Navigation

Buradasınız

Dünyadan

Nisan 2011, No:37

Avrupa’da Nükleer Karşıtı Protesto Gösterileri

Japonya’daki nükleer felâketin boyutları her geçen gün büyüyor. Dünyanın birçok köşesinde işçi-emekçi kitleler nükleer santrallerin kapatılması için protesto gösterileri yapıyorlar.

12 Martta Almanya’nın Stuttgart kentinde toplanan 50 bin kişi, nükleer santrallerin önünde 45 kilometrelik bir insan zinciri oluşturdu. 26 Martta ise birçok farklı kentte “Fukuşima uyarıyor, nükleer santralleri kapat” şiarıyla yüz binlerce kişinin katıldığı eylemler düzenlendi. Bu eylemlerin sonucunda Alman hükümeti nükleer santraller konusunda geri adım attı. 17 nükleer reaktörün ömrünü uzatma kararını bu eylemler sonucunda ertelemek zorunda kaldı. Nükleer santral karşıtı gösterilerin yapıldığı diğer bir ülke ise Fransa’ydı. Fransa, 58 nükleer santraliyle Avrupa Birliği’nin en büyük nükleer enerji üreten ülkesidir. Gösteriler sonucunda Fransa ve İsviçre yeni nükleer santral programlarını askıya aldıklarını açıklamak zorunda kaldılar. Ancak bu hükümetlere güvenmemek gerekiyor. Nükleer santrallerin tümüyle ortadan kaldırılması, temiz ve güvenli enerji kaynaklarının kullanılması, işçi sınıfının tüm dünyada vereceği mücadelelere bağlıdır.

Ortadoğu’da İsyan Sürüyor

Mısır’da Protestolar Devam Ediyor

Mübarek’i deviren işçi-emekçi kitlelerin eylemleri sürüyor. 8 Nisanda bir kez daha Tahrir Meydanı’nda toplanan Mısırlı işçi ve emekçi kitleler, Hüsnü Mübarek ve onun rejiminin uzantılarının yargılanmasını dile getiren sloganlar haykırdılar. Tahrir Meydanı’nda 18 gün boyunca Mübarek’in devrilmesi için eylem yapan kitlelerin üzerine ateş açılmış ve yüzlerce insan ölmüştü. Mısır emekçileri saldırı emrini verenlerin ve yıllarca kendilerine zulmedenlerin bir an önce yargılanmasını talep ediyorlar.

İşçi ve emekçiler demokratik sivil bir yönetime geçilmesini, siyasal yasakların kaldırılmasını ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanmasını istiyorlar. Bu eylemlerde çatışmalar meydana geldi. 42 kişi tutuklanırken, 2 kişi acımasızca katledildi, onlarca kişi yaralandı. Daha önce emekçileri karşısına almamak için müdahale etmeyen ordu, şimdi doğrudan emekçilere saldırıyor. Emekçi kitlelerin bir bölümü tarafsızlık rolüne soyunan, ama Mübarek rejiminin devamı olan Askeri Konsey’in gerçek yüzünü görmeye başladılar. Eylemlerde Askeri Konsey’e karşı sloganlar da yükseliyor. Her şeye rağmen, emekçilerin basıncı Mübarek rejiminin kimi adamlarının tutuklanmasına ve yargılanmasına yol açtı. Fakat demokratik hak ve özgürlüklerin sağlanması ve sağlamlaştırılması, demokrasinin sınırlarının genişlemesi ancak işçi sınıfının mücadelesiyle mümkündür.

Suriye ve Yemen’de Eylemler Sürüyor

Arap emekçilerinin açlığa, yoksulluğa, işsizliğe ve diktatörlere karşı başlattığı isyan Yemen ve Suriye’de de devam ediyor. Suriye’de gösteriler günlerdir sürüyor. İşçi-emekçi kitleler Beşar Esad diktatörlüğüne karşı çıkıyor ve özgürlük talep ediyorlar. 8 Nisanda yapılan gösterilerde de diktatörlük güçleri kitlelerin üzerine ateş açtılar. Birçok insan ölürken onlarcası da yaralandı. Yemen’de de diktatörlüğün, kitleler üzerine ateş açmasına rağmen eylemler devam ediyor. Tüm baskılara rağmen kitleler geri adım atmış değiller. On yıllardır baskı altında inletilen Ortadoğu emekçikleri artık eskisi gibi yaşamak istemiyorlar. Kurşunlara bile göğüs geriyorlar. Ancak bilmeliyiz ki, kitlelerin bu gözüpek mücadelesi, kapitalizmi hedef almadığı müddetçe, işsizlik, açlık, yoksulluk, kapitalist sömürü, baskı ve zulüm son bulmayacaktır.

Kıbrıs’ta Kemer Sıkma Politikasına Tepkiler Büyüyor

7 Nisanda Kıbrıs’ta on binlerce işçinin katıldığı “Toplumsal Varoluş Mitingi” gerçekleştirildi. Kuzey Kıbrıs hükümetinin ve Türkiye’nin dayattığı kemer sıkma politikalarına karşı duran işçi kitleleri, saldırı paketine “dur” demek için alanlara çıktılar. Sendikal Platform’un örgütlediği eyleme çok sayıda sendika katıldı.  Sendikal Platform, “demokrasi, ekonomik ve sosyal hakların korunması, özelleştirme adı altında Kıbrıslı Türklere ait kamusal alanların peşkeş çekilmemesi, çocukların geleceğine sahip çıkılması” için eylemde olduğunu duyurdu. İşçiler ekonomik saldırılara karşı öfkelerini haykırdılar. Ama aynı zamanda siyasal taleplerini de dile getirdiler. Kıbrıs ve Rum halkının kardeş olduğunu ve adanın kaderinin ada halkına bırakılmasını istediler. Onların bu haklı taleplerinin karşılanması Yunanistan ve Türkiyeli sınıf kardeşlerinin vereceği desteğe bağlıdır.

16 Nisan 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...
  • Daha doğar doğmaz salgın hastalıklara karşı aşılanırız. Verem, çocuk felci, boğmaca, kızamık, tetanos gibi olası hastalıklar karşısında önleyici sağlık hizmeti almış oluruz. Böylelikle daha baştan mikroplara ve virüslere karşı direnç geliştiren...
  • EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği taleplerini haykırmak için 8 Eylülde Tandoğan Meydanında toplandı. Çeşitli illerden binlerce işçi ve emekçi bir araya gelerek emeklilik hakları için mücadelede kararlı olduklarını bir kez daha gösterdiler...
  • Günden güne kadına yönelik şiddet artıyor. Her gün birkaç kadının kocası tarafından silahla vurulduğu, bıçaklandığı haberlerini okuyoruz. Okunan haberlerdeki vahşet önce insanları üzüyor sonra öfkesini artırıyor. İnsanlar, sosyal medyada birkaç şey...
  • Enflasyon gibi işsizlik oranları da kasıtlı olarak düşük gösteriliyor. Aslında ekonomik alandaki tüm veriler, toplumun gözünden saklanıyor. Çünkü gerçeğin tam olarak görülmesi istenmiyor. Siyasi iktidar, verilerle oynayarak ve medyayı kullanarak...