Navigation

Buradasınız

12 Eylül’ün Hesabını İşçi Sınıfı Soracak

Eylül 2009, no: 18

12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen askeri faşist darbenin üzerinden tam 29 yıl geçti. Bu darbe kime karşı, niçin yapılmıştı? Tabii ki bize, örgütlü işçi sınıfına karşı. Amaçları, patronların saldırılarına sessiz kalmayan, taleplerini büyük grev ve direnişlerle ortaya koyan, insanca yaşanabilir bir dünya için mücadele eden işçi sınıfının örgütlülüğünü dağıtmaktı. Sınıfımızın yükselen mücadelesinin önünü kesmek için, önce faşist terörle toplumu yıldırıp, sonra da bir kurtarıcı edasıyla tanklarıyla, tüfekleriyle ortaya çıkıp darbeyi gerçekleştirdiler.

12 Eylül sabahı, darbenin başını çeken faşist generaller, anayasayı bir kenara fırlatıp yönetime el koyduklarını açıkladılar. Darbenin başı olan Kenan Evren, açıklamasının devamında, grevde olan işçilere işlerinin başına dönmelerini buyuruyordu. Grevde olan fabrikalar askeri birlikler tarafından kuşatıldı. Evlerinden ve fabrikalarından alınan öncü işçilerin ve devrimcilerin kimisi kaybedildi, kimisi aylarca işkence gördü, kimisi de idam edildi.

Bu darbeyle sendikalar, dernekler ve siyasi partilerin neredeyse tümü kapatıldı. Örgütlülüğümüz dağıtılarak mücadelemizin önü kesildi. Bu faşist darbecilerin ipleri, sınıfımızın mücadelesi karşısında korkuya kapılmış olan patronlar sınıfının elindeydi. Patronlardan Halit Narin sevincini “bugüne kadar işçiler güldü biz ağladık, şimdi ağlama sırası onlarda” diyerek gösterirken, Rahmi Koç ise faşist darbenin sermayenin gelişimi önündeki engelleri temizleyeceğini söylüyordu. Turgut Özal da, işçilere saldırı programı olan 24 Ocak Kararlarının 12 Eylül sayesinde hayata geçirilebildiğini açıklıyordu. İşçilerin kazanılmış haklarına yönelik dizginsiz bir saldırı dalgasının önü açılmıştı.

İşçi sınıfının ’80 öncesi mücadeleyle kazandığı hakların tasfiyesine dönük bu saldırılar, 29 yıldır sürüyor. Ücretler düşürüldü, çalışma saatleri uzatıldı, sosyal güvenlik kuşa çevrildi, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma yaygınlaştırıldı. Seçim dönemlerinde demokratikleşme, hakların geliştirilmesi vaadiyle oy toplayan sermaye partileri, iktidar koltuğuna oturdukları andan itibaren, ekonomik ve siyasal haklarımıza yönelik saldırılarına kaldıkları yerden devam ettiler.

Haklarımızın gasp edildiği bu saldırılara işçi sınıfı olarak karşı koyamadık. Çünkü faşist diktatörlük örgütlülüğümüze öyle

ağır bir darbe indirmişti ki, zihinler esir alındı, mücadele bilinci yok edildi. Önce “darbe”yi “ihtilal” diye sundular, sonra genç kuşağın zihninden tümüyle sildiler. Darbe öncesi var olan mücadele geleneği unutturulmaya çalışıldı, çalışılıyor. Sınıf, hafızası yok edildiği için örgütsüz durumda. İşte bu yüzden patronların saldırılarına karşı gerekli cevap verilemiyor, patronların ve politikacılarının ayak oyunlarına geliniyor, birlik olunup mücadele edilemiyor.

12 Eylül faşizmi, sınıfımıza ağır bir darbe vurdu, sermayeninse önünü açtı. Yitirdiğimiz her bir hak ve kazanımımız sermayeyi biraz daha büyüttü. Bugün Türkiye’de sermaye bu kadar palazlanmış, bu kadar pervasızlaşmış ve başka ülkelerin emekçilerini sömürmeye de gözünü dikmişse, bunu 12 Eylül faşizmine borçludur. Bu nedenle patronlar sınıfı ve onun temsilcileri, 12 Eylül darbecilerini yargılamaktan ve ’82 anayasasını değiştirmekten kaçınıyorlar. 12 Eylülün hesabını işçi sınıfından başka kimse soramaz. 12 Eylül demek, baskı ve işkence demektir, örgütsüzleşmek demektir, hak gaspı demektir, ağırlaşan çalışma koşulları, artan sefalet ve yoksulluk demektir. Bu yüzden 12 Eylülcü generallerden ve onların iplerini ellerinde tutan sermaye sınıfından hesap sormak tüm işçilerin görevidir. 

15 Eylül 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...