Navigation

Buradasınız

UİD-DER ve Direnişçi İşçiler, Trelleborg Grevini Ziyaret Etti

“Sendikal Haklar Saldırı Altında: Direnç, Sabır, Mücadele” belgeseline katılan direnişçi işçiler ile UİD-DER’li işçiler birlikte, Trelleborg grevcilerine bir dayanışma ziyareti gerçekleştirdiler. Ziyarette “İşçiler Boyun Eğmiyor, Mücadele Ediyor! Yaşasın Sınıf Dayanışması!” pankartı taşındı. “Trelleborg İşçisi Yalnız Değildir!”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganları eşliğinde grev alanına yürüyen işçiler, grevci işçiler tarafından coşkuyla karşılandı.

“Sendikal Haklar Saldırı Altında: Direnç, Sabır, Mücadele” belgeseline katılan direnişçi işçiler ile UİD-DER’li işçiler birlikte, Trelleborg grevcilerine bir dayanışma ziyareti gerçekleştirdiler. Ziyarette “İşçiler Boyun Eğmiyor, Mücadele Ediyor! Yaşasın Sınıf Dayanışması!” pankartı taşındı. “Trelleborg İşçisi Yalnız Değildir!”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganları eşliğinde grev alanına yürüyen işçiler, grevci işçiler tarafından coşkuyla karşılandı. Kitleyi selamlayan Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir bir konuşma gerçekleştirdi. Yapılan konuşmada mücadelenin hayatın her alanında olduğu belirtildi. Mücadele edilmediği takdirde sistemin dayatmalarıyla karşı karşıya kalacaklarını belirten Akdemir, Gebze Plastikçiler OSB’de patronların Trelleborg grevinden duyduğu rahatsızlığı ve grevci işçilere yönelik baskıları dile getirdi. Grevin başarıya ulaşmasının çevre fabrikalardaki koşulları da değiştireceğini ifade eden Akdemir, “hayatın her alanında, omuz omuza vererek, büyük bir dayanışma içerisinde bu mücadeleyi örgütleyip devamını sağlayacağız” dedi.

Mücadele örgütümüz UİD-DER adına selamlanan mücadeleci işçilere dayanışma duyguları iletildi. Yapılan konuşmada, “Bugün aramızda Cargill, Saica Pack, Düzce Cam’dan grevci ve direnişçi işçiler var. Onlarla birlikte grevinize güç vermeye, destek vermeye geldik. İnanıyoruz ki, Trelleborg grevi de dayanışmayla kazanacak, zaferle sonuçlanacak. Yaşasın Trelleborg Grevimiz! Yaşasın sınıf dayanışması!” Cargill işçileri adına bir konuşma gerçekleştiren Tekgıda-İş Bursa Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya kitleye şöyle seslendi: “Bizler hayatını idame ettiren işçiler, Cargill, Saica Pack, Trelleborg, Düzce Cam işçileri, geleceğimizi inşa eden insanlarız. Nasırlı ellerimiz bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Selam olsun bu ülkenin ve dünyanın dört bir yanında hakları için direnenlere! Selam olsun hakkını yedirmeyen, alın teri için ölümüne mücadele eden bütün işçilere!”

Saica Pack işçileri adına yapılan konuşmada, Selüloz-İş Sendikası Uzmanı Aykut Günel şu sözlere yer verdi: “Dayanışma incelik gerektirir. Dayanışma grevcilerin, direnişçilerin inceliğidir. Bize bu inceliği gösterdi arkadaşlar. Biz de bu inceliği gösterip sizlerin yanına geldik. Biz şunu çok iyi biliyoruz. Sizin buradaki kazanımınız bizim direniş çadırındaki motivasyonumuzu arttıracak. Bizim hedefimize daha da güçlü gitmemizi sağlayacak. O yüzden emin olun ki, bizim gözümüz sizin üzerinizde. Bizim hislerimiz sizin yanınızda. Biz bu desteği bugüne kadar nasıl hissetiysek sizden ve buradaki bütün arkadaşlardan, bugün de bizler hissettirmek istedik.” Düzce Cam işçileri adına söz alan Düzce Kristal-İş Bölge Temsilcisi Kayhan Akpınar, Trelleborg işçilerine başarılar diledi. Akpınar, “Oy zamanı geldiğinde, oyları işçiden, emekçiden istiyorsunuz. İşverenlerden değil! Bizlerin hakkını ne zaman savunacaksınız?” diyerek hükümete seslendi.

Grev halaylarının çekildiği ziyarette, sloganlar hep birlikte coşkuyla atıldı, mücadele deneyimleri paylaşıldı. Ziyaret, Trelleborg İşçisi Yalnız Değildir sloganlarıyla son buldu. Grevci işçiler, UİD-DER’li işçileri Güle Güle Dostlar, Yine Bekleriz sloganlarıyla uğurladı.

23 Aralık 2019

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Sendikalı oldukları için işten atılan ve Ağustos ayında duyurdukları 10 haftalık direniş planına göre her Pazartesi günü Cargill müşterilerinden birinin genel müdürlüğü önünde eylem yapan Cargill işçileri, Assan Gıda, Coca Cola, Pepsico ve Haribo’...
  • İçim içime sığmıyor, yükseklerden uçuyorum, bir türlü gökten yere inemedim. Çünkü ekonomimiz göklerden yerlere inmiyormuş. Havadis böyle. Bakanımız diyor ki “ekonomimiz uçuyor.” Biz de uçuyoruz! Doğalgaz bulunmuş, bulundu da gaz da uçucu bir madde...
  • Orta Afrika’da bir ülke olan Kongo Cumhuriyeti’nde 11 Eylül Cuma günü üç altın madeninde gerçekleşen göçükte 50’den fazla maden işçisi hayatını kaybetti. Güney Kivu eyaletindeki madenlerde onlarca can alan göçüğün günlerdir yağan şiddetli yağmur...
  • Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di’ye bağlı işçiler toplu sözleşmelerdeki ücret anlaşmazlığı karşısında uyarı grevleri gerçekleştirdi. İlk olarak 10 Eylülde uluslararası Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW) çalışanları yarım günlük bir uyarı...
  • Koronavirüs salgını ile birlikte dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükü daha da arttı. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratılan sağlık işçileri bir de ekonomik sıkıntılarla, sefaletle karşı karşıya bırakılıyorlar. Egemenler bir yandan...
  • İşçiler ağır koşullar altında, uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Milyonlarca işçi iş güvencesi olmadan, her an işten atılma korkusuyla canını dişine takarak çalışıyor. Üretim baskısı da cabası. MT Reklam işçileri de yıllarca benzer sorunlar...
  • Çukurova bölgesindeki Adana, Mersin, Tarsus, Ceyhan işçi dernekleri, tarım işçilerine “işe çıkmama” çağrısında bulundu. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ile yaptıkları görüşmelerde işçi yevmiyeleri konusunda anlaşma sağlayamadıklarını duyuran...
  • Merhaba emekçi kardeşlerim. Ben UİD-DER’li emekçi bir anneyim. UİD-DER’le tanıştığım günden bu yana İşçi Dayanışması’ndan, UİD-DER’in sitesinden okurdum grev ve direniş haberlerini. Ama kendim hiç gitmemiştim. Çarşamba günü benim için farklı bir gün...
  • Çalıştığımız işyerinde kısa bir süre önce başımızdan geçenleri sizinle paylaşmak istedik. Sağlık personeli olarak çalıştığımız rehabilitasyon merkezinde sürekli baskı ve mobbinge maruz kalıyoruz. Koronavirüs sonrası patronların üzerimizdeki baskısı...
  • Ben kamuda çalışan bir öğretmenim, eğitim işçisiyim yani... Geçtiğimiz günlerde Maya Okulları patronu ve aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk maaşlarımız ile ilgili bir açıklama yaptı. Bu açıklama ile yoksulluk sınırının altında çalışan biz...
  • Türkiye gibi Şili’nin tarihi de kanlı askeri darbelerle doludur. Şili halkı büyük acılar çekmiş bir halktır. 11 Eylül 1973’te ABD emperyalizminin desteklediği ordu; işçilerden, emekçilerden, gençlerden yana olan Sosyalist Allende hükümetini devirdi...
  • Türkiye’de 1970’li yıllar işçilerin daha örgütlü olduğu ve kendilerine daha çok güvendikleri yıllardı. Yükselen işçi hareketi, yaygınlaşan ve kazanımla sonuçlanan grevler, direnişler patronlar sınıfına korku veriyordu. İşçiler arasında mücadeleci...
  • Koronavirüs bahanesiyle biz işçilerin haklarına saldırılırken çocuklarımızın eğitimi de bu saldırının bir parçası olarak askıya alınıyor, yeni eğitim öğretim yılı kocaman belirsizliklerle başlıyor. Özel okullar zinciri sahibi olan Milli Eğitim...

UİD-DER Aylık Bülteni