Navigation

Buradasınız

Dünya Meydanları İşçilerin Sesiyle Yankılanıyor

Haziran 2011, No: 39

Dünya meydanları öfkeli işçilerin ayak seslerine tanık oluyor. Hükümetlerin ve patronların kemer sıkma politikasına karşı öfke kusan işçiler greve çıkarak, protesto gösterileri yaparak, fabrikaları işgal ederek mücadeleyi yükseltiyorlar.

Yunanistan

Yunanlı işçi kardeşlerimiz Sintigma Meydanı’nı gün­lerdir öfkeli sesleriyle inletiyorlar.  Aynı şekilde Selanik’te “Beyaz Kule” meydanında ve diğer şehirlerde de gösteriler örgütleniyor. İşçiler, emekçiler ve öğrencilerden oluşan 100 binden fazla insan hükümetin açıkladığı kemer sıkma programını protesto ediyor. Meydanlar aynı zamanda dünya işçilerinin dayanışma örneklerine de sahne oluyor. 29 Mayıs Pazar günü Fransa’dan, İspanya’dan, İtalya’dan ve Avrupa’nın birçok farklı şehirlerinden destek için gelen işçiler de Sintigma Meydanı’ndaki yerlerini aldılar. 3 Haziranda PAME sendikasına üye işçiler, Sintigma Meydanı’nda bulunan Maliye Bakanlığını temsili olarak işgal ettiler. Bakanlık binasının üs­tüne bütün Atinalıları genel greve çağıran bir pankart astı­lar. 9 Haziranda Yunanistan’da özellikle kamu sektöründe yer alan birçok işyerinde yine grev vardı. Hükümetin özelleştirme politikalarına karşı yapılan grevlerde işçiler “biz satılık değiliz!” sloganını haykırdılar. 15 Haziranda da sendikaların öncülüğünde greve gidildi. Parlamento bi­nası önünde toplanan yirmi bin gösterici “Hükümet İsti­fa” sloganları attı.  

İspanya

İspanya’da 15 Mayısta başlayan, 150 binden fazla insanın katılımıyla ve 80’den fazla yerleşim yerinde gerçekleştirilen protesto eylemleri haftalardır devam ediyor. İşçiler, Seçim Kurulu’nun 22 Mayıs Pazar günü yapılacak seçimleri bahane ederek her türlü gösteriyi yasaklayıp yasadışı ilan etmesine rağmen meydanları terk etmediler. Ağırlığını gençlerin oluşturduğu on binler, “bizi buradan kıpırdatamazsınız” diyerek, polis baskısına rağmen geceleri de Madrid’in Puerta del Sol (“güneşin kapısı”) meydanını terk etmedi. İşsizlikten, gasp edilen ekonomik ve sosyal haklardan, kısılan kamu hizmetlerinden, ağırlaşan hayat şartlarından bunalan işçiler taleplerini dile getiren dövizler ve pankartlar taşıdılar. Sermayenin saldırılarına karşı çıkıyorlar, “biz insanız, mal değil” diye haykırıyorlar. Krizin faturasını ödemeye daha fazla razı olmayacaklarını söylüyorlar.

ABD

Amerika’da son dönemde kamu hizmetlerine ayrılan bütçe büyük oranda kesilmeye ve bu kesintiler yasallaştırılmaya başlandı. İşçilerin kazanılmış haklarına saldıran bu uygulamalar, ücretlerin azaltılmasına, eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin kesilmesine, sendikasızlaştırmaya, işten atmalara neden oluyor. İşçiler de buna tepkisiz kalmayarak sokaklara çıkıyorlar. 14 Mayısta New York’ta, 30 Mayıs’ta Michigan’da binlerce işçi bir araya geldi. “Vergiler Zenginlerden Kesilsin!”, “Savaşa Değil, İnsana Bütçe!” sloganlarını yükselten işçiler, daha iyi yaşam ve çalışma koşulları talep ediyorlar.

Avustralya

Avustralya’da kamu ve sosyal hizmet sektöründe çalışan binlerce işçi 8 Haziranda metropol kentlerde kadın işçiler için “eşit işe eşit ücret” talebini yükselttiler. Bu sektörde çalışan kadın işçiler erkek işçilerden %17 oranında daha az ücret alıyor. Bu nedenle büyük şehirlerde binlerce işçi bir araya geldi. Avustralya’daki bir iş mahkemesi geçtiğimiz ay “İşçiler için Daha Adil Avustralya” adıyla anılan bir dava yürüttü. Bu davanın sonucunda mahkeme, böyle bir ayrımın cinsiyetçi bir ayrım olduğu kararına vararak, ücret eşitsizliğinin giderilmesi için yerel hükümetlere bir karar gönderdi. Buna rağmen yerel yönetimler ücret artışı yapmayacaklarını ve böyle bir artışın işçilerin işten çıkarılmasına neden olacağını açıkladı. Tüm bu açıklamalar karşısında işçiler “eşit işe eşit ücret” talebini kazanmak için hem mahkemelerde hem de alanlarda mücadelelerine devam edeceklerini açıkladılar.

Güney Kore

Güney Kore’de Yoosung Enterprise otomotiv fabrikasının 500 işçisi, 18 Mayısta Ocak ayından bu yana süren toplu sözleşme görüşmelerinde sendika ve fabrika yönetimi arasında bir uzlaşmaya varılamayınca fabrikayı işgal etti. Otomotiv yedek parçası ve piston segmanlarının %80’ni üreten bu fabrikadaki grev, diğer 5 büyük otomotiv fabrikasının ve 5 bin yedek parça üreticisinin üretimini de büyük oranda etkiledi. İşçilerin mücadelesi karşısında domuz topu gibi birleşen Hyundai, Kia, GM Kore, Renault Samsung ve Ssangyong patronları, 24 Mayısta devlete ve polise emir vererek, işçilerin fabrikadan çıkartılmasını sağladı. İşçilerin mücadelesinin karşısında, aralarındaki rekabeti bırakarak domuz topu gibi birleşen patronları yenebilmenin tek koşulu, işçilerin birliğinden geçiyor.

Sri Lanka

Sri Lanka serbest ticaret bölgesinde çalışan 40 bin işçi, hükümetin IMF politikaları doğrultusunda devreye soktuğu emeklilik planına karşı protesto eylemleri yaptılar. İşçiler için ayrılan emeklilik fonu, özellikle de bu bölgede, özel sektör patronlarına teşvik kredileri olarak peşkeş çekilecek. 25 Mayısta gösteriler esnasında işçilere saldıran polis, makine operatörü olan 21 yaşındaki Roshen Ratnasekera adlı işçiyi katletti. Sri Lanka’da işçiler sendikalarını daha mücadeleci ve militan bir çizgiye çekmek için çalışıyorlar. Yasanın pazarlık konusu dahi yapılmasını istemiyorlar. Hükümetin ve patronların dayattığı yasaları pazarlık ederek kabul eden uzlaşmacı sendikacılık anlayışına karşı öfke kusuyorlar. Sendika bürokratları sendikalardan defedilmeden sendikalar işçilerin mücadeleci örgütleri olamaz; bu Türkiye’de olduğu gibi Sri Lanka’da da böyledir.

Pakistan

2 Haziranda Pakistan’ın Multan ve diğer şehirlerinde çalışan demiryolu işçileri maaşlarının artırılması talebiyle greve çıktılar. Eyleme fazla sayıda işçinin katılmasını engellemek için demiryolu yönetimi, işçileri işten atmakla tehdit etti. Fakat buna rağmen işçiler tehditlere boyun eğmeden eyleme katıldılar ve üç saat boyunca trenleri durdurdular. İşçiler enflasyon oranına denk gelen bir ücret artışı, maaşlarına ek olarak %25 ikramiye, elektrikçi ve makinist olarak çalışanların aylıklarının 7. ve 9. kademeye göre hesaplanmasını, işçilerin maaşından avans için ayrılan fondan %5 kesinti yapılmasının durdurulmasını ve vardiya ikramiyesinin ödenmesini talep ediyorlar.

Mısır

On binlerce Mısırlı işçi ve emekçi 27 Mayısta Tahrir Meydanı’na 100 bin kişiyle geri döndü. Kitleler, demokratik reformların geciktirilmesine, işçilerin, çiftçilerin ve tarım çalışanlarının yaşam ve çalışma koşullarının düzeltilmemesine karşı öfkeliler. “Mısırlıların isyanı henüz bitmedi!” diyen kitleler, hem ekonomik hem de siyasal taleplerini dile getiriyorlar. Kitleler yönetimdeki ordunun çekilmesini, seçimlerin bir an önce yapılmasını, Mübarek rejiminden kalanların temizlenmesini ve katillerin yargılanmasını talep ediyorlar. Basın özgürlüğünün sağlanmasını, üniversite yöneticilerinin değiştirilmesini, sivillerin askeri mahkemede yargılanmasının sonlandırılmasını da istiyorlar. Asgari ücretin yükseltilerek işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini talep eden işçiler Mübarek’i devirme mücadelesinde şehit verdikleri 840 insanın resimleriyle Tahrir Meydanı’nı inlettiler.

15 Haziran 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • On binlerce işçiyi doğrudan ve yüz binlerce işçiyi ise dolaylı olarak ilgilendiren metal sektöründeki toplu sözleşme süreci, MESS’in üç yıllık sözleşme ve yüzde 6 oranında zam dayatması üzerine tıkanmış durumda. Metal patronları, MESS üzerinden...
  • Endüstriyel kauçuk hortum üreten İsveç merkezli Trelleborg’da işçilerin grevi sürüyor. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Trelleborg’a ait iki fabrikada 10 Aralıkta başlayan grev dayanışmayla güçlenirken, işçiler hakları için...
  • Finlandiya, posta ve ulaşım işçilerinin ardından bu kez sanayi işçilerinin ve onlarla dayanışma içinde olan farklı sektörlerden işçilerin 9-11 Aralıktaki 3 günlük greviyle sarsıldı! 9 Aralıkta cam, petrokimya, teknoloji, metal, orman ve maden...
  • Fransa’da Macron hükümetinin emeklilik reformu adı altında hayata geçirmek istediği saldırı paketine karşı 5 Aralıkta başlayan genel grev devam ediyor. Hükümet reform adı altında emeklilik hakkını gasp etmeye çalışıyor. Yüz binlerce işçi üretimden...
  • Metal patronları sendikası MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal sendikaları arasında 150 bin metal işçisini ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 4 Aralıkta uyuşmazlıkla sonuçlandı, arabulucu aşamasına geçildi. MESS, işçilere hem...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi ile Trelleborg arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmelerin 9 Aralıkta yapılan son oturumundan da sonuç çıkmaması üzerine Trelleborg’un Gebze’deki 2...
  • Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde bir kanser hastasının ilacını temin etmediği için SGK’ya dava açtığını ve kazandığını gördüm. Kanser hastası İlhan Okçu’nun kullandığı Keytruda adlı ilacın bir dozu 23 bin liraymış, bu ilacı alabilmek için...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...