Navigation

Buradasınız

“Adalet Yoksa Barış da Yok” Eylemleri Ülkeden Ülkeye Yayılıyor!

25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda. Farklı dillerden aynı sesler yükseliyor: “Adalet yoksa barış da yok!” Dünyanın dört bir yanında işçi ve emekçiler, kapitalizmin neden olduğu eşitsizliğe, adaletsizliğe, baskılara karşı meydanları dolduruyor. Amerikalı sınıf kardeşleriyle dayanışma eylemleri gerçekleştiriyor. Egemenlerin koronavirüs bahanesiyle getirdiği yasaklara boyun eğmiyor!

25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda. Farklı dillerden aynı sesler yükseliyor: “Adalet yoksa barış da yok!” Dünyanın dört bir yanında işçi ve emekçiler, kapitalizmin neden olduğu eşitsizliğe, adaletsizliğe, baskılara karşı meydanları dolduruyor. Amerikalı sınıf kardeşleriyle dayanışma eylemleri gerçekleştiriyor. Egemenlerin koronavirüs bahanesiyle getirdiği yasaklara boyun eğmiyor!

Fransa

2 Haziranda Paris’te 20 bini aşkın emekçi, George Floyd ve 2016 yılında Fransa’da gözaltı sırasında katledilen Adame Traore için yürüdü. Polis şiddetini ve ırkçı nefreti protesto eden işçiler Paris Adalet Sarayı avlusunda bir araya geldi. “Adalet yoksa barış da yok”, “Polis her yerde adalet hiçbir yerde”, “Siyahîlerin hayatı önemlidir” sloganları eşliğinde yürüyen işçiler, polis saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Toplantı ve gösteri hakkı sözde koronavirüs önlemleri kapsamında ortadan kaldırılmış durumda. Karantinanın kaldırılmasına rağmen Fransa’da 10 kişiden fazla katılımlı etkinlikler yasaklı. Bunu gerekçe gösteren polis, gaz ve plastik mermilerle işçi ve emekçilere saldırdı. Ancak işçiler taleplerini yan yana haykırmaktan geri durmadı. Gençlerin ve 2019’da Fransalı egemenlere korkulu rüyalar yaşatan, kendilerine “sarı yelekliler” diyen emekçilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen eylemler, Paris dışında Lille ve Marsilya gibi şehirlerde de devam etti.

Avustralya

Avustralya’nın başkenti Sidney’de ise 2 Haziranda emekçiler binler olup “Nefes alamıyorum” sloganları eşliğinde yürüdüler. Polis tarafından benzer ırkçı katliamların yaşandığı Avustralya’da da polis şiddetine karşı mücadele şiarları yükseldi. Eylemde, “Denizaşırı ülkelerde neler olup bittiğini duyuyoruz. Kendi arka bahçemize dönüp baktığımızda durum hiç de farklı değil” denilerek sorunun tek bir ülke ile sınırlı olmadığı vurgulandı.

Hollanda

“Siyahların hayatı önemlidir” diyen Hollandalı emekçiler ise 1 Haziranda Hauge şehrinde bir araya gelerek dayanışmayı büyüttü. Irkçı nefretin ve polis şiddetinin sınır tanımadığı ifade edilen eylemde, bu sorunun ortadan kalkmasını isteyen herkesin mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

İsrail

İsrail’in başkenti Tel Aviv’de çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yüzlerce kişi 2 Haziranda ABD Büyükelçiliği önünde toplandı. “Siyahların hayatı önemlidir”, “Adalet yoksa barış da yok” sloganlarının yükseldiği eylemde; “Minneapolis’le birlikteyim”, “Irkçılığı yok et!” yazılı dövizler taşındı. İsrail’deki ırkçılığın ve polis şiddetinin de protesto edildiği eylemde, emekçiler dünyada ırkçılığa ve baskılara karşı yükselen mücadelenin ve dayanışmanın bir parçası olduklarını haykırdılar.

Yeni Zelanda

Binlerce Yeni Zelandalı emekçi 1 Haziranda polis şiddetine karşı öfkesini haykırmak, siyahî emekçi kardeşleri ile dayanışmasını göstermek için Auckland’daki ABD büyükelçiliğine yürüdü.

İspanya

1 Haziran’da Madrid ve Barcelona sokakları İspanyalı emekçilerle doldu. “George Floyd için Adalet!” diyen işçiler, ABD büyükelçiliği önünde Trump yönetiminin tutumunu ve artan polis şiddetini protesto etti.

İtalya

28 Mayısta Milan’da ve Roma’da toplanan İtalyalı emekçiler de “Siyah insanları öldürmeyi durdur”, “Adını söyle” ve “Sessiz kalmayacağız” sloganları eşliğinde ırkçılığa karşı birlik ve dayanışma dediler.

Brezilya

Rio de Janeiro’da hükümet sarayı Guanabara’nın önünde protesto gösterisi düzenlendi. “Nefes alamıyorum”, “Bugün buradayız çünkü yaşamak istiyoruz” sloganlarını atan emekçiler, Brezilya’daki polis şiddetini de protesto etti. İşçiler özellikle yoksul mahallelerde polisin katliamlarına karşı öfkelerini dile getirirken, bu saldırılara “artık yeter” dediler. 31 Mayısta gerçekleşen eylemde ırkçılığa karşı dayanışma çağrıları yükseltildi.

Danimarka

31 Mayısta Kopenhag sokakları “Adalet yoksa barış da yok” sözleriyle yankılandı. Dayanışmanın bir parçası olan işçiler, ırkçılığa karşı mücadele şiarları yükselttiler.

İrlanda

1 Haziranda binlerce emekçi İrlanda’nın başkenti Dublin’de ırkçılığa karşı yürüdü. Belfast Belediye Binası ve ABD’nin büyükelçiliği önünde gösteriler düzenleyen emekçiler, “Siyahların hayatı önemlidir” diyerek dayanışma çağrıları gerçekleştirdi.

Kenya

2 Haziranda Kenya’da da ABD Büyükelçiliği önünde toplanan emekçiler ırkçı nefrete karşı öfkelerini haykırdı. Irkçılığa karşı “Siyahların hayatı önemlidir” diyen emekçiler, kendi ülkelerinin egemenlerinin de masum olmadığını haykırdı. Kenya’da da polis tarafından pek çok insanın katledildiğini haykıran işçiler, bunun nedeninin sınıfsal olduğunu belirtti.

4 Haziran 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...
  • İşçi Dayanışmasının ilk sayısına hepimiz yetişemesek de UİD-DER internet sitesindeki arşivinden bulup sayfalarını karıştıranımız çok olmuştur. O günlere şahit olanlarımız geçmişteki mücadele günlerini yâd etmiş, yola sonradan düşenlerimiz ise...
  • Ali Abi döküm işinde çalışıyor. Daha küçük bir çocukken çırak olarak başlayan çalışma hayatı 50 yılı aşmış. Özellikle ilk yıllar sigortasız çalıştırıldığı için ancak dört yıl önce emekli olabildi Ali Abi. Döküm işi ağır ve çok tehlikeli iş...
  • Sömürücü egemenler, salgını çok yönlü, çok kapsamlı bir saldırı aracına dönüştürmüştür. İnsanların hak ve özgürlüklerini koruyarak salgınla mücadele etmek yerine, onu kullanarak bir korku imparatorluğu yaratmış, kapitalizmin tüm...

  • Antigone, bundan 2 bin 455 yıl önce Atinalı Sophokles tarafından yazılmış Thebai Üçlemesi olarak bilinen oyunun sonuncusudur. Sürgüne giden Oidipus’un ölümü üzerine iki oğlu dönüşümlü olarak birer yıl tahta geçerek iktidarı paylaşmak üzere...
  • Covid-19 salgını, hem dünyada hem Türkiye’de en belirleyici gündem olmaya devam ediyor. Egemenler, her şeyi gölgede bırakan Covid-19’a karşı mücadele etmek yerine onu bir korkutma aracı olarak kullanmaya devam ediyorlar. Milyonlarca insan daha yeni...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Novares fabrikasında uzun süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin (TİS) tıkanması sonucu işçiler 22 Eylülde üretimi durdurarak greve çıktılar. Pandemi nedeniyle 9 ayı bulan TİS...

UİD-DER Aylık Bülteni