Navigation

Buradasınız

Kale Kayış İşçilerine Selam Olsun!

UİD-DER’li dostlarımızın yazdığı mektubu öfkeyle okudum. Bir taraftan da, patronun saldırısı karşısında mücadele azimlerinin bilenmesi umut verdi bana. Direnişçi işçi kardeşlerimizin selamını aldık. Aleykümselam. Bizlerden de kucak dolusu selamlar. Direnişlerini büyük bir saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Öfkeleri öfkemiz, mücadeleleri bizlerin mücadelesidir. Patronun yaptığı saldırı Kale Kayış işçilerine değil, her birimize, biz işçilere yapılmıştır.

Direniş yaşamış bir işçi olarak, Kale Kayış işçilerinin haklı mücadelesini ve haklı öfkesini iliklerime kadar hissediyorum. Direnişteyken yaşadığım anlara götürdü beni. Ne zaman anayasal hakkımızı kullanmaya kalksak, makinelerinizin çarklarında ölmek istemiyoruz, sermayeniz için dökecek kanımız yok desek ve bu bilinçle yan yana gelsek, karşımızda korktuğu için ne yapacağını bilemeyen ve pervasızca saldıran, insanlığını kaybeden, acizleşen patronların saldırıları ile karşılaşıyoruz. Yan yana gelmemizden, birlik olmamızdan korkuyorlar. Onlar da biliyorlar ki, işçiler birleştiğinde ve mücadele ettiğinde, kum üzerine kurulu saltanatları, bizlerin alın teri ile büyüyen sermayeleri ellerinden gidecek. Ama korkunun ecele faydası olmayacak. Yeter ki biz işçiler, haklı ve onurlu davamıza sahip çıkalım.

Kale Kayış işçisi kardeşlerim;

Sizlerin verdiği bu mücadeleyi, tam 20 yıl önce ben de vermiştim. Sizler gibi saldırıya da maruz kaldık. Yeri geldi aç kaldık, yeri geldi kiramızı ödeyemedik. Ama hiçbir baskı, hiçbir ekonomik sorun bizi mücadelemizden vazgeçirmedi. Haklı olmanın verdiği bilinçle, sonuna kadar direndik. Tabii ki bunu birlikte sağlam durarak ve sınıf dostlarıyla dayanışma içinde başardık. UİD-DER’li dostlarınızla bağlarınızı koparmayın. Biz öyle yaptık. Fabrika önünde biten direnişimizden sonra, mücadeleye devam ettik. UİD-DER’li dostlarımızın sayesinde devam ediyoruz. Ne zaman ki bu kokuşmuş, çarkı bozuk düzen son bulur, ancak o zaman işçilerin mücadelesi son bulur. Bugün Kale Kayış, yarın yakınınızdaki başka bir fabrikada, ya da çocuğunuzun, eşinizin, dostunuzun çalıştığı başka bir fabrikada aynı sorunlar ve aynı baskılar devam edecektir. Mücadeleye atılan biz işçilerin omzundaki sorumluluk, kendi fabrikamızla sınırlı değildir. Benim direnişimizden öğrendiğim en büyük deneyim şudur ki sermaye sınıfı var oldukça, bir işçi olarak mücadele etmek zorundayım. İşçi sınıfının, kendi sınıfımın safında yer almak zorundayım. Direniş bana bunu öğretti. Direnişimizden bu yana da, mücadeleye devam ediyorum. Nerede bir direniş, mücadele varsa, kalbim orada atıyor. Artık biliyoruz ki, hiçbir direniş, sadece o fabrika için değildir. Etrafındaki diğer fabrikalar içindir, işçi sınıfının güçlenmesi içindir. Bilin ki sadece kendiniz için direnmiyorsunuz. Silivri’de bulunan tüm fabrikalara örnek olacaksınız. Diğer fabrikadaki işçi arkadaşlarımıza da umut olacaksınız. Direnişinizi, mücadelenizi sahipleniyoruz. Bizler de meydan okuyoruz. Herkes bilsin ki Kale Kayış işçisi yalnız değildir, sahipsiz değildir. Kale Kayış patronunun arkasında bir avuç asalak sermayedar varsa, Kale Kayış işçisinin arkasında, sermayeyi üreten, hayatı var eden, alın teri ve onuruyla yaşayan milyonlarca işçi kardeşleri vardır.

BİRLEŞEN İŞÇİLER YENİLMEZLER!


19 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...