Navigation

Buradasınız

Mersin’den İstanbul’a: Haksız Savaşa Hayır, Kardeşliğe Evet!

UİD-DER’in “Savaş da İstemiyoruz Düşmanlık da!” adıyla işçi bölgelerinde ve temsilciliklerinde gerçekleştirdiği etkinlikler sürüyor. 25 Ekimde, bu kez işçiler Mersin ve İstanbul Esenyurt’ta buluştular.

Esenyurt

Esenyurt’ta etkinlik, Ankara’da meydana gelen katliamda yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimiz için saygı duruşuyla başladı. Seçimden bir hafta önce gerçekleşen etkinlikte, artık herkesin hissettiği savaş atmosferi içinde işçilere ve emekçilere gerçekler çarpıcı bir şekilde videolarla, şiirlerle ve sunumla aktarıldı. Pek çok sektörden işçilerin ve emekçilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliğe, HDP 3. bölge milletvekili adayı Ayşe Berktay, HDP Kadın Meclisi üyeleri ve YAKAY-DER temsilcileri de katıldı.

Dünyada yürütülen emperyalist savaşın ve yıkımın anlatıldığı sunumda, AKP’nin Suriye’de iç savaşı nasıl kışkırttığı, ülkeyi nasıl kaosa sürüklediği, kirli politikalarıyla işçileri ve emekçileri nasıl ölüme gönderdiği vurgulandı. Irkçılığa karşı halkların kardeşliği temelinde barış talebini yükseltme çağrısı yapılan etkinlikte, bu haksız savaşlara ancak örgütlü mücadeleyle son verileceği dile getirildi.

Programımızın sonunda işçilere seslenen HDP’li aday Ayşe Berktay, çalışmalarından dolayı UİD-DER’i kutlayarak “Savaş da İstemiyoruz Düşmanlık da” vurgusunun önemine dikkat çekti.

Programın ardından yaptığımız sohbetler, işçi dostlarımızın etkinliğimizle ilgili düşüncelerini yansıtıyor:

Genç inşaat işçileri: Çok etkileyiciydi. Burada pek çok insan bir araya gelmiş olduk ve hep birlikte savaşı lanetledik ve çözümünü de görmüş olduk.

Tekstil işçisi bir kadın: Burada anlatılan şeylerin az çok herkes farkında fakat savaşın ne kadar yıkıcı bir şey olduğunu, sonuçlarını görmüş olduk. Çok iyi hazırlanılmış etkinlik. Herkese teşekkürler.

Bir kadın işçi: Ben bir Türk işçiyim. Biz Kürt arkadaşlarla aynı işyerinde çalışabiliyoruz. Aynı tabaktan yemek yiyoruz. Bizim aramızda düşmanlık yok. Yaşanan olaylar yüzünden cenaze için memleketine gidip gelmek zorunda olan arkadaşlarımız var işyerimizde. Döndüklerinde gördüklerini anlattıkları şeyler insanın kanını donduran cinsten. Hiçbirini evlerimizdeki televizyonlarda göremiyoruz. Bu etkinlik bütün gerçekliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Bir fabrika işçisi: Medya çok güçlü bir silah. İnsanların beyinlerini ele geçiriyor. Onlarla ancak sizin yaptığınız etkinliklerin artmasıyla, daha çok işçiye bu şekilde ulaşmakla baş edebiliriz. Bunu büyütmek için ben de ne katkı sunabilirsem varım. Teşekkürler.

Ev işçisi bir kadın: Çevremde benim gibi evlere temizliğe giden çok sayıda kadın var. Bazı günler bir araya gelip gün yapıyoruz. Orada bu konular hiç açılmıyor, sanki yokmuş gibi. Gittiğim her ortamda kadınlarla bu konuyu konuşacağım. Çünkü savaş en çok da kadınları ilgilendiriyor.

Ayşe Berktay: Çok doğru bir yerin altı çizilmiş bu sunumda. Barış, “barış, barış” diyerek gelmiyor. Örgütlü mücadele yürütmek gerek.

Emekli bir işçi: Ben bugün burada, 1976’daki Bakırköy Halkevi’ni gördüm. Ben bir süredir yanınıza geliyorum ama eşimi ilk defa bugün getirdim. Ona genç işçilerin neler yaptığını göstermek istedim. O da çok etkilendi, etkinlik boyunca gözyaşlarını tutamadı.

Bir metal işçisi: Her şey çok iyiydi. Özellikle işçi korosunu çok beğendim; gerçekten hissederek söylediler. Sunumların tamamı çok etkileyiciydi. İşçileri ırkçılığa, ezilmeye karşı birleştirebilen, çok farklı kökenlerden işçileri bir araya getirebilen sadece siz varsınız. Çok teşekkür ederim.

Mersin

Etkinliğe Mersin Limanı işçileri, belediye işçileri ve öğrenciler katıldı. HDP Mersin milletvekili adayı Özlem Şen de “Savaş da İstemiyoruz Düşmanlık da” etkinliğine katıldı.

Etkinlik, Ankara katliamında hayatını kaybedenler için saygı duruşuyla başladı. Artık yapay kutuplaşmalara kanmayan işçi ve emekçilerin barış çığlığını bombayla, katliamla bastırmanın mümkün olmayacağı vurgulandı.

Etkinlikte UİD-DER müzik grubu Arapça, Kürtçe, Türkçe ve Azerice ezgiler seslendirdi. Etkinlik akışı içerisinde yer alan videolar, şiirler ve görüntüler salonda bulunan işçilerde acı ve öfkeyi birleştirerek mücadele azmini bir kez daha biledi.

Etkinliğin sonunda kısa bir konuşma yapan HDP milletvekili adayı Özlem Şen, “Ben 7 Haziran seçimlerinde de adaydım, yüzlerce etkinliğe katıldım ama bu kadar etkili bir programa ilk kez katılıyorum. Mersin’de 2 yıldır bulunuyorum ama ne yazık ki bugün tanışma şansım oldu UİD-DER’le. Aslında etkinlik başlamadan önce konuşmak istedim ama UİD-DER’li arkadaşlar etkinliğin sonunda konuşmamın daha uygun olacağını söylediler, keşke başta konuşsaydım, çünkü bu programda benim söyleyeceğim her şey söylendi. 1 Kasımda da AKP, halkı sandığa göndermemek için elinden geleni yapmaktadır, ancak 1 Kasımda sandığa gitmek çok önemlidir. AKP’nin savaşına karşı HDP’yi desteklemek son derece önemlidir” dedi.

Etkinlik bitiminde salondaki işçiler ve öğrenciler UİD-DER temsilciliğinden ayrılmadılar. Duygularını, düşüncelerini ve mücadele azimlerini paylaşmak için sohbet grupları oluşturdular.

26 Ekim 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin faturasını koronavirüsü bahane ederek işçilere kesiyor. Dünya genelinde şu ana kadar kaç milyon işçinin işten atıldığı henüz netleşmiş değil. Ama sömürücü kapitalistler, işçileri milyonlar halinde işsizliğe ve açlığa...
  • Tüm dünyanın gündemine hızla giren ve küresel salgın ilan edilen Covid-19 hastalığı egemenlerin yarattığı sis perdesi altında yayılıyor. Tüm dünyada egemenler işçileri, emekçileri evlerine hapsederken koronavirüs salgınını bir fırsata dönüştürüp...
  • Hepimizin bildiği gibi yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile ilgili sosyal medyada, televizyonlarda bulamaç halinde, kafa karıştırıcı yorumlar yapılırken sağlık işçilerinin adı tek bir satırda “minnet duyuyoruz” şeklinde geçiyor. Sizlere bu mektubu...