Navigation

Buradasınız

Çekya, Hindistan, İngiltere… İşçiler Boyun Eğmiyor!

Çek Cumhuriyeti’nde on binler meydanlara çıktı

Orta Avrupa ülkesi Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da yaklaşık 250 bin kişi meydanlara çıkarak Başbakan Andrej Babis’i istifaya çağırdı. Milyarder Başbakan Babis, ülkenin en zengin ikinci kişisi durumunda. Geçtiğimiz Nisan ayında Babis’in Avrupa Birliği fonlarını yeni şirketler kurarak kendi çıkarları için harcadığı ortaya çıkmıştı. Ancak Babis, yaptığı yolsuzluk ortaya çıkınca istifa etmek yerine iktidarının tüm imkânlarını kendisini kurtarmak için kullandı. Kendisine yakın bir ismi Adalet Bakanı olarak atayarak suçlamaların üstünü örtmek istedi. Bunun üzerine Nisan ayının sonunda ve 4 Haziranda binlerce işçi ve emekçi çeşitli eylemlerle tepkilerini ortaya koydular.

İktidara tepkisi dinmeyen emekçiler, 23 Haziranda bir kez daha meydanları doldurdu. Ülkede son 30 yılın en büyük protesto gösterisini düzenleyen emekçiler, “Artık Yeter!” yazılı dövizler taşıdı. Eyleme katılan binlerce emekçi, Başbakanın medyanın büyük bir çoğunluğunu elinde bulundurduğunu ve bu sayede toplumu etkisi altında tutmaya çalıştığını belirtti. Ancak artık bardağın taştığını ifade eden işçiler, “Bizi Daha Fazla Soymalarına İzin Vermeyeceğiz!” dediler. Eylemlerde özellikle gençlerin bu duruma olan öfkesi ve hesap sorma kararlılığı dikkat çekti. Başbakan Babis’in yalnızca fonlara değil hukuka da el koyduğunu dile getiren işçi ve emekçiler, bu duruma daha fazla sessiz kalmayacaklarını ve Başbakan Babis istifa edene kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtiyorlar.   

Hindistanlı doktorlar sağlıkta şiddete karşı mücadele ediyor

Hindistan Tabipler Birliği (IMA) üyesi yüz binlerce doktor hasta yakınları tarafından uğradıkları şiddete karşı önlemler alınması ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi için 17 Haziranda greve çıktı. Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinin başkenti olan Kalküta’da iki genç doktorun hasta yakınları tarafından saldırıya uğraması ve vücutlarında çeşitli kırıklar oluşması bardağı taşıran son damla oldu. Doktorlar yıllardır giderek artan sağlıkta şiddete “artık yeter!” dediler.

Sağlık emekçilerine şiddet uygulayan hasta veya hasta yakınlarına gerekli cezaların verilmesini, güvenlik önlemlerinin arttırılmasını isteyen doktorlar, asıl olarak bu sorunu doğuran sebeplerin ortadan kalkmasını istiyorlar. Hastane ve doktor sayısının, ekipmanların yetersiz olması, artan nüfusla birlikte sağlık hizmetlerine ulaşmanın daha da zorlaşmasına sebep oluyor. Hindistan’da her 11 bin kişiye sadece bir doktor düşüyor. Uzun süreler kuyruklarda bekleyen, kendilerine yeterince vakit ayrılmayan hastalar ve hasta yakınları ise öfkelerini sağlık emekçilerine kusuyor. Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Hindistan’da da sağlık sistemi hastaları ve sağlık emekçilerini karşı karşıya getiriyor, şiddeti körüklüyor. Sorunun asıl kaynağının kapitalist kâr hırsıyla şekillendirilmiş sağlık sistemi olduğunu bilen Hindistanlı doktorlar, sağlık sisteminde iyileştirmeler yapılmasını, hastane ve doktor sayısının arttırılmasını ve yeterli ekipmanın sağlanmasını talep ediyorlar.

İngiltere’de ulaşım işçileri mücadele ediyor

İngiltere’de South Western demiryolu şirketine bağlı çalışan işçiler beş günlük bir grev gerçekleştirdiler.  Demiryolu şirketi uzun bir süredir trenlerdeki ve istasyonlardaki güvenlik işçilerini işten çıkartmak istiyor. Ancak Demiryolu, Denizcilik ve Taşımacılık İşçileri Sendikası’na (RMT) bağlı işçiler gerçekleştirdikleri grevlerle şirketin bu planı hayata geçirmesini engellediler. Şubat ayında şirket yetkilileri ve sendika temsilcileri görüşmelere başladılar ancak geçen sürede şirket herhangi bir adım atmadı ve işçiler yeniden greve çıkma kararı aldı. 18 Haziran Salı günü greve çıkan işçiler ulaşımı neredeyse durdurdu. Özellikle önemli bir at yarışı festivaline denk getirilen grev ülkede büyük yankı uyandırdı. İşçiler binlerce güvenlik işçisinin işsiz kalmasına ve trenlerdeki, istasyonlardaki güvenliğin aksamasına sebep olacak bu düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini dile getiriyorlar.

Demiryolu işçileri ile aynı gün RMT sendikası üyesi otobüs şoförleri de bir günlük grev gerçekleştirdiler. Bluestar otobüs şirketinde çalışan işçiler maaşlarına anlamlı bir zam talep ediyorlar. Sözleşmelerinde 40 saat yazdığı halde haftada en az 50 saat çalıştıklarını belirten işçiler, çalışma koşullarında iyileştirmeler istiyorlar. İstedikleri zammı alana kadar mücadele edeceklerini belirten sendikalı işçiler Temmuz ayında da grevler gerçekleştirecekler.

26 Haziran 2019

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...
  • İşçi Dayanışmasının ilk sayısına hepimiz yetişemesek de UİD-DER internet sitesindeki arşivinden bulup sayfalarını karıştıranımız çok olmuştur. O günlere şahit olanlarımız geçmişteki mücadele günlerini yâd etmiş, yola sonradan düşenlerimiz ise...

UİD-DER Aylık Bülteni