Navigation

Buradasınız

Termikel’de İşçi Kıyımı

Ben Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde, Termikel fabrikasında çalışan bir işçiydim. Termikel, ankastre mutfak fırınları ve set üstü fırınlar üreten bir marka. Ben de “Termikel’de işçiydim” diyorum çünkü yaklaşık dört ay boyunca çalıştığım işimden yakın zamanda çıkarıldım. 4 Haziran Pazartesi sabahı, bana ve birkaç işçi arkadaşıma muhasebeye gitmemizi söylediler. Gider gitmez de daha ne olup bittiğini anlamadan işten çıkarıldığımızı öğrendik. Neden işten çıkarıldığımızı sorduğumuzda “mesaiye kalmadığınızdan olabilir, amirinize karşı çıkmış olabilirsiniz ya da performansınız düşükse ondan olabilir” diye kestirip attılar ve bize net bir cevap vermediler. Durup dururken işten neden çıkarıldık hâlâ bilmiyoruz. Diğer bölümlerde çalışan arkadaşlara da aynı gün, bizim çalıştığımız montaj bölümünde olduğu gibi, üçer beşer çağırıp işten çıkarıldıklarını söylemişler.

Bizler işten çıkarılmadan önce fabrikada bazı gelişmeler yaşanmıştı. Patron ilk önce bize belirsiz süreli iş sözleşmesini imzalatmak istedi. Bu sözleşme önümüze getirildi ama işçilerin hiç biri imzalamadı. Çünkü sözleşmede patronun işçiyi istediği zaman istediği kadar çalıştırabileceği gibi maddeler vardı. Bir de fabrikada daha önce hiç böyle bir sözleşme imzalatılmamış işçilere. Açıkçası biz de tam ne olduğunu bilmiyorduk ama içerdiği maddeler yüzünden imzalamadık. Ardından muvafakat nameyi (resmi tatillerde işçileri çalıştırmak için izin belgesi) bu defa zorla imzalattılar. Birkaç işçi arkadaşımız imzalamadı. Bizim fabrikada sürekli mesai oluyordu. Resmi tatil veya bayram günleri de dâhil zorla mesaiye getiriyorlardı bizi. Üstelik mesai paralarımızı da hep eksik alıyorduk, o yüzden de kimse mesaiye gelmek istemiyordu. İşte bu sebeplerden dolayı muvafakat nameyi imzalamak istemedik. Ama patron zorladı ve bununla birlikte üzerimizde “Bir kere imzaladınız gelmeniz lazım, yoksa işten atılırsınız” baskısı yaratıldı. Bu imzalardan birkaç gün sonra da benimle birlikte 70 işçiyi işten çıkardılar. Birkaç işçi arkadaşımızı da ücretli izne gönderdiler. İzin sonrası işçi arkadaşların durumu ne olacak henüz belli değil.

Ben ve benim gibi işten çıkarılan arkadaşlar yasal haklarımızı bilmediğimiz için iş fesih belgesini imzaladıktan sonra çekip gittik. Yasal hakkımı bilseydim eğer fabrikayı başlarına yıkardım. Beni o kadar kolay işten çıkaramazlardı. Ama işten çıkarılmak bana bir ders oldu. Elbette vazgeçmiş değilim. Termikel’den de alacaklarımı mutlaka alacağım. Diğer arkadaşlarla da bir araya gelip ne yapabiliriz diye bir bakacağız. Bundan sonra da artık yasal haklarımı öğreneceğim ve benim gibi olan birçok işçi arkadaşıma da anlatacağım. İşten çıkarmaya kalkıştıklarında kuzu kuzu çekip gitmeyeceğim.

12 Haziran 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...