Navigation

Buradasınız

Meslek Hastalıkları Kaderimiz Değil!

Kasım 2009, No: 20

Fabrikalarda ve işyerlerinde iş güvenliği tedbirleri alınmadığı için, her yıl binlerce işçi meslek hastalığına yakalanıyor. Pek çok işçi kardeşimiz ise meslek hastalığından dolayı erkenden göçüp gidiyor dünyadan. Çok sayıda işkolu kanser gibi amansız meslek hastalıklarına yol açıyor. Meslek hastalıklarına yakalananlar kayıtlara olduğundan daha az yansıyor. Örneğin Türkiye’de her yıl yaklaşık 80 bin kişi meslek hastalığına yakalanıyor, ama bu sayı istatistiklerde görünmüyor. Yani ne önlem alınıyor ne de denetim yapılıyor. Meslek hastalığından dolayı ölenlerin sayısı da ne yazık ki kayıtlara yansımıyor. Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi yetkilileri her yıl 2 bin kişinin meslek hastalığından dolayı öldüğünü söylüyor, ama kayıtlara geçen ölüm sayısı bir ya da iki kişiyi geçmiyor. 

Patronlar ve devlet yetkilileri meslek hastalıklarına gereken önemi vermiyor. Çalışma koşullarının ağırlaşması, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırmanın yaygınlaşması, iş güvenliğinden yoksunluk meslek hastalıklarının artmasına zemin sağlıyor. Meslek hastalıkları, işin niteliğine ya da çalışma koşullarına bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklardır. Tekstil sektöründe çalışan birçok işçi tozdan kaynaklı olarak akciğer hastalıklarına yakalanıyor. Kimyasal üretim yapan fabrikalarda çalışan işçiler kanser hastalıklarına ya da cilt hastalıklarına maruz kalıyor. Banka ya da çağrı merkezi gibi yerlerde çalışan işçiler depresyon hastalıklarıyla karşı karşıya. Gürültülü işyerlerinde çalışan işçiler duyma yetilerini kaybediyorlar. Ayakta iş yapan işçiler varis gibi hastalıklarla boğuşuyorlar. Uçucu madde gibi malzemelerle üretim yapan, deri ya da plastik fabrikalarında çalışan işçilerin ciğerleri gün gün eriyor. Madenlerde ve metal fabrikalarında çalışan işçiler metal tozunun bir sonucu olarak çeşitli kanser hastalıklarına yakalanıyorlar. Kot taşlama işçilerinin silikozis hastalığıyla nasıl boğuştuklarını ve birçoğunun öldüğünü biliyoruz. Ayrıca vardiyalı çalışma biçimi de uyku ve sindirim bozukluğuna, unutkanlık ve sinir sisteminde hasarlara yol açıyor.

Ne yapmalıyız?

Patronlar işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler. Oysa havalandırma sistemi, eldiven, kulak tıkacı, baret ya da maske gibi basit malzemeler işyerlerinde göstermelik olarak bulunmaktadır. Yetersiz ve göstermelik olan bu malzemeler kalitesiz olduğu için de kullanılamıyor. Oturarak iş yapabileceğimiz halde birçok işyerinde oturmak yasaktır. Oysa teknolojinin bunca geliştiği bir dönemde üretim sürecine uygun donanımların işyerlerinde kullanıma sokulması mümkündür.

Öncelikle meslek hastalıklarının gerekli önlemler alındığında önlenebilir olduğunu bilmeliyiz. İşyerlerimizde rutin sağlık kontrollerinden geçmeyi, her 6 ayda bir tam teşekküllü bir hastaneye gönderilerek muayene olmayı ve işyerimizde işyeri hekimi bulunmasını talep etmeliyiz. Böylece hastalıkların erken teşhis edilmesi mümkün hale gelir. Ayrıca meslek hastalığına yakalanma durumunda Meslek Hastalıkları Hastanesine başvurarak hastalığımızı tespit ettirmek hakkımızdır. Türkiye’de İstanbul, Ankara ve Zonguldak’ta olmak üzere üç tane meslek hastalıkları hastanesi var. Muayene için doktora gittiğimizde bu hastanelerden birisine sevk edilmemizi isteyebilir ya da doğrudan bu hastanelere gidebiliriz. Sosyal Güvenlik Kurumu meslek hastalığına yakalanmış işçiye, sağlık yardımı yapmak, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek vermek, sürekli iş göremezlik halinde ise gelir bağlamak zorundadır.

Ancak bu yasal haklarımız bile mücadele etmeden hayata geçirilmemektedir. Meslek hastalıklarının önüne geçmek mümkünken, patronların kâr hırsından dolayı her sene yüzlerce işçi hayatını kaybediyor, binlercesi ise yaşamını bu hastalıklarla boğuşarak sürdürüyor. Eğer örgütlenip mücadele etmezsek bu ölümler ve hastalıklar devam edecek. Meslek hastalıklarını ortaya çıkartan koşulları ortadan kaldırmak, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak, insan ömrünü yıpratarak hastalıklara davetiye çıkartan uzun çalışma saatlerine dur demek ve ücretlerimizi yükseltmek için mücadele etmemiz şart!

İş Saatleri Düşürülsün!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları Kurulsun ve İşçilerin Denetimine Verilsin!

Her Hastaneye Meslek Hastalıkları Bölümü Kurulsun!

Herkese Parasız Sağlık Hakkı!

15 Kasım 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...