugüne insanlığın ortak hafızasıdır aslında ve bize bir şeyler anlatır: Zalimlerin düzeninin kabul görmediğini ve zalimlere karşı sürüp giden isyanların olduğunu, bu isyanların meşru sayıldığını!

Zalimlerin, sömürücülerin, bezirgânların saltanat sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Baskı, zulüm ve sömürü dünya işçilerinin ayrılmaz bir parçası durumunda. Dünyanın her yanından acı yakarışlar, bitip tükenmez feryatlar yükseliyor. Bugünün sömürücü beyleri de aynı geçmişte olduğu gibi işçilere, emekçilere, ezilenlere kan kusturuyorlar. Fakat bu durum işçilerin alın yazısı değildir! Beyler düzeni yıkılabilir ve sömürü, baskı, zulüm son bulabilir. Eğer işçiler kendi çıkarları temelinde birleşir ve güçlerinin farkına varırlarsa, tüm dünyayı değiştirebilirler. Yeter ki mücadelede bir adım öne çıkalım. Köroğlu’nun torunları olarak, işçi sınıfı olarak bey oğlu beylere karşı mücadeleye girişelim. İnsanlık buna, çatlamış toprağın suya muhtaç oluşu gibi muhtaç!

3 Temmuz 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...