UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Hükümetin “Taşeronu Kaldırıyoruz” Yalanı

Her konuda yalan söylemeyi âdet haline getiren, en küçük düzenlemeyi bile sanki büyük sorunları çözüyormuş gibi pazarlayan hükümet, şimdi de kamuoyunu “taşeron çalışmayı kaldırıyoruz” reklamı eşliğinde aldatmaya çalışıyor. Buna bakmadan önce, gelin AKP hükümetinin taşeronlaştırma hamlelerini kısaca hatırlayalım.

15 Ağustos 2002’de, işçilerin ve sendikaların baskısıyla o dönemin Ecevit Hükümeti 4773 Sayılı İş Güvencesi Kanunu’nu Meclis’te yasalaştırdı ve yasa 15 Mart 2003’te yürürlüğe girdi. Yasa ilk çıktığında 10 veya daha çok işçi çalıştıran işyerlerini de kapsıyordu. Yani 10 kişinin istihdam edildiği bir yerde çalışan ve işten atılan işçi işe iade davası açabiliyordu. Davada, işçiyi haksız yere işten attığı kanıtlanan patronlar, 6 ile 12 aylık tazminat ödemeye mahkûm edilebiliyordu. Ancak AKP hükümeti bunu değiştirdi.

Bilindiği gibi AKP’nin iktidara geldikten sonraki ilk icraatlarından biri 22 Mayıs 2003 tarihinde yasalaşan 4857 Sayılı İş Kanunu’nu çıkarmak olmuştu. AKP hükümeti sadece bu yasayı çıkartmakla işçi sınıfına bir dizi kazık atmış, patronlara ise kıyaklar geçmişti. Yeni yasaya göre, İş Güvencesi Yasası hükümleri artık 10 değil 30’un üzerinde işçi çalıştıran işyerlerinde uygulanacaktı. Böylece hem Türkiye’de işçilerin önemli bir kısmı iş güvencesi kapsamının dışına çıkartılıyor, hem de küçük taşeron firmalar kurdurmak patronlar açısından avantajlı hale getiriliyordu. 6 ila 12 ay arasında olan işe iade davası tazminatı da 4 ila 8 ay olarak değiştirildi. “Geçici iş ilişkisi”, “kısmi süreli iş sözleşmesi”, “telafi çalışması”, “hafta tatili gününün değiştirilmesi”, “mola sürelerinin esnetilmesi” gibi uygulamalar yasalaştırıldı. Bu değişikliklerin her biri hükümetin “patron severliğinin” ve işçi düşmanlığının göstergesidir. Yasadaki diğer işçi düşmanlıklarını şimdilik bir kenara bırakıp taşeronlaştırma saldırısına bakalım.

Yasa tüm yardımcı işlerde taşeron uygulamasına gidilmesine olanak verdiği gibi, asıl işin de bölünerek parça parça taşerona devrine olanak tanıdı. Geçici, esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerinin yasalaşması tabloyu tamamlıyordu. AKP döneminde taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma özel sektörde hızla yaygınlaşırken devlet kurumlarında da 4B ve 4C uygulamalarıyla güvencesiz çalışma biçimleri genelleştirildi. Aynı işyeri içinde çalışan işçiler farklı şirketlere bölündü. İşçilerin sendikalaşarak pazarlık gücü elde etmesi ve hak araması da olağanüstü zorlaştırıldı.

AKP’nin işçilere attığı bu kazıklar sayesinde sendikalılık oranları düştü, ortalama işçi ücretleri reel olarak düştü, iş kazalarında ve iş cinayetlerinde büyük artışlar yaşandı. Öte yandan patronların kâr oranları arttı, sermaye hızla büyüdü. 2002’nin Kasım ayında AKP iktidara geldiğinde toplam taşeron işçi sayısı 400 bin civarındaydı. Şimdilerde bu sayı 2 milyonu aşmıştır. Sadece sağlık sektöründe 2002 yılında 11 bin 685 olan taşeron işçi sayısı 10 kattan fazla artış göstererek 2013 yılı itibarıyla 131 bin 201’e yükselmiştir. Devletin bir çeşit taşeronluk sözleşmesi olan rödovans sistemiyle özel şirketlere devrettiği madenlerde çalışan işçiler -ki bu işçiler taşeron işçisi sayılmıyorlar- iş cinayetlerinde, devletin kadrolu maden işçilerine oranla 12 kat daha fazla ölüyorlar. Soma’da ve diğer madenlerde can veren işçileri unutmadık! İşçi katliamlarının, iş kazalarının bu denli artmasında AKP’nin işçi düşmanı politikalarının çok büyük payı vardır.

Gelelim AKP hükümetinin “taşeron sorununu çözüyoruz” diye pazarladığı yalana… Öncelikle ortada bir netlik yok! Çalışma Bakanı Faruk Çelik “kimler kadrolu işçi olacak?” sorusuna verdiği yanıtta, kamuda 750 bin civarında taşeron işçi olduğunu, “asıl işçi” ve “yardımcı işçi” ayrımına göre taşeron işçisinin kadroya alınacağını, bu ayrıma da önümüzdeki 6 ay içinde Bakanlar Kurulu’nun karar vereceğini söyledi. Bu sözler aslında hükümetin yıllardır sadece “yardımcı işlerde” değil, “asıl işlerde” de taşeron işçi çalıştırmak suretiyle yasaları çiğnediğinin itirafıdır. Şayet hükümet yıllardır yasaları çiğneyerek asıl işlerde de taşeron işçi çalıştırmıyor ise o halde kadroya alacağı kimse yok demektir! Özel sektördeki yüz binlerce taşeron işçinin bünyesinde çalıştıkları ana şirketlerin kadrosuna alınması ise söz konusu bile değildir.

Kısacası hükümet yalan propagandalarla milyonlarca işçinin umudunu birkaç ay daha sömürecek; taşeron sömürüsü devam edecek. Ta ki işçiler, örgütlü mücadeleyle kendi çözümlerini patronlar sınıfına dayatana kadar…

19 Kasım 2015






Son Eklenenler

  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...
  • tek-adam-rejimine-hayir.png
    24 Haziranda yapılacak baskın seçime günler kaldı. Bu yapılacak seçimin normal bir seçim olmadığı ortada. Ya tek adam rejimi tüm otoriter, baskıcı yöntemleriyle ülkeyi yaşanamaz hale getirecek ya da...
  • saglik-isciler-tamam.jpg
    24 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kaldı. Ben bir sağlık işçisiyim, hastanede çalışıyorum. Benim de çalıştığım işyerinde seçim meselesi gündeme geliyor. Hükümetin seçim vaatlerinden biri de...
  • kidem-tazminati-is-birakma.jpg
    Saat sabah 05.50. Muhtelif sektörlerden işçiler olarak altıyı beş geçe gelen 174 numaralı belediye otobüsünü bekliyoruz. Belediye otobüsü değil de sanki işçi servisi gibi. Aynı saatte bu hattı...
  • genclik-gecmisi-hatirliyor.jpg
    Bizler İstanbul’da çeşitli üniversitelerde okuyan üniversite öğrencileriyiz. Sosyal medya üzerinden “Tamam mı devam mı?” tartışmalarının sürdüğü bir seçim arifesinde, bizler işçilerin kürsüsü olan...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this