Navigation

Buradasınız

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 132
Okullarda okutulan tarih kitapları kralların, sultanların, beylerin, paşaların adlarını yazar, sanki bütün bir tarihi bir avuç hükümran yapmış gibi. Sanki “Ol!” demişler de oluvermiş bütün bir tarihi olaylar! Seven, savaşan, açlık çeken, isyan eden yoksullardan bahsetmez bu kitaplar. Onların acılarını, sevinçlerini, özlemlerini, yiğitliklerini ve mücadelelerini tarih kitaplarından okuyamayız. Ama ezilen ve sömürülenler anlatmışlardır kendi destanlarını…

Okullarda okutulan tarih kitapları kralların, sultanların, beylerin, paşaların adlarını yazar, sanki bütün bir tarihi bir avuç hükümran yapmış gibi. Sanki “Ol!” demişler de oluvermiş bütün bir tarihi olaylar! Seven, savaşan, açlık çeken, isyan eden yoksullardan bahsetmez bu kitaplar. Onların acılarını, sevinçlerini, özlemlerini, yiğitliklerini ve mücadelelerini tarih kitaplarından okuyamayız. Ama ezilen ve sömürülenler anlatmışlardır kendi destanlarını… Belki kâğıda dökememişlerdir ama sazla-sözle anlatmışlardır. Türkülerin ve ağıtların bizlere ışık tutan birer öyküsü vardır. İşte böyle bir türküdür; Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, hepimiz biliriz bu türküyü… Belki bu türküye esin veren kişileri, olayları bilmeyiz ama bir yiğitliği anlattığını hissederek ağız dolusu eşlik ederiz hepimiz. Sandıkçıoğlu’nun, Sandıkçı Şükrü’nün hikâyesidir bu türkü; bilecek olan anlatsın bilmeyene!

Sene 1341 nefsime uydum

Sebep oldu şeytan bir cana kıydım

Katil defterine adımı koydum

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz

Sen üzülme anam dertlerim çoktur

Çektiğin çilenin hesabı yoktur

Yiğitlik yolunda üstüme yoktur

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz

Sene 1341 yani miladi 1923… Ömer Reis’in oğlu Holdozlu Şükrü, usta balıkçılığıyla bir de yiğitliğiyle bilinirmiş Rize’de, Abdi Ağa ise zalimliğiyle nam salmış Karadeniz bölgesine! Abdi Ağa, canından öte kardeşini bıçaklamış Şükrü’nün, aklı başından uçan Sandıkçıoğlu ise düşmüş ağanın peşine… Köylüler “Abdi Ağa! Yüzünü dön Abdi Ağa! Arkadan vurulanlar, kaçarken vurulanlar, kalleştir!” sözlerini işitmiş önce, sonra da iki el silah sesi… Tutuklamışlar Şükrü’yü, atmışlar üç tarafı denizle çevrili Sinop kalesinin karanlık bir zindanına.

Çok zamandır çektim kahrı zindanı

Bize de mesken oldu Sinop’un hanı

Firar etmeyilen buldum amanı

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz

Sinop kalesinden uçtum denize

Tam üç gün üç gece göründü Rize

Karşıki dağlardan gel oldu bize

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz

Rüstem Ağa ise mahpusluğu fırsat bilmiş ve göz koymuş Şükrü’nün karısına, Fadime’ye… Bunu duyan Sandıkçıoğlu firar edilemez denilen Sinop kalesinden arkadaşlarıyla birlikte kaçmış ve düşmüş bir başka ağanın, Rüstem’in peşine… Önce Rüstem Ağayı vurmuş sonra da arkadaşlarıyla birlikte sığınmış dağlara… O vakitten tezi yok kimin başı sıkışsa, bir haksızlığa uğrasa varmış Sandıkçı Şükrü ve arkadaşlarının yanına. Kim ki mazluma zulmetmeye kalkmış Sandıkçı Şükrü’yü bulmuş karşısında! Zenginden almış fakire dağıtmış Şükrü, başı sıkışanın derdine ortak olmuş. Eşkıya demiş egemenler, küfürle birlikte anmışlar adını ama yoksul ahalinin gönlüne de taht kurmuş Şükrü…

Civar köyün ağaları birleşmişler de düşmüşler Şükrü’nün peşine, yerini jandarmaya söylemişler. Türküden de biliriz 500 atlı düşmüş Sandıkçıoğlu’nun peşine, bir yanını jandarma sarmış diğer yanını ise bir zamanlar iyilik yaptığı Varilcioğlu ve adamları… Teslim olan Şükrü’yü kalleşçe arkadan kurşunlamış Varilcioğlu… Şükrü, mertçe ölmüş ama adını yaşatmış yöre halkı, yiğitliğini ve iyiliklerini kuşaktan kuşağa anlatmış. Aradan yıllar geçmiş, egemenler bu sefer Sabahattin Ali’yi atmışlar Sinop zindanlarına, şiir okuduğu ve zulmün karşısında haklının yanında durduğu için… İşte Sabahattin Ali de yattığı zindanları daha önce mesken tutan Sandıkçıoğlu’nun hikâyesini burada dinlemiş, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz şiirini burada yazmış.

Kardeşler, bu destanlar zalimlere boyun eğmeyenleri anlatır. Zulüm oldukça zulme başkaldıranlar da olmaya devam edecek. Bunu aklımıza yazalım ama kurtarıcı beklemeyelim, birileri gelip bizi kurtarmayacak! Çünkü bu çağın kurtarıcısı işçi sınıfıdır! Ne zaman ki sanayi gelişmiş ve işçi sınıfı çıkmıştır ortaya; işte o zaman tüm üretimi yapan, tüm zenginliği var eden işçi sınıfı bir kurtarıcı haline gelmiştir. İşçi sınıfı uyuyan ama gücünün farkında olmayan bir devdir. Tüm işçilerin birleştiğini ve şalterlerin indiğini bir düşünelim! Ne olur o zaman? Şunu asla unutmayalım: Biz birleşirsek, sömürücü zalimler dünyaya hükümdar olamaz!

26 Mart 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...