Buradasınız
Kıpkızıl Gelincik Tarlası
Sarıgazi’den bir kadın işçi

Kıpkızıldı gelincik tarlası gibi. Dostlarımızı, yıllardır mitinglerde tanıdığımız yüzleri görmenin mutluluğuna yeni yüzleri görmenin heyecanı eklenmişti. Kalabalıktık, coşkuluyduk, öfkeliydik. Kimler yoktu ki kortejimizde; pankartlarımızı gururla taşıyan genç işçi arkadaşlarımız, kapitalizm altında iki kat daha fazla ezilen emekçi kadınlarımızın korteji, yıllardır ağır sendikal ve siyasal baskılara karşı mücadele eden İranlı işçi kardeşlerimizin korteji, “İş Kazaları Kaderimiz Değil” diyen işçi sağlığı işçi güvenliği korteji vardı. Annesinin, babasının koluna girip gelmişti işçi kardeşimiz, bebeğini arabasına koyup gelmişti sesimize güç katmaya. Biliyorlardı kiminle geldiklerini, güveniyorlardı UİD-DER’e. Canlarından daha kıymetlileriyle alandaki yerlerini aldılar gönül rahatlığıyla. Bağırdık hep beraber, haykırdık taleplerimizi. “İş Saatleri Kısaltılsın, Ücretler Yükseltilsin” dedik. “Taşerona Hayır” dedik. “Kaza Kader Değil, İş Cinayeti” diye haykırdık. Gebze’deydik. Kortejimizde olmayan işçiler dışarıdan izlediler hayranlıkla. Kimileri kırdılar zincirlerini katıldılar aramıza, sesimize güç verdiler. Bir işçi kortejinin nasıl olması gerektiğini gösterdik dosta düşmana. Kalabalıktık, coşkuluyduk, öfkeliydik, bizi bölmeye çalışan egemenlere inat bir aradaydık. Örgütlü olmanın verdiği gücü hissettik iliklerimize kadar. Ve mücadelimize daha güçlü, daha bilenmiş, daha kararlı olarak devam etmek üzere ayrıldık 1 Mayıs alanından.
İşgünü Mücadelesi ve 1 Mayıs’ın Doğuşu
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...