Navigation

Buradasınız

İşten Atma “Yasağı” ve Patronların Sendika Düşmanlığı

Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel teşkil etmiyor. Kriz bahanesiyle işçileri kapı önüne koyan patronlara hiçbir anlamlı yaptırım uygulanmıyor. Özellikle çalışma koşullarını iyileştirmek, ücretlerini yükseltmek için sendikaya üye olan işçiler patronların işten atma saldırısına maruz kalıyor. Salgın bahanesiyle işçilerin sendikal örgütlenme hakkını askıya alan ama fabrikalarda üretimi durdurmayan siyasi iktidar bugün de sendikalı oldukları için işçileri işten atan patronların arkasında duruyor. Sendika düşmanı patronları daha da cesaretlendiriyor.

Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel teşkil etmiyor. Kriz bahanesiyle işçileri kapı önüne koyan patronlara hiçbir anlamlı yaptırım uygulanmıyor. Özellikle çalışma koşullarını iyileştirmek, ücretlerini yükseltmek için sendikaya üye olan işçiler patronların işten atma saldırısına maruz kalıyor. Salgın bahanesiyle işçilerin sendikal örgütlenme hakkını askıya alan ama fabrikalarda üretimi durdurmayan siyasi iktidar bugün de sendikalı oldukları için işçileri işten atan patronların arkasında duruyor. Sendika düşmanı patronları daha da cesaretlendiriyor.

Özer Elektrik

27 Temmuzda Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, Çerkeşli OSB’de bulunan Özer Elektrik fabrikasında 10 işçi işten atıldı. Özer Elektrik işçileri, ağır çalışma koşullarına, mesai ücretlerinin elden verilmesine, düşük ücretlere tepki göstererek daha iyi çalışma koşulları için DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendiler. İşyerinde çoğunluğu sağlayan Birleşik Metal-İş Sendikasının yetki tespiti için başvuru yapmasının ardından Özer Elektrik patronu, sendikalaşma sürecinden haberdar oldu. İşçilere baskı yaparak sendikadan istifaya zorladı ve sendika üyesi 10 işçiyi tazminatsız bir şekilde işten attı. Haksız yere işten atılmalarına tepki gösteren işçiler, jandarma tarafından zorla fabrikadan çıkarılırken Birleşik Metal-İş yöneticileri ise gözaltına alındılar. Yani yasağa rağmen Özer Elektrik patronuna yaptırım uygulamak bir tarafa haksız yere işten attığı ve bu haksızlığa karşı çıkan işçiler cezalandırılıyor.

Jeneratör üreticileri için mekanik ve elektrik montaj aksamları, elektrik panoları, ses izolasyonlu kabinler, endüstriyel susturucular üreten Özer Elektrik 20’den fazla ülkeye ihracat yapıyor ve büyük kârlar elde ederek hızla büyüyor. Özer Elektrik işçileri ise düşük ücretlerle ve en ağır koşullarda çalıştırılıyor. Pandemi sürecinde bile fazla mesai yaptıklarını belirten işçiler, mesai ücretlerini elden aldıklarını, çalışma koşullarına itiraz ettiklerinde işten atılmakla tehdit edildiklerini aktarıyorlar. Bireysel olarak bu sorunların üstesinden gelemeyeceklerini gördükleri için sendikalaşma kararı aldıklarını, sendikalaşma mücadelesinde kararlı olduklarını ifade ediyorlar. İşçiler fabrika önünde direnişe geçtiklerini belirterek dayanışma çağrısında bulunuyorlar.

Sampa Otomotiv

Samsun’da bulunan Sampa Otomotiv fabrikasında da işçiler sendikaya üye oldukları için işten atma saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Ağır çalışma koşulları, baskılar, düşük ücretler nedeniyle Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş sendikasına üye olan işçiler maske takmadıkları gerekçesiyle işten atıldı.

470 işçinin çalıştığı fabrikada hafif ticari araçlar, römorklar, otobüsler, raylı sistemler ve silah sanayi için üretim yapılıyor. 140’tan fazla ülkeye ihracat yapan firma sektörün devleri arasında olmakla övünüyor. Fabrika sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı dönemde yoğun biçimde çalışmaya devam etmiş ve sonraki haftalarda koronavirüs vakaları ve karantinalarla gündeme gelmişti. Salgına rağmen işçileri en ağır koşullarda çalışmaya zorlayan Sampa patronları bugün işçileri maske takmadıkları gerekçesiyle işten atıyor! İşçilerse maske takmadıkları yalanlarına karşılık sendikaya üye oldukları için işten atıldıklarını vurguluyorlar.

30 Temmuz 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...
  • Bütün aile güzel bir akşam yemeği için hazırlık yapıyorsunuz. Aldığınız maaştan arta kalan az miktarda para ile market, pazar yaptınız. Bütçenizi zorlamayacak en uygun gıdaları aldınız. Et yemeği çok masraflı olduğu için, akşam yemeğinde sebzeden...
  • Sonunda bu da oldu. Yoklukta sabretmesi öğütlendiği halde vatandaşlardan birinin sabredemeyip “evimize ekmek götüremiyoruz” demesi üzerine bu lafı çok abartılı bulduğunu söyledi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Sonra da yanında getirdiği çay poşetlerinden...
  • Geçtiğimiz günlerde şampiyonlar ligi başladı. Benim çalıştığım fabrikada erkek işçiler çoğunlukta. Haliyle bu bazı sohbetlerde belirleyici oluyor. Nasıl mı? Örneğin mola saatinde çay içtiğimiz alanda ya da yemekhanede söz dönüp dolaşıp hangi takımın...
  • Derdimizi bir yakınımıza açtığımızda bize bugünlerin gelip geçeceğini, sabırlı olmamız gerektiğini söyler. Bu son derece insani bir durumdur. Peki, türlü vaatlerle iktidara yerleşen ve ülkeyi yönetenler, bizlere “sabredin” diyenler? Koronavirüs...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Dünya devletleri, ekonomik krizi üretenlere yani patronlar sınıfına sınırsız destekler sunuyor, vergi borçlarını siliyor ve düşük kredilerle destekliyor. Biz işçi sınıfına ise yüksek enflasyon, işsizlik, açlık ve...

UİD-DER Aylık Bülteni