Navigation

Buradasınız

Türkiye’nin Dört Bir Yanında 1 Mayıs Coşkusu

İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla kutlandı. Toplumda yaratılan korku atmosferine rağmen, pek çok kentte işçiler ve emekçiler, aynı ruh ve coşkuyla taleplerini dile getirmek için meydanlarda buluştu. Bu topraklarda 1 Mayıs geleneğinin asla soldurulamayacağı bir kez daha berrak biçimde açığa çıktı.

İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla kutlandı. Toplumda yaratılan korku atmosferine rağmen, pek çok kentte işçiler ve emekçiler, aynı ruh ve coşkuyla taleplerini dile getirmek için meydanlarda buluştu. Bu topraklarda 1 Mayıs geleneğinin asla soldurulamayacağı bir kez daha berrak biçimde açığa çıktı.

Kocaeli

Türk-İş Konfederasyonunun Kocaeli’de düzenlediği mitinge on binlerce işçi katıldı ve kıdem tazminatının gasp edilmek istenmesine, hayat pahalılığına, emeklilikte yaşa takılanların taleplerinin karşılanmamasına tepki gösterdi. Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlü olan işçiler çocuk istismarı, eğitim sistemindeki sorunlar ve toplumda yaratılan kutuplaşmaya da tepki gösteren dövizler taşıdılar.

Ankara

Ankara’da “Memleketimiz ve Geleceğimiz İçin Yaşasın 1 Mayıs” şiarıyla düzenlenen mitingin adresi Tandoğan Meydanı oldu. Binlerce işçi ve emekçi sermayenin krizin faturasını işçi sınıfının sırtına yıkması anlamına gelen kıdem tazminatı fonuna, zorunlu BES’e, vergilerin emekçilerin sırtına yıkılması planlarına tepki gösterdi. Demokratik hakların yok edilmesine ve grev yasaklarına öfkesini ortaya koydu.

Urfa

Urfa’daki mitinge katılanlar, Hak-İş üyesi Elbistan Devlet Hastanesi işçilerini taşıyan otobüsün kaza yapması ve 5 işçinin yaşamını yitirmesi nedeniyle büyük acı yaşadı. Miting kaza nedeniyle erken bitirildi. Tertip Komitesi, yaralı işçileri hastanede ziyaret etti.

İzmir

Gündoğdu Meydanında kutlanan 1 Mayıs oldukça kitlesel bir katılıma sahne oldu. DİSK, KESK, Türk-İş, TMMOB, İzmir Tabip Odası ve İzmir Barosu’nun tertip ettiği mitingde baskı ve yasaklara, işçilere yönelik saldırılara, hayat pahalılığına tepki gösterildi. Kürsüden yapılan konuşmalarda grev hakkının yok edilmesine, kıdem tazminatının gasp edilmesine izin verilmeyeceği ifade edildi.

Adana

Adana’da 1 Mayıs Uğur Mumcu Meydanında kutlandı. Kalabalık ve coşkulu mitingin temel konusu diğer illerde gerçekleşen mitinglerde olduğu gibi ekonomik kriz, hayat pahalılığı, kıdem tazminatının gaspı ve zorunlu BES idi.

Bursa

Bursa’da 1 Mayıs kutlamaları Kent Meydanında gerçekleştirildi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Bursa şubelerinin organize ettiği mitingin şiarı “İş, Adalet, Özgürlük İçin 1 Mayıs” idi. Kürsüden yapılan konuşmalarda hükümetin açıkladığı ekonomik programda yer alan saldırılara tepki gösterildi. Özellikle kıdem tazminatına yönelik planlar protesto edildi. Bir yılı aşkın süredir direnişlerini sürdüren Cargill işçileri de mitingde yerlerini aldı.

Diyarbakır

Diyarbakır’da 1 Mayıs mitingi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla İstasyon Meydanında düzenlendi. Kürsüden yapılan konuşmalarda iktidarın baskı ve yasakları protesto edildi. “Adalet, yaşam hakkı, emeğin özgürlüğü için, çocuklarımız için, güzel yarınlar için, tüm ezilenlerin hakları için, bugün her zamankinden daha çok örgütlenmeye, mücadeleye, dayanışmaya ve birliğe ihtiyacımız var” denildi.

Antalya

Antalyalı işçi ve emekçiler de 1 Mayıs’ta alanlarda buluştu. Son yılların en kitlesel mitingi olan 2019 1 Mayıs’ında emeklilikte yaşa takılanlar, işsizler, düşük ücrete uzun saatler boyunca çalışanlar, emekçi kadınlar sömürüye öfkelerini ve taleplerini ortaya koydu. Miting Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirildi.

Eskişehir

Eskişehir’de Odun Pazarında gerçekleşen mitingde kıdem tazminatının gasp edilmesi planlarına, zorunlu BES’e, iş cinayetlerine, toplu sözleşmelerde düşük ücret dayatmasına, yoksulluğa tepki gösterildi. Mitinge Türk-İş’e bağlı sendikalar da katıldı. Eskişehir 1 Mayıs’ı bu yıl birleşik ve kitlesel biçimde kutlanmış oldu.

1 Mayıs, Antep, Konya, Zonguldak, Artvin, Samsun, Dersim, Sakarya, Lüleburgaz, Mersin, Malatya, Çorum, Muğla gibi daha pek çok merkezde coşkuyla kutlandı. Geçtiğimiz sene onlarca merkezde yüz binlerce işçi OHAL rejimine rağmen alanları doldurmuştu. Bu yıl da aynı şekilde, işçi sınıfının bayramı ve mücadele günü olan 1 Mayıs’a toplamda yüz binlerce işçi katıldı. Alanlarda işçilerin sesi yankılandı.

2 Mayıs 2019

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının, emekçi kadının mücadelesi bastırılamaz, yok edilemez. İşçi sınıfının devrimci önderlerinin açtığı yollar kapatılamaz, kurduğu köprüler yıkılamaz. O köprülerin geleceğe uzanması engellenemez. Yayın akışımızın hemen başında yer...
  • Üç günlük yayın akışında gördüğümüz gibi, işçi sınıfı ve emekçi kadınlar sayısız sorunla boğuşuyor. Ancak tüm bu sorunlara karşı durmanın yolu bir araya gelmek ve dayanışma içinde olmaktır. İşte UİD-DER Kadın Komitesi bunun için var. Kapitalist...
  • Bulutlar Adam Öldürmesin… İnsanın içine işleyen sözler Nâzım Hikmet’e ait. Dostu Zekeriya Sertel, Nâzım’ın bu şiirinin yazılma hikâyesini aktarır anılarında. Ona “bilir misin barış için yapılacak bir propagandada türkülerin ne büyük bir rolü...
  • Türkiye’de işçi sınıfının sorunları büyüyor, emekçi kadınların sorunları ise daha da büyüyor. Özellikle pandemi sürecinde kadınların sorunları katlanarak arttı. Koronavirüs perdesiyle örtülen ekonomik krizin yıkıcı etkileri, siyasi iktidarın baskı...
  • Japon sınıf kardeşlerimiz, dayanışma duygularını ve 8 Mart coşkusunu bizlerle paylaşıyorlar görüntülerde. Başkent Tokyo’da ve diğer 5 büyük şehirde Demokratik Kadınlar Kulübü öncülüğünde gerçekleştirdikleri eylemlerde Japon işçi sınıfının içinde...
  • Yasaklar, baskılar, zorba ve faşizan yönetimler ya da koronavirüs… Emekçi kadınların şiddete, cins ayrımcı politikalara, eşitsizliğe, ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı mücadelesi devam ediyor. Kıtadan kıtaya emekçi kadınlar cesaretle...
  • Evet, hiçbir zaman tam karanlık değildir gece. Yıldızlar parıldadıkça, güneş doğuncaya, gün ışıyıncaya kadar karanlıkta yol gösterirler bize. Karanlıkta o yıldızlara bakarız, yönümüzü kaybetmekten ve umutsuzluğa düşmekten kurtuluruz. Aynı şekilde...
  • İlerici, mücadeleci kadınların baskısıyla Birleşmiş Milletler 1975 yılını “Dünya Kadın Yılı” ilan etti. Ama 1977’de de 8 Mart’ı gerçek özünden koparmak üzere hamlesini yaptı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü, kadınlara hediyeler alınarak...
  • 1970’lerle birlikte işçi sınıfı toplumsal ilerlemenin motor gücü olmuştu. Umudun kaynağı olmuştu. Sanatçılar, aydınlar, öğrenciler yüzlerini işçi sınıfına dönüyorlardı. O yıllarda üniversite işgalleri, grevler, fabrika işgalleri giderek yayılıyor,...
  • 1950’lerden itibaren Türkiye’de köyden kente göç katlanarak artıyordu. Milyonlarca insan kent yaşamına uyum, iş bulma, barınma yani yaşamını sürdürebilme sorunuyla yüz yüze kalıyordu. Yoksulluk ve kent yaşamı kadınların da sanayiye katılmasının...
  • 1917’nin Şubat ayında, yıkılmaz sanılan ve topluma korku salan Çarlık düzeni yerle bir oldu. Çarlığın çökmesine giden yolu, emekçi kadınlar açmıştı. Toplumda biriken öfke, Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarında patlamıştı. İşçi kadınların...
  • Dünden bugüne sayısız bilim insanı, sayısız aydın, sayısız işçi önderi kendini insanlığın mutluluğuna adadı. Onlar insanlığın çalışkan ve vefakâr evlatlarıydılar. Dikildiler kötülüğün yani sömürü düzeninin karşısına ve yol gösterdiler insanlığa!...
  • Neruda’nın dizeleriyle “ölümün ve tasanın çemberinden geçmiş analar” onlar. Toplanmışlar yine bir perşembe günü Plaza de Mayo yani Mayıs Meydanı’nda, evlatlarını kaybeden darbecilerden, egemenlerden hesap soruyorlar. Kaybedilen evlatlarının ve...

UİD-DER Aylık Bülteni