Buradasınız
Bir Kadın İşçi Olarak “HAYIR” Diyorum!
Esenyurt’tan bir kadın işçi

Ben yaklaşık 10 yıldır tekstil sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Bir kadın işçi olarak çalıştığım işyerlerinde birçok haksızlığa uğradım ve tanık oldum. Her sektörde olduğu gibi tekstil sektöründe de düşük ücretler ve uzun iş saatleri koşulları altında çalışıyoruz. Biz kadın çalışanlar erkeklerle aynı işi yapmamıza rağmen daha düşük ücretlere çalıştırılıyoruz.
10 yıllık iş hayatımda birkaç işyerinde çeşitli gerekçeler gösterilerek ve her seferinde de haksız olarak işten çıkarıldım. En son işyerinde ise hayatımda ilk defa duyduğum ve akla mantığa uymayan bir gerekçe gösterilerek işten çıkarıldım. Gerekçe OHAL’di! OHAL bahane edilerek ve “şirket olarak küçülmeye gidiyoruz” denilerek birçok arkadaşımla birlikte işten çıkarıldım. Bizim gibi birçok işçinin işten çıkarılmasına, dolayısıyla da ekmekleriyle oynanmasına neden olan pespaye bir düzen olan OHAL şimdilerde kalıcılaştırılmaya çalışılıyor.
Ben bir kadın işçi olarak kadınları yok sayan, tacizi, tecavüzü meşrulaştıran ve aklayan bir zihniyetin ülkeye hâkim olmasına karşıyım. Bu zihniyeti temsil eden bir tek adamın ülkeyi yönetmesi işçiler için anti-demokratik yasalar demektir. Biz kadın işçiler için ise tüm bunların yanında erkek hegemonyasının bir kat daha artması anlamına gelmektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü referandumda tüm işçilerin haklarını korumasının ve “HAYIR” oyu kullanmak için sandığa gitmesinin ne derece önemli olduğu ortadadır.
Yaşadıklarımızın bize öğrettiği bir şey varsa o da tarihin asla geriye gitmeyeceğidir. Tüm yetkileri tek bir adama vermek bizim çıkarımıza değildir.
Bataklığı kurutacak ve gül bahçesine çevirecek olan ancak ve ancak biz kadınlarız, bu inançla bir kadın işçi olarak referandumda “HAYIR” diyorum!
Yarınlara Merhaba Demek İçin HAYIR!
Sendikaların Referandum Tutumu
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...