Navigation

Buradasınız

Tanıklıklar’dan

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 34 yıl geçti. Patronların işbaşına çağırdığı ordu ve generaller, toplumda tam bir terör estirdiler ve işçi sınıfının her türlü örgütlenmesini yasakladılar. İşçilerin pek çok kazanılmış hakkı ellerinden alındı. 12 Eylül’ün amacı işçilerin örgütlü gücünü ezmek ve patronların önünü açmaktı. Bunun için yüz binlerce insanı tutukladılar, işkence yaptılar, onlarcasını idam ettiler. Türkiye işçi sınıfı, kendisine yapılanları ve bu karanlık dönemi asla unutmamalıdır! Onlar korkunçtular, zalimdiler, korkaktılar, karanlıktılar, çirkindiler. Aynı Hasan Hüseyin’in dizelerindeki gibi:


Girdiler kapılardan

girdiler pencerelerden

mektuplardan kitaplardan telefonlardan

girdiler kirlettiler ve gecemizi

girdiler ağrıttılar ve gündüzümüzü

işimize saygımızı

Ölümüze acımızı

sayrı yatağımızı

Özlemlere sevgilere sular gibi akışımızı

kıyımlara kıranlara türkü türkü bakışımızı

gözgözelik

dizdizelik

şu hancı dünyamızı

girdiler

kirlettiler

insan onurumuzu

insan yüzü güzeldir

çirkindi bunlarınki

insan yüzü sıcaktır

soğuktu bunlarınki

elleri el değildi

eli andırıyordu

gözleri göz gibiydi

bakışsızdılar

göğse benzer bir kafesti taşıdıkları

içinde yürek yoktu

kapıların arkasında emeklememiş

beşiklere belenmemişlerdi karda tipide

ev dediğin duvar kapı pencere

saygıya gerek yoktu

girdiler akşam sofralarında evlerimize

yoksul sabah çaylarında girdiler

girdiler öpüşürken kuytuda

okşarken saçlarını çocuğumuzun

avutmaya çalışırken acılımızı

duyumsarken sevincini insan oluşumuzun

girdiler bağlarken mektubumuzu

dertleşirken kapısında kırkıncı odamızın

girdiler evlerimize

en ağrıtan yerinde bir özlem türküsünün

bunalmış bir kahkahanın ortayerinde

taş gibi yorgunluğunda bir güzelim düşün

Ölümcül sayrılıkta umarsız yalnızlıkta

kağıttan kayıklar yüzdürürken geçmiş sularımızda

uçurtmalar salarken umut göklerimize

kucaklarken dostlarımızı telefonlarda

girdiler evlerimize

çirkindiler

korkaktılar

yarınsızdılar

geldiler itilerek

girdiler irkilerek

kararttılar gecemizi

Isırdılar karanlıkta

kanattılar türkümüzü

kırdılar çiçekli dallarımızı

tükürdüler içine ekmeğimizin

ağrıttılar ağrımızı

ağrıttılar vatan vatan

ağrıttılar dünya dunya

ve çekip gittiler

kanlı izler bırakarak

göğümüzün merdivenlerinde

yoktu yarınları onların

çünkü onlar

suç taşıyan sandık gibi

karanlıktılar.

15 Eylül 2013

Son Eklenenler

  • Ben işimden dolayı gün içerisinde birden çok patron veya işveren temsilcisiyle konuşmak zorunda kalıyorum. Geçenlerde işlemlerini yaptığım bir patron ile aramızda geçen diyalogu sizlere anlatmak istedim. Yüzü beş karış adam, “nasılsınız” dememle...
  • “Kızımın hayalleri vardı, daha yapmak istedikler vardı, onu hayattan kopardılar.” Bu feryat, Pınar’ın bir cani tarafından katledilmesinin ardından acılı babanın haykırışı... Zekiye, Zeynep, Gül, Nurcan, Özgecan, Pınar ve daha ismini saymadığımız...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik verilerini çarpıtmaya ve gerçekleri tepetaklak etmeye devam ediyor. 10 Ağustosta da aynı yöntemi kullanarak işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK, kendisinin icat ettiği sınıflandırmalarla işsizliği olduğundan...
  • 4 Ağustosta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta büyük bir patlama gerçekleşti. Resmi rakamlara göre en az 158 kişi öldü, binlerce insan yaralandı, on binlercesi ise evsiz kaldı. Limandaki bir depoda, hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın yıllardır tutulan...
  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....

UİD-DER Aylık Bülteni