Buradasınız
Emek ve Demokrasi Güçlerinden KESK’e Destek

Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak basın metnini DİSK Genel Başkanı Erol Ekici okudu. Ekici konuşmasına “siyasi iktidarın bu saldırısı sadece KESK’e yönelik değil, bütün emek ve demokrasi güçlerine yöneliktir” diyerek başladı. Ekici, emperyalizmin ve uluslararası sermayenin desteklediği ve asıl olarak ABD’nin küresel çıkarlarına bağlı yeni bir düzenin kurulduğunu ifade etti. Bu yeni düzene göre sermayenin giderek geliştiğini ancak emekçilere güvencesizlik, yoksulluk ve geleceksizlik sunulduğunun altını çizdi. Ekici konuşmasına şöyle devam etti: “Devletleşmesini hızlandıran AKP iktidarı, bu yeni düzenin önünde engel olarak gördüğü emek ve demokrasi güçlerine, siyasi muhaliflerine karşı bir nevi toplama kamplarına dönüşen saldırılarının çerçevesini genişletmiştir. Kürt halkı yeni savaş konseptiyle baskı, katliam ve tutuklamalarla yıldırılmaya, Kürt hareketinin demokratik alandaki güçleri ise AKP’nin dayattığı politikalara tabi kılınmaya çalışılıyor. İşçiler sendikasızlaştırılıyor. Kamu emekçileri iktidar yandaşı sarı sendikalara katılmaya zorlanıyor. Devrimci/muhalif öğrenciler cezaevlerine dolduruluyor.”
AKP hükümetinin KESK’e yönelik yürüttüğü saldırıların nedeninin bu gelişmeler olduğunu belirten Ekici, “hükümete göre sendika kurmak, hakkını aramak suçtur” diyerek baskılara tepki gösterdi. 13 Ocak ve 13 Şubat 2012 tarihlerinde KESK’e ve bağlı sendikalara yönelik yapılan operasyonların ardından, 25 Haziran sabahı aynı saldırı tekrarlandı. Bu operasyonlar sonucunda bugün itibariyle toplam 76 KESK’li tutuklanmış bulunuyor. Bu duruma dikkat çeken Ekici, saldırılara karşı koyabilmek için birleşik bir mücadele zemini yaratılması gerektiğini belirtti. Ekici, “yaşanan tüm zorbalıklara, yağmalamalara, 1 Mayıs 2012 ruhuyla hep birlikte ve daha gür bir sesle dur diyeceğiz” sözleriyle konuşmasını bitirdi.Erol Ekici’den sonra, operasyonlar sırasında gözaltına alınıp serbest bırakılan KESK Genel Başkanı Lami Özgen söz aldı. Özgen de, saldırıların tüm emek güçlerine yönelik olduğunu belirtti. AKP hükümetinin toplumun muhalif olan bütün kesimlerini kontrol altına alma ve sindirme çabası içinde olduğunu ifade eden Özgen, buna karşı birleşik bir mücadele örülmesi gerektiğine dikkat çekti. Tutuklu bulanan KESK’lilere selam gönderen Özgen, “şu an Sincan Cezaevi’nde bir şube açacak sayıda üyelerimiz olsa da, beton duvarlar ve demir parmaklıklar ardında da olsak birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Özgen kendilerine destek veren herkese teşekkür etti. Basın açıklaması sloganlarla son buldu.
Direnişçi İşçiler Buluştu
- SYDV İşçileri Türkiye Genelinde Greve Çıktı
- Kamu Emekçileri: Ne Hakem Ne Sefalet Zammı!
- Belediye Çalışanlarından İş Bırakma Eylemleri
- Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Yalçınkaya ile Söyleşi
- KESK’ten “Gazze’de Kıtlık Yaşanıyor” Protestosu
- Uşak’tan Kayseri’ye Sendika Düşmanlığına, Sefalet Dayatmasına Karşı İşçi Mücadeleleri
- Kamu Emekçileri Sefalet Dayatmasına Karşı İş Bıraktı, Alanlara Çıktı
- Kamu Emekçileri, Ancak Birleşirse Kazanabilir!
- KESK’ten Birlikte Mücadele Etme Çağrısı
- Kuryeler, Depo İşçileri ve Öğretmenler Hakları İçin Eylemde
- KESK İktidarın Sefalet Dayatmasını Protesto Etti
- Kötü Çalışma Koşullarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçiler Mücadele Ediyor
- Tez-Koop-İş Sendikasına Üye Kamu İşçileri ODTÜ’de Greve Çıktı
- Tekstil ve Belediye İşçileri Sendika Düşmanlığına, İşten Atmalara, Düşük Ücretlere Karşı Mücadele Ediyor
- Belediyelerde Ücret Gaspına, İşten Atma Saldırısına Karşı İşçilerin Tepkisi Büyüyor
- Kayseri ve İzmir’de İşçi Eylemleri
- İşçiler Sendika Düşmanlığına Karşı Mücadele Ediyor
- Omsa Metal İşçileri Sendika Hakları İçin Direnişte
- KESK’ten Çalışma Bakanlığı Önünde TİS Eylemi
- Akkuyu İşçilerine Jandarma Saldırısı
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...