Navigation

Buradasınız

Kore’de Sendikal Baskılara Son

Güney Kore hükümeti giderek daha baskıcı, daha otoriter bir yönetimle işçi sınıfının mücadelesini ezmeye çalışıyor. Güney Kore işçilerinin mücadelesinde önemli bir yer tutan Kore Sendikalar Konfederasyonu KCTU, hükümetin ve polis baskısının hedefinde bulunuyor. İşçilerin haklarını ellerinden alan yeni iş yasasına ve uluslararası serbest ticaret antlaşması TPP’ye karşı mücadele yürüten KCTU’nun merkezi ve şubeleri polis tarafından basılıyor, yöneticiler ve öncü işçiler tutuklanıyor.

Burjuva Güney Kore hükümeti, her türlü demokratik muhalefeti güç kullanarak bastırmak, işçilerin temel haklarını gasp etmek istiyor. Güney Kore hükümetinin bu baskıcı politikaları bize hiç de yabancı değil. Dünyanın dört bir tarafında olduğu gibi, Türkiye ve Güney Kore’de sermaye hükümetleri, işçilerin sermayenin saldırılarına karşı mücadelesini ezmeye çalışıyorlar. Sermaye sınıfının bu kapitalist saldırılarına ancak uluslararası ölçekte karşı durulabilir. Bunun için dayanışma ve mücadeleyi büyütmek bir zorunluluktur. İşçi sınıfının mücadele ve dayanışmasını uluslararası ölçekte büyütmeye çalışan mücadele örgütümüz UİD-DER, Türkiyeli işçileri militan bir mücadele yürüten Kore işçi sınıfıyla dayanışmaya çağırıyor.

Kampanyaya katılmak için aşağıdaki sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
http://www.labourstartcampaigns.net/show_campaign.cgi?c=2887
(17.01.2016)

İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon işgali altındaki pek çok bölgeden olduğu gibi Kore’den de on binlerce kadın Japon ordusu tarafından kaçırılıp askeri genelevlerde seks kölesi yapılmıştı. Bu sorun onyıllardır Japonya ile Güney Kore arasında ihtilaf konusu olmaya devam ediyordu. Geçtiğimiz Aralık...

(10.12.2015)

Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU) üzerindeki baskıları sürüyor. İşçilerin güçlü mücadelesinden korkuya kapılan Park Geun-hye hükümeti, polis aracılığıyla KCTU’yu ezmeye girişmiş bulunuyor. 21 Kasımda, aralarında Kore Metal İşçileri Sendikasının (KMWU) da olduğu 8 ayrı sendikaya baskın yapan...

(08.12.2015)

Güney Kore’de, hükümetin işçilere dönük saldırıları karşısında mücadeleyi büyüten Kore Sendikalar Konfederasyonu’nun çağrısıyla 5 Aralıkta büyük bir miting gerçekleştirildi. KCTU, düzenlediği mitingle iş yasasını değiştirmek isteyen hükümetin hazırladığı yasa taslağını ve okullarda okutulan tarih...

(06.12.2015)

14 Kasımda “Topyekûn Mücadele” sloganıyla düzenlenen büyük mitingden korkuya kapılan Park Geun-hye yönetimi, polis aracılığıyla ezmeye niyetlendiği Kore Sendikalar Konfederasyonuna (KCTU) azgınca saldırmaya başladı.

(03.12.2015)

Güney Kore hükümeti işçi sendikalarına adeta savaş açmış bulunuyor. Hükümetin iş yasasında yapmayı planladığı değişikliklere karşı mücadele eden Kore Sendikalar Konfederasyonu KCTU’ya bağlı sendikalar saldırıların hedefinde bulunuyor.

(27.11.2015)

KCTU’nun 14 Kasım’da büyük bir mitingle başlattığı genel grev sürecini yakından takip ediyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki, KCTU’nun işçi düşmanı yeni iş yasasına ve TPP’ye (Uluslararası Serbest Ticaret Anlaşması) karşı yürüttüğü mücadeleyi sonuna kadar destekliyor, Park Geun-hye hükümetinin...

(26.11.2015)

Güney Kore’de Park Geun-hye hükümeti giderek daha baskıcı, daha otoriter bir yönetimle işçi sınıfının mücadelesini ezmeyi hedefliyor. Güney Kore işçilerinin mücadelesinde önemli bir yer tutan Kore Sendikalar Konfederasyonu KCTU, hükümetin ve polis baskısının hedefinde bulunuyor.

(16.11.2015)

Güney Kore’de örgütlü bulunan KCTU (Kore İşçi Sendikaları Konfederasyonu) sendikasının 14 Kasımda örgütlediği genel grev, başkent Seul’de düzenlenen ve 130 bin işçinin katıldığı büyük bir mitingle başlamış oldu.

(19.10.2006)

10 Ekimdeki polis saldırısında ise, zor kullanılarak ve kapıları kaynaklanarak kapatılan şube sayısı 125’e çıktı. 100’ü aşkın sendika üyesinin tutuklandığı bu baskınlarda çok sayıda işçi de yaralandı. Hükümet, 140 bin üyesi olan KGEU’yu yasadışı saymakta ısrar ederken, son derece anti-demokratik...

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüs önlemleri adı altında emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları altüst ediliyor. İstanbul Valiliği işyerlerinin mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde değişiklik yaptı. Alınan karar şöyle duyuruldu: “İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin 4 Kasım...
  • Ben bir metal fabrikasında çalışıyorum. Yaptığımız iş çok yorucu. Ekmek parası kolay kazanılmıyor elbette. Ama ne hikmetse her geçen gün biz işçilerin hayatı zorlaşıyor. Özellikle de son zamanlarda koronavirüs sürecinde hayat bizim için daha da...
  • Türkiye’de ekonomik gidişat hiç de iktidarın birkaç hafta öncesine kadar söylediği gibi şahlanmıyor. Zaten biz işçiler bunu uzun süredir çalışma ve yaşam koşullarımızın kötüleşmesinden anlayabiliyoruz. Gerek işten çıkarma tehditleri, mobing, gerekse...
  • Tarih boyunca sömürücü zalimlere karşı mücadele etti emekçiler, hiçbir zaman topyekûn boyun eğmedi insanlık. Sömürülen ve horlananlar, zorlu dönemeçlerden geçip bedeller ödeyerek bugüne geldi. Kimi zaman acze düştüler, çile çektiler ama kimi zaman...
  • Siyasi iktidar uzun zamandır kıdem tazminatını kaldırmak, esnek ve güvencesiz çalıştırma biçimlerini daha da yaygınlaştırmak istiyor. İktidar, salgın sürecinde aradığı fırsatı yakalamış oldu. Koronavirüs salgınıyla kapitalist sömürü sisteminin...
  • Kısa çalışma, ücretsiz izin, esnek çalıştırma, yemek hakkının gasp edilmesi, sendikasızlaştırma, ücretleri düşürme, tazminatsız işten atma, sigorta hakkının gasp edilmesi, iş saatlerinin uzatılması saldırıları giderek yaygınlaşıyor. Nisan ayından bu...
  • Zor zamanlarda işçinin yardımına kimler koşar? İşçilerin oyları ile o koltuklarda oturan vekiller ve vekillerin oluşturduğu meclis mi? Yok daha neler… Onlar dost olsalardı, işçilerin aleyhine çıkartılan yasalara el kaldırmazlardı. Uzağa gitmeye...
  • İzmir’de yaşanan 6,8 büyüklüğündeki deprem sonucunda can veren 116 insan, açgözlülüğün, para hırsının, rant politikalarının kurbanı oldu. Binlerce insan evsiz kaldı, on binlerce insan kaosun ve bilinmezliğin travmatik sonucuna maruz kaldı. Depremi...
  • Ben, Sincan Organize Sanayi Bölgesinde çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrika pandemi falan dinlemeden haftanın yedi günü mesai yapıyor. Mesailerden dolayı eve akşam geç saatte, pestilim çıkmış olarak geliyorum. Yine bir mesai çıkışı eve dönerken...
  • Siyasi iktidar bin dereden su getiriyor ama ekonomik krizin varlığını kabul etmiyordu. İktidar sözcülerine göre Türkiye ekonomisi uçuyordu! Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak hiç çekinmeden toplumu aptal yerine koyan konuşmalar yapıyor; lira yaz...
  • Güney Kore’nin başkenti Seul’de okulların yemekhane ve kafeteryalarında çalışan yüzlerce işçi 19 ve 20 Kasımda iki günlük grev gerçekleştirdi. Okul yönetimleri “düzensiz işçi” statüsünde çalıştırdıkları işçiler için düşük katkı payları ödüyor ve...
  • Hükümet temsilcileri, 18 Kasımda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi Şurasında patronlarla bir araya geldiler. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hükümet temsilcileri bu toplantıda patronların taleplerini dinledi. Ayrıca patronlar için...
  • Sendikalarımızın önünde toplanmamızı, en küçük bir itirazımızı bile hazmedemeyen bir iktidar var. Egemenlerin, patronların çıkarlarını, biz işçilerin ekmeğinin, aşının, yaşamının, çocuklarının geleceğinin önünde tutuyorlar. Biz işçilere sendika yok...