Navigation

Buradasınız

Fransa’da Yeni Yılın İlk Genel Grevine Yüz Binler Katıldı!

Fransa’da yüz binlerce işçi 5 Şubatta genel greve çıktı. Ülkenin en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan CGT’nin (Genel-İş Konfederasyonu) çağrısıyla greve çıkan işçi ve emekçiler, yaşamı durma noktasına getirdi. 2019 yılının ilk genel grevini gerçekleştiren işçilere, haftalardır ülkeyi sarsan eylemler düzenleyen ve Cumhurbaşkanı Macron’un istifasını isteyen Sarı Yelekliler de destek verdi.

Fransa’da yüz binlerce işçi 5 Şubatta genel greve çıktı. Ülkenin en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan CGT’nin (Genel-İş Konfederasyonu) çağrısıyla greve çıkan işçi ve emekçiler, yaşamı durma noktasına getirdi. 2019 yılının ilk genel grevini gerçekleştiren işçilere, haftalardır ülkeyi sarsan eylemler düzenleyen ve Cumhurbaşkanı Macron’un istifasını isteyen Sarı Yelekliler de destek verdi. Ülkenin büyük şehirleri başta olmak üzere 160 farklı noktada eylemler gerçekleştiren yüz binler; ücretlerin yükseltilmesi, vergi eşitsizliklerinin giderilmesi, gösteri hakkını kısıtlayan yasanın geri çekilmesi gibi talepler yükselttiler.

Kamu çalışanlarından gençlere, işsizlerden emeklilere varıncaya kadar toplumun tüm emekçi kesimlerine eylemlere katılma ve mücadele çağrısı yapan CGT’nin 24 saatlik genel grevine diğer işçi konfederasyonları da destek verdi. CGT’nin “Ancak Birlik Olursak Başarabiliriz!” diyerek Sarı Yeleklilere yaptığı katılım çağrısı da genel grevi güçlendirdi. Böylece ülke genelinde sayısı yüz binleri bulan bir kitle sokaklara dökülerek ortak taleplerini yükseltti. Ülkenin en önemli limanlarının giriş-çıkışlarını, otoyol kavşaklarını kilitleyen işçi ve emekçiler, büyük şehirlerin meydanlarında da kitlesel mitingler gerçekleştirdiler.

En güçlü eylemlerden birisi de başkent Paris’te oldu. Belediye binası önünde toplanan eylemciler,> Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee ve Ulusal Meclis’in yakınında bulunan Concord Meydanına bir yürüyüş gerçekleştirdi. Büyük şirketlere 57 milyar avro dağıtılırken asgari ücretin olması gerekenin çok altında olduğunu söyleyen işçi ve emekçiler, zenginlerden alınan servet vergisini kaldıran Macron hükümetine tepkilerini dile getirdiler. Sırtlarındaki vergi yükünün hafifletilmesini isteyen işçiler, kamu hizmetlerine ayrılan bütçenin arttırılmasını talep ettiler. Son zamanlarda artan polis şiddetini de protesto eden işçi ve emekçiler, gösteri hakkı başta olmak üzere demokratik hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalara tepkilerini dile getirdiler. Fransa polisi, Sarı Yeleklilerin eylemlerinde olduğu gibi grevci işçilere saldırdı. Ancak işçi ve emekçiler baskı ve saldırıların mücadelelerini engelleyemeyeceğini belirtiyorlar.

7 Şubat 2019

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • İŞKUR’un açıkladığı işsizlik sigortası verileri işsizlik fonunun yıllardır patronlara peşkeş çekildiğini bir kez daha teyit etti. Özellikle 2020 yılının 8 ayına ait veriler bu gerçeği çok daha çarpıcı bir şekilde gösteriyor. İŞKUR’a göre 2002...
  • Sendikalı oldukları için işten atılan ve Ağustos ayında duyurdukları 10 haftalık direniş planına göre her Pazartesi günü Cargill müşterilerinden birinin genel müdürlüğü önünde eylem yapan Cargill işçileri, Assan Gıda, Coca Cola, Pepsico ve Haribo’...
  • İçim içime sığmıyor, yükseklerden uçuyorum, bir türlü gökten yere inemedim. Çünkü ekonomimiz göklerden yerlere inmiyormuş. Havadis böyle. Bakanımız diyor ki “ekonomimiz uçuyor.” Biz de uçuyoruz! Doğalgaz bulunmuş, bulundu da gaz da uçucu bir madde...
  • Orta Afrika’da bir ülke olan Kongo Cumhuriyeti’nde 11 Eylül Cuma günü üç altın madeninde gerçekleşen göçükte 50’den fazla maden işçisi hayatını kaybetti. Güney Kivu eyaletindeki madenlerde onlarca can alan göçüğün günlerdir yağan şiddetli yağmur...
  • Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di’ye bağlı işçiler toplu sözleşmelerdeki ücret anlaşmazlığı karşısında uyarı grevleri gerçekleştirdi. İlk olarak 10 Eylülde uluslararası Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW) çalışanları yarım günlük bir uyarı...
  • Koronavirüs salgını ile birlikte dünyanın her yerinde sağlık işçilerinin iş yükü daha da arttı. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratılan sağlık işçileri bir de ekonomik sıkıntılarla, sefaletle karşı karşıya bırakılıyorlar. Egemenler bir yandan...
  • İşçiler ağır koşullar altında, uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Milyonlarca işçi iş güvencesi olmadan, her an işten atılma korkusuyla canını dişine takarak çalışıyor. Üretim baskısı da cabası. MT Reklam işçileri de yıllarca benzer sorunlar...
  • Çukurova bölgesindeki Adana, Mersin, Tarsus, Ceyhan işçi dernekleri, tarım işçilerine “işe çıkmama” çağrısında bulundu. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ile yaptıkları görüşmelerde işçi yevmiyeleri konusunda anlaşma sağlayamadıklarını duyuran...
  • Merhaba emekçi kardeşlerim. Ben UİD-DER’li emekçi bir anneyim. UİD-DER’le tanıştığım günden bu yana İşçi Dayanışması’ndan, UİD-DER’in sitesinden okurdum grev ve direniş haberlerini. Ama kendim hiç gitmemiştim. Çarşamba günü benim için farklı bir gün...
  • Çalıştığımız işyerinde kısa bir süre önce başımızdan geçenleri sizinle paylaşmak istedik. Sağlık personeli olarak çalıştığımız rehabilitasyon merkezinde sürekli baskı ve mobbinge maruz kalıyoruz. Koronavirüs sonrası patronların üzerimizdeki baskısı...
  • Ben kamuda çalışan bir öğretmenim, eğitim işçisiyim yani... Geçtiğimiz günlerde Maya Okulları patronu ve aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk maaşlarımız ile ilgili bir açıklama yaptı. Bu açıklama ile yoksulluk sınırının altında çalışan biz...
  • Türkiye gibi Şili’nin tarihi de kanlı askeri darbelerle doludur. Şili halkı büyük acılar çekmiş bir halktır. 11 Eylül 1973’te ABD emperyalizminin desteklediği ordu; işçilerden, emekçilerden, gençlerden yana olan Sosyalist Allende hükümetini devirdi...
  • Türkiye’de 1970’li yıllar işçilerin daha örgütlü olduğu ve kendilerine daha çok güvendikleri yıllardı. Yükselen işçi hareketi, yaygınlaşan ve kazanımla sonuçlanan grevler, direnişler patronlar sınıfına korku veriyordu. İşçiler arasında mücadeleci...

UİD-DER Aylık Bülteni