Navigation

Buradasınız

Köle İbrahim Her Yerde Tuhaf Konuşuyor

Derneğimiz UİD-DER, uzun yıllardır her alanda olduğu gibi tiyatro çalışmalarını da büyük bir özveriyle yürütmektedir. Sahnelediği oyunlarla, UİD-DER İşçi Tiyatrosu’nun her geçen gün daha da ilerlediğini görüyoruz. Ankara’dan UİD-DER’li işçiler olarak bu emeği görebilmek için 10 Haziranda Aydınlı temsilciliğimize “Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor” isimli oyunu izlemeye gittik. Oradaki arkadaşlarımız oyun için 200 kişilik bir çadır ve sahne kurmuşlardı ve çadır tıklım tıklım doluydu.

Oyunda, binlerce yıl öncesinde, kölelerin yaşamları ele alınmıştı. Oyunu izlerken o dönemin üstünden binlerce yıl geçmesine rağmen bugün sorunlarımızın aynı olduğunu fark ettik. O gün egemen olan firavunlardı, bugünse patronlar. Kölebaşlarını da bugüne uyarlayınca onlar da şef ya da ustabaşı oluyorlar. Bugün de aynı şekilde eziliyor, aynı şekilde sömürülüyoruz. Oyunda Köle İbrahim’in başına düşen taşla her şey değişmeye başlıyor. Köle İbrahim adeta zamanda yolculuk yapıyor ve diğer kölelerle “tuhaf tuhaf” konuşmaya başlıyor. Tabi köleler ilk başta hiçbir şey anlamıyorlar. Çünkü hayatları boyunca onlara haktan hukuktan bahseden birileri olmamış. Yaşamları boyunca sadece karınlarını doyurmak için durmadan çalışmışlar. Bugün bizim de yaptığımız sadece çalışmak değil mi? Köle İbrahim bıkmadan diğer kölelere bu durumun değişebileceğini anlatıyor. Yavaş yavaş değişmeye başlayan köleler hakları olanı almak için iş bırakıyorlar, yani greve gidiyorlar.

Oyunun sonlarına doğru, kısa zaman önce Mısır halkının bir olup onlarca yıllık diktatör Hüsnü Mübarek’i alaşağı ettiği isyanın görüntülerini izledik ve gördük ki Mısır halkı bugün de başındaki firavunlardan kurtulmak için mücadele veriyor. Bizler de bugün Köle İbrahim gibi inatla işçi arkadaşlarımıza bu düzeni değiştirecek güce sahip olduğumuzu anlatıyoruz. Ve biliyoruz ki oyunda olduğu gibi bugün işçi kardeşlerimiz de bize inanmaya başlayacak ve hakları için mücadeleye atılacaklar.

Dostlarımızla birlikte oyunu izledikten sonra çaylarımızı içtik ve arkadaşlarımızın hazırladığı yemekleri afiyetle yerken bir yandan da Köle İbrahim’in tuhaflıklarını konuştuk. İstanbul’da yaşayan bir arkadaşımız da bizim davetimiz üzerine oyunu izlemeye gelmişti. Başından geçen olayı sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Oyuna gelmek için Avrupa Yakası’ndaki evinden çıkmış. Durağa geldiğinde gömleğinin üzerini kuş pisletmiş hem de boydan boya. Eve geri dönse geç kalacak, oyuna da gelmek istiyor ama o lekeyle de dolaşamayacağını düşünmüş. Etrafına bakınmış. Evlerin birinin önünde yıkanmış çamaşırlar ipte asılıymış. Gömleğini çıkarıp kendine olabilecek bir tişörtü alarak giymiş, gömleğini de oraya bırakmış. Oyunu izlemeyi çok istediğini söyleyen arkadaşımız oyundan sonra iyi ki eve dönmeyip ipte asılı tişörtü alıp giydiğini söyledi. Bütün bunları dinlerken onun oyunu izleme çabası bizim de yüzlerimizde tebessüm oluşturdu.

Köle İbrahim tuhaf konuşmaya devam ededursun, biz bu oyunla birlikte UİD-DER’in her alanda ne kadar başarılı işler yaptığını bir kez daha gördük. Boşuna demiyoruz: UİD-DER Yürüyor, Mücadele Büyüyor!

19 Haziran 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...