. Mezarda Emekliliğin Yolu Nasıl Açıldı? | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Mezarda Emekliliğin Yolu Nasıl Açıldı?

Mart 2016, İşçi Dayanışması Bülteni No:96
Çıkarılan yasalarla hükümet ve patronlar ele ele verip emeklilik hakkımıza el koydular. Patronlar sınıfı emeklilik yaşını ve prim gün sayısını yükselterek biz işçileri mezarda emekliliğe mahkûm etti. Örgütsüzlüğümüzden faydalanarak çıkarılan yasalar yalnızca bizi değil gelecek kuşakları da etkiliyor.

Patronların, işçilerin sosyal haklarına yönelik saldırıları giderek artıyor. Patronlar, var olan haklarımızı yasa ve uygulamalarla gasp ediyor, aşama aşama elimizden alıyorlar. Örneğin emeklilik yaşı aşama aşama yükseltildi ve uygun yaşta emeklilik hakkımız elimizden alındı. Emeklilik yaşının yükseltilmesiyle birlikte prim gün sayısı da yükseltildi. Özellikle genç işçiler için emeklilik neredeyse bir hayal olmaktan öteye gidemiyor. İşçilerin birlik olmamasından faydalanarak emeklilik yaşı ve prim gün sayısının nasıl zamanla yükseltildiğini ve biz işçilere mezarda emekliliğin dayatıldığını çıkarılan yasalara bakarak görebiliriz.

Mezarda emeklilikle ilgili ilk düzenleme 1999 yılında yapıldı. 8 Eylül 1999 tarihine kadar, kadınlar 38 erkekler ise 43 yaşında emekli olabiliyorlardı. Marmara depreminin ardından insanlar felâketin yarattığı şoku atlatamamışken, halen enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlar varken, dönemin Ecevit hükümeti emeklilik yaşını yükselten bir yasa çıkardı. Yasaya göre 8 Eylül 1999 tarihinden sonra sigortalı olanların emekli olabilmek için ödemesi gereken prim gün sayısı 5000’den 7000’e çıkarıldı. Emekli olmak için daha önce yaşa değil sadece hizmet yılına bakılırken, bu yasayla kadınlar için 58, erkekler için 60 yaş sınırı getirildi.

2008’de ise bu kez AKP hükümeti bir yasa çıkardı. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşının kademeli olarak yükseltilmesi uygulamaya konuldu. Bu yasaya göre 2036 yılından itibaren emeklilik yaşı hem kadınlar hem de erkekler için kademeli olarak 65’e ve ödenmesi gereken prim gün sayısı ise 9000 çıkarıldı.

Bugünkü çalışma koşullarında biz işçilerin emekli olması oldukça zor. Taşeronluk sisteminin ardından özel istihdam büroları da yasallaştırılmak isteniyor. Bu çalışma sistemleriyle işçilerin iş güvencesi elinden alınıyor. İş güvencesi ve iş sürekliliği olmayan işçilerin sigorta primleri de doğru düzgün ödenmiyor. Sigorta primi ödenmeyen işçiler emeklilik için gerekli olan prim gün sayısını nasıl doldurabilecek? Örneğin özel istihdam bürolarının yasallaşmasıyla birlikte işçilerin emeklilik için gereken asgari prim gün sayısını doldurması çok zor olacak. 7200 gün primin ödenmesi için kiralık işçilerin çok uzun yıllar çalışması gerekecek. Ortalama yılda altı ay çalışan bir kiralık işçinin 7200 gün primi doldurması için tam 40 yıl çalışması gerekecek. Ya 2036’da uygulamaya girecek olan 9000 günlük prim ödemesi nasıl ve kaç yıl içinde ödenebilecek?

Şans eseri prim gün sayısını dolduran işçiler bu kez de yaşı beklemek zorunda kalıyor. Patronlar sınıfının düzeninde çalışmadan eve ekmek getirmek, yaşamak imkânsız. İşçiler bu kez de yaşı beklerken çalışmak zorunda kalıyor. Elbette iş bulabilirlerse! 30 yaşını geçmiş işçileri işe almak istemeyen patronlar, 65 yaşına kadar işçi çalıştırırlar mı? Yıllarca sigortasız çalıştırılan, taşerona mahkûm edilen, sigorta primi düzenli ödenmeyen, yaşı ilerlediğinde işten atılan, sağlıksız çalışma koşulları yüzünden iş kazaları ve meslek hastalıkları ile genç yaşta tükenen işçilerin emekli olması neredeyse imkânsız. İş saatleri uzun, çalışma koşulları oldukça ağır ve yıpratıcıyken, hangi işçi 65 yaşında emekli olduktan sonra bunun “sefasını” sürebilir? Yani patronlar bizleri posamız çıkıncaya kadar çalıştırmak ve sonra bir kenara fırlatıp atarak kaderimize terk etmek istiyorlar. Yıllarca çalışmamızın karşılığı olan sosyal güvencemizi yok ederek açlıktan ölmemizi istiyorlar.

Çıkarılan yasalarla hükümet ve patronlar ele ele verip emeklilik hakkımıza el koydular. Patronlar sınıfı emeklilik yaşını ve prim gün sayısını yükselterek biz işçileri mezarda emekliliğe mahkûm etti. Örgütsüzlüğümüzden faydalanarak çıkarılan yasalar yalnızca bizi değil gelecek kuşakları da etkiliyor. Haklarımızı ancak birlik olarak ve örgütlü mücadele vererek koruyabiliriz. Elimizden alınan haklarımızı da yine örgütlü mücadelemizle geri alabiliriz.

23 Mart 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...