Navigation

Buradasınız

İtalya’daki Fedex/TNT Grevcilerine Dayanışma Mesajı

Sevgili sınıf kardeşlerimiz, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği olarak bizler Türkiye’de kurulu bir işçi örgütüyüz. Sizlerin Fedex/TNT’deki işten atılmalara karşı ve işten atılan işçi kardeşlerimizin geri alınması için yürüttüğünüz mücadeleden haberdar olduk. Patronların bu saldırısını şiddetle kınıyor ve mücadelenizi içtenlikle destekliyoruz. Bu mesajla sizlere en derin dayanışma duygularımızı iletmek istiyoruz.

Sevgili sınıf kardeşlerimiz,

Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği olarak bizler Türkiye’de kurulu bir işçi örgütüyüz. Sizlerin Fedex/TNT’deki işten atılmalara karşı ve işten atılan işçi kardeşlerimizin geri alınması için yürüttüğünüz mücadeleden haberdar olduk. Patronların bu saldırısını şiddetle kınıyor ve mücadelenizi içtenlikle destekliyoruz. Bu mesajla sizlere en derin dayanışma duygularımızı iletmek istiyoruz.

Özel istihdam büroları ve geçici iş sözleşmeleri sorunu tüm dünyada genel bir sorun. Türkiye’de de benzer sorunlarla karşı karşıyayız ve bizim mücadelemizin bir yönü de sizinkiyle aynı: “Geçici” işçilere kadrolu işçilerle aynı hakların verilmesi. Bizler de sizinkiyle aynı sorun nedeniyle pek çok grev ve direniş yürüttük. Sizi ve mücadelenizi çok iyi anlıyoruz.

SI Cobas sendikasının açıklamasında, İtalya çapında diğer depolarda çalışan pek çok işçinin de grevinizle dayanışma içinde olduğunu gördük. İşçi sınıfı dünya ölçeğinde sahneye çıktığının ilk dönemlerinden bu yana, tam da bu şekilde hareket etmiştir. Kapitalistler işçi sınıfının iradesini ve dayanışmasını asla kıramayacaklar. Mücadelenizin Türkiye’de geniş bir işçi kitlesi tarafından duyulması için SI Cobas açıklamasını alır almaz Türkçeye çevirdik. Tüm üyelerimiz ve dostlarımız bu sayede işçi arkadaşlarını mücadeleniz hakkında bilgilendireceklerdir.

Açıklamanızda belirttiğiniz gibi şurası çok kesin: “Bir kavgaya girdiğiniz zaman kazanabilirsiniz de kaybedebilirsiniz de. Eğer savaşmazsanız zaten kaybetmişsinizdir.” Tüm devlet aygıtlarının hizmetinde olduğu güçlü bir sınıf düşmanına karşı mücadele yolunu tuttuğunuz için sizleri kutluyoruz. İşçi sınıfı bir kez birleştiğinde yenilmezdir. Örgütümüzün adından da anlaşılacağı gibi, bizler baştan bu yana tüm dünyadaki işçilerle ve işçi örgütleriyle uluslararası bağlar kurmaya çalışıyor ve mücadele yürütüyoruz.

Dayanışmayla,

UİD-DER

24 Haziran 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Koronavirüs önlemleri adı altında emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları altüst ediliyor. İstanbul Valiliği işyerlerinin mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde değişiklik yaptı. Alınan karar şöyle duyuruldu: “İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin 4 Kasım...
  • Ben bir metal fabrikasında çalışıyorum. Yaptığımız iş çok yorucu. Ekmek parası kolay kazanılmıyor elbette. Ama ne hikmetse her geçen gün biz işçilerin hayatı zorlaşıyor. Özellikle de son zamanlarda koronavirüs sürecinde hayat bizim için daha da...
  • Türkiye’de ekonomik gidişat hiç de iktidarın birkaç hafta öncesine kadar söylediği gibi şahlanmıyor. Zaten biz işçiler bunu uzun süredir çalışma ve yaşam koşullarımızın kötüleşmesinden anlayabiliyoruz. Gerek işten çıkarma tehditleri, mobing, gerekse...
  • Tarih boyunca sömürücü zalimlere karşı mücadele etti emekçiler, hiçbir zaman topyekûn boyun eğmedi insanlık. Sömürülen ve horlananlar, zorlu dönemeçlerden geçip bedeller ödeyerek bugüne geldi. Kimi zaman acze düştüler, çile çektiler ama kimi zaman...
  • Siyasi iktidar uzun zamandır kıdem tazminatını kaldırmak, esnek ve güvencesiz çalıştırma biçimlerini daha da yaygınlaştırmak istiyor. İktidar, salgın sürecinde aradığı fırsatı yakalamış oldu. Koronavirüs salgınıyla kapitalist sömürü sisteminin...
  • Kısa çalışma, ücretsiz izin, esnek çalıştırma, yemek hakkının gasp edilmesi, sendikasızlaştırma, ücretleri düşürme, tazminatsız işten atma, sigorta hakkının gasp edilmesi, iş saatlerinin uzatılması saldırıları giderek yaygınlaşıyor. Nisan ayından bu...
  • Zor zamanlarda işçinin yardımına kimler koşar? İşçilerin oyları ile o koltuklarda oturan vekiller ve vekillerin oluşturduğu meclis mi? Yok daha neler… Onlar dost olsalardı, işçilerin aleyhine çıkartılan yasalara el kaldırmazlardı. Uzağa gitmeye...
  • İzmir’de yaşanan 6,8 büyüklüğündeki deprem sonucunda can veren 116 insan, açgözlülüğün, para hırsının, rant politikalarının kurbanı oldu. Binlerce insan evsiz kaldı, on binlerce insan kaosun ve bilinmezliğin travmatik sonucuna maruz kaldı. Depremi...
  • Ben, Sincan Organize Sanayi Bölgesinde çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrika pandemi falan dinlemeden haftanın yedi günü mesai yapıyor. Mesailerden dolayı eve akşam geç saatte, pestilim çıkmış olarak geliyorum. Yine bir mesai çıkışı eve dönerken...
  • Siyasi iktidar bin dereden su getiriyor ama ekonomik krizin varlığını kabul etmiyordu. İktidar sözcülerine göre Türkiye ekonomisi uçuyordu! Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak hiç çekinmeden toplumu aptal yerine koyan konuşmalar yapıyor; lira yaz...
  • Güney Kore’nin başkenti Seul’de okulların yemekhane ve kafeteryalarında çalışan yüzlerce işçi 19 ve 20 Kasımda iki günlük grev gerçekleştirdi. Okul yönetimleri “düzensiz işçi” statüsünde çalıştırdıkları işçiler için düşük katkı payları ödüyor ve...
  • Hükümet temsilcileri, 18 Kasımda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi Şurasında patronlarla bir araya geldiler. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hükümet temsilcileri bu toplantıda patronların taleplerini dinledi. Ayrıca patronlar için...
  • Sendikalarımızın önünde toplanmamızı, en küçük bir itirazımızı bile hazmedemeyen bir iktidar var. Egemenlerin, patronların çıkarlarını, biz işçilerin ekmeğinin, aşının, yaşamının, çocuklarının geleceğinin önünde tutuyorlar. Biz işçilere sendika yok...

UİD-DER Aylık Bülteni