Navigation

Buradasınız

Fransa’dan 1 Mayıs Mesajı

AKP’nin diktatoryal rejiminin sertleşmesiyle 2016 yılında daha önceki yıllara nazaran çok daha ağır bir baskıyla karşı karşıya kalan siz Türkiye işçi hareketinin militanlarına, Uluslararası İşçi Günü olan 1 Mayıs için dayanışma mesajımızı iletiyoruz.

Bizler yürüttüğünüz mücadele ile her zamankinden fazla dayanışma içinde olmak ve onu Fransa’da bilinir kılmak gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü sözde “sosyalist” Hollande hükümeti, kendi açısından, Erdoğan rejimi ile tam bir dayanışma içinde hareket ediyor. Hollande, Erdoğan rejiminin yaklaşık bir yıldır Kürt halkına karşı giriştiği savaşa gözlerini kapatmaktadır. Aynı zamanda ülkenizdeki işçi hareketini vuran baskılara da gözlerini kapatmaktadır. Çünkü işçi sınıfının üzerindeki bu baskılar, Renault otomobil tekeli gibi büyük Fransız şirketlerinin Türkiye’de çok düşük ücret ödenen işçi emeğini sömürmelerine olanak sağlıyor.

Bir yıl önce Bursa Renault fabrikasındaki işçilerin grevi bizi yüreklendirdi ve bize, Fransa’da epeyce kaybedilmiş olan mücadeleciliğin güzel bir örneğini sundu. Bu grev, buradaki otomobil fabrikalarında çalışan işçilere, batı Avrupa işçilerinin, Türkiye, Fas veya bir başka ülkede kurulacak Renault, Bosch vb. fabrikaların onlar için yaratacağı söylenilen sözde “ekonomik rekabet”ten korkmalarına gerek olmadığını anlatma fırsatı verdi bize. Tersine, dünyanın dört bir yanındaki bu yeni fabrikalarla bizler, yeni müttefikler, patronlara karşı birlikte mücadele etmek için binlerce yeni işçi dost kazanıyoruz.

Ve bugün Renault Erdoğan’ın polisinin yardımıyla Bursalı grevcilerden intikam almışsa da, biz biliyoruz ki Türkiye’deki Renault işçilerinin geçen yılki mücadelesi, aynen Bosch ve diğer birçok fabrikadaki işçilerin mücadeleleri gibi, yalnızca bir başlangıçtır.

Burada, Fransa’da ise, patronların ve hükümetin işçilere karşı yeni saldırısı olarak, işçi haklarını daraltmayı, işten çıkarmaları kolaylaştırmayı ve iş güvencesizliğini arttırmayı amaçlayan yeni bir yasa gündemde. Bu saldırı, son haftalarda, oldukça sert tepkilere, gençlerin protestolarına, öğrencilerin ve işçilerin grev ve gösterilerine yol açtı. Bu yanıt henüz hükümeti geri adım atmak zorunda bırakacak kadar güçlü değil. Ve sendikaların merkez yönetimleri, “sosyalist” olduğunu iddia eden ve kendilerinin de şu ya da bu ölçüde dost oldukları bir hükümeti çok fazla rahatsız etmemek için, hareketi örgütlemek yerine frenliyorlar.

Elbette Fransa’da işçilerin durumu Türkiye’deki işçilerin durumu kadar ağır değil. Ama, farklı ve daha düşük bir düzeyde de olsa, işçilerin haklarına yönelik bu saldırılar, sizin birkaç yıl önce maruz kaldığınız ve patronlara esnek çalıştırmayı ve iş güvencesizliğini arttırma izni veren saldırılarla aynı yolu izliyor.

İşçilerin savunacakları çıkarları aynıdır ve mevcut küreselleşme ile birlikte bu giderek aynı patronlara karşıdır.


1 Mayıs 2016

l’Etincelle (Kıvılcım) fraksiyonu,

NPA (Yeni Anti-kapitalist Parti) l’Etincelle eğilimi

5 Mayıs 2016

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni