Navigation

Buradasınız

KESK’ten Taşeron Yasasına Karşı Eylem

Kamuda hizmetleri ihaleye çıkartarak yandaş patronlara muazzam bir sermaye aktaran AKP, yeni taşeronluk yasası ile bu düzeni garanti altına alıyor. Patronların daha da palazlanması ve işçilerin çalışma koşullarının daha da ağırlaşması anlamına gelen Torba Yasa, 30 Haziranda KESK’li işçiler tarafından protesto edildi.

Taksim’de bir araya gelen KESK’li işçiler, Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüdü. “Torba Yasa Geri Çekilsin/Güvenceli İş, Güvenceli Gelecek İstiyoruz!” pankartı açan kitle, Galatasaray Lisesi önüne geldiğinde basın açıklaması yapıldı.

KESK üyesi işçiler adına konuşan SES Şişli Şube Başkanı Fadime Kavak basın açıklamasında, AKP hükümeti tarafından 30 Mayısta Meclis’e sunulan ve Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Torba Yasa’yı değerlendirdi. Yasaya eklenen maddeyle yargı kararlarının herkesi bağlaması ilkesi, hükümetin yapmış olduğu atamalar, görev değişiklikleri, nakiller, göreve son verme gibi hükümlerin yer aldığı belirtildi.  Torba Yasa ile taşeronlaştırmanın yasaklanmadığını belirten Kavak, Soma katliamı gibi neticeler doğuran taşeronlaştırmanın yaygınlaştırılacağını ve sermayenin kollanacağını vurguladı.

İtiraz edilen bir diğer önemli konu şu oldu: Torba Yasa’da yer alan “Kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar; telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurmaz” hükmü gereği, atanan/sürgün edilen memurun aile düzeni parçalanmış olsa da; çocukları okullarından, eşi işinden olsa da, ağır sağlık sorunları olsa da bu durum yasaya göre telafisi güç zarar olarak nitelendirilemeyecektir. Keyfi olarak sürgün edilen memur, dava yoluna giderse disiplin kuruluna gidecek, davayı kazansa dahi 2 yıl sürgün edildiği koşullarda çalışmak zorunda kalacak, 2 yıl sonunda ise eski işine değil “aylık derecesine uygun başka bir kadroya” gönderilecek. 

Taşeronlaşma yasaklanmadığı gibi eldeki hakların, iş güvencesinin tehdit altında olduğunu ifade eden Kavak, konuşmasını şöyle tamamladı: “Başta 82. madde olmak üzere iş güvencemizi ortadan kaldıracak, emekçiler lehine olan yargı kararlarını by-pass edecek maddeler derhal düzenlemeden çıkarılmalı, taşeronlaşma yasaklanmalıdır. Hükümeti emekçilerin sabrını daha fazla zorlamamaya ve emek karşıtı politikalardan vazgeçmeye davet ediyoruz. Konfederasyonumuz yasanın bu haliyle yasalaşmasına ve yeni Somaların yaşanmasına izin vermeyecektir.  Biz bu zehri içmeyeceğiz.”

Tüm işçilerin çalışma koşullarını daha da ağırlaştıracak, kısa süreli sözleşmeli olarak çok daha düşük ücretlere mahkûm edecek olan taşeronluk sistemine karşı düzenlenen eylem boyunca, “Hükümet Yasanı Al Başına Çal”, “Güvenceli İş Güvenceli Gelecek İstiyoruz”, Şişecam İşçisi Yalnız Değildir!” sloganları ile hükümet protesto edildi.

1 Temmuz 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Şubat ayının ilk haftasında Âdem Yarıcı adlı işçi, Hatay Valiliği önünde “çocuklarım aç” diyerek kendini ateşe verdi ve hastaneye götürülürken hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce olmayan şeyler oluyor. İşsizlik ve yoksulluğun pençesinde kıvranan...
  • Değerli arkadaşlar, sizlere bu mektubu yazmamdaki amacım, fabrikamda yaşadığım ama aslında işçi sınıfının tümünü ilgilendiren örgütsüzlüğün bizleri ne hale düşürdüğünü göstermektir. Metal sektöründe çalışıyorum. Eşim, çocuklarımızın küçük olmasından...
  • Aylardır beklediğimiz metal işçilerinin toplu iş sözleşmesi istenmeyen bir sonuçla bitirilmiş oldu. Sözleşme süresince çeşitli fabrikalardan arkadaşlarla ve yakınlarımla fikir alışverişi yapıyorduk. Gelinen nokta ne yazık ki mücadeleci bir...
  • Ekonomik kriz ve onun yarattığı işsizlik başta olmak üzere kapitalizmin türlü sonuçları emekçilerin yaşamını cehenneme çevirmeye devam ediyor. Gün geçtikçe artan sayıda insan, intihar ederek yaşamına son veriyor. Çeşitli kentlerden art arda intihar...
  • Bizler bir kamu hastanesinde çalışan sağlık işçileri olarak yazıyoruz bu mektubu. Yakın zaman önce UİD-DER çatısı altında İstanbul’un çeşitli hastanelerinden sağlık işçileri olarak bir araya geldik. O güne dair fikirlerimizi, duygularımızı sizlerle...
  • Bursa Kestel’de bulunan Bodo Bode-Doğrusan Otomotiv fabrikasında çalışan işçiler sendikalaştıkları için işten atıldı. Türk-Alman ortaklığıyla kurulan fabrikada işçilerin sendikaya üye olduğu bilgisini alan patron, saldırıya geçti ve işten atmalara...
  • 16 yaşında, gençliğe yeni adım atmış bir kızdım. 1993 yılının Haziran ayının son günü hayatımın geride kalanı, 1 dakika içinde değişmişti. Okula gitmek için bindiğim otobüsten indiğimde arkadan gelen vidanjör bana çarpıp altına almıştı. O çarpmanın...
  • Kardeşler yaşadığımız düzende gün geçtikçe sorunlarımız artıyor. Ekonomik kriz, işsizlik, sürekli artan vergiler, zamlar, sefalet ücretlerine mahkûm edilmemiz, çocuklarımızın eğitim sorunları ve buna ekleyebileceğimiz onlarca sorun. Bu sıkıntılar...
  • İnsanın çocukluk ve gençlik dönemi gelecekle ilgili hayaller ve hedeflerle doludur. Mesela birçoğumuza küçük yaşlarda gelecekteki hayali sorulduğunda; topluma, çevremize faydalı olmak, sevdiğimiz ve mutlu olabileceğimiz bir meslek ile ilgilenmek...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihini anlatan romanlar, filmler vardır. Kadınıyla, erkeğiyle işçi sınıfının ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı nasıl bir kavga verdiğini anlatırlar. Bu romanlarda, filmlerde işçiler bir çırpıda mücadeleye atılmaz....
  • İzmir’de Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretimini yapan Pratt&Whitney Uçak ve Motor Sanayi A.Ş. fabrikasında sendikalaşmak isteyen işçiler, patronun işten atma saldırısına maruz kaldı. Kale grubuna ait...
  • Merhabalar, ben Gebze OSB’de çalışan bir işçiyim. Mahalleden beş kişilik bir arkadaş grubumuz var. Genelde de buluşma noktamız kahvehane oluyor. Kimi zaman okey kimi zaman batak oynuyor, işin stresinden, çoluğun çocuğun derdinden biraz uzaklaşıyoruz...
  • Nazlı: 4,5 yaşında bir kızım var. Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundayım. Fakat ne kadar çalışırsam çalışayım kızıma iyi bir gelecek sunma imkânım yok. Çünkü biliyorum ki hiçbir çocuğa gelecek vaat etmeyen bu düzende benim...