Navigation

Buradasınız

Mersin Şişecam İşçileri İşyerini Terk Etmiyor

Şişecam yönetiminin 3 fabrikada toplam 200 işçiyi işten çıkarma planları karşısında uyarı eylemleri yapan Mersin Şişecam işçileri, 2 Kasımda vardiya çıkışında işyerlerini terk etmeyerek direnişe başladılar. Anadolu Cam, Trakya Cam ve Paşabahçe’de çalışan işçiler işyerlerini terk etmeyeceklerini, gerekirse üretimi durduracaklarını belirttiler. Kristal-İş Mersin Şube Başkanı Ahmet Ergev de fabrika içine girerek katılımın sağlanmasına yardımcı oldu. Nizamiye önüne gelerek işçilere seslenen Ergev şöyle konuştu: “Gün birlikte olma, burayı bayram yerine çevirme günüdür, akşamüstü sandalyelerimiz ve yemeklerimiz gelecek, izindeki arkadaşlar da vardiyaya gelene kadar fabrika önünde bekleyecekler. Ben bu saatten sonra kimseyle görüşmüyorum, yönetimden görüşmek isteyen varsa buyursun gelsin görüşelim.”

Şişecam işçileri sürece ve yaşananlara ilişkin olarak duygu ve düşüncelerini paylaştılar:

Paşabahçe’den bir işçi: Ben 24 yaşında girdim bu fabrikaya, şimdi yaşım 41. 3 kişinin yapacağı işi yaptırdılar senelerce. Beynimde tümör çıktı, 2 kez ameliyat oldum. Dolayısıyla tedavi sürecimde çok rapor aldım. O dönemde de şimdi de Şişecam’da bütün işçiler korka korka rapor alırlar. Bana da çok zorluk yaşattılar, tabii işyerindeki sıkıntılar eve yansıyınca karım bile inanmadı bana. “Niye bu kadar rapor alıyorsun” dedi. Aldım götürdüm, doktorla görüştürdüm ve benden özür diledi. Şimdi performansı bahane ederek kapıya koymak istiyorlar beni. Ben bu saatten sonra nasıl iş bulacağım? Dertleri zaten hasta ve yaşlı işçilerden kurtularak hem ücret ortalamasını düşürmek hem de bunların yerine asgari ücretle çalışacak genç işçiler almaktır. Ama biz ne olursa olsun mücadele edeceğiz.

Anadolu Cam’dan bir işçi: Bu mücadele sadece Şişecam yönetimi ile işçisi arasında değildir. Aynı zamanda Kristal-İş Genel Merkezi ile Mersin şubesi arasında geçen bir mücadeledir. Kristal-İş Genel Merkezi yine patrondan yana tavır almaktadır. Bir önceki grevde de yaptığımız eylemlerden dolayı bizi aşırılıkla suçlamışlardı. Bizim fabrikada emekliliği yakın olan 60 işçi, Paşabahçe’den 35 işçi arkadaşımız gönüllü olarak işten ayrılmayı kabul ettiler. Ama buna rağmen yönetim geri adım atmıyor. Sendika genel merkezi de bu yönetimden yana tavır alıyor. Ama biz kararlıyız, ne olacağını hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Paşabahçe’den bir işçi: Cam sektörü meslek hastalıklarının en yoğun yaşandığı sektörlerden biridir. Burada istisnasız her arkadaşımız boyun fıtığıdır. Kanser olan ve hatta kanserden yaşamını yitiren arkadaşlarımız var. Fabrikadaki ses 115 desibel. Kulak çınlamasından uyuyamıyoruz çoğu zaman. Kullanılan kimyasallardan dolayı kanser ve tümör riski çok fazla. Bu şartlarda yıllardır çalıştırıp, şimdi ise kapının önüne koymak istiyorlar. Yok öyle yağma, biz bu fabrikaların her makinesine canımızı koyduk, şimdi de işimize sahip çıkmak için ne gerekiyorsa yapacağız.

3 Kasım 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...