Navigation

Buradasınız

On binlerce Alevi Demokratik Taleplerini Haykırdı!

3 Kasımda “inkârcılığa, asimilasyonculuğa karşı, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü” talebiyle Kadıköy’de gerçekleştirilen mitinge, Türkiye’nin pek çok bölgesinden on binlerce Alevi emekçisi katıldı. Alevi örgütlerinin çağrısıyla gerçekleştirilen mitinge, HDP milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, DİSK ve KESK yöneticileri, demokratik kitle örgütleri ve emekten yana partiler katılarak destek verdiler. Derneğimiz UİD-DER de “Dinsel, Mezhepsel, Etnik Ayrımcılığa Son!” pankartıyla mitingde yerini aldı ve kitlesel bir katılımla Alevilerin demokratik taleplerini destekledi.

Miting, Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Diyarbakır zindanlarında, Roboski’de katledilenler ve yaşamını devrimci mücadelede

yitirenler anısına saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunda pek çok isim sayıldı ve devletin inkârcı, katliamcı geleneğine karşı alandan büyük bir öfkeyle “burada” sesi yükseldi. Saygı duruşunun ardından pek çok konuşmacı söz aldı, Yaşar Kemal’in gönderdiği mesaj okundu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Şahkulu Sultan Vakfı Başkanı Mehmet Tural, Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Hüsniye Takmaz, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Engin Gündük birer konuşma yaptılar.

Konuşmaların genelinde AKP hükümetinin inkârcı, asimilasyoncu politikaları eleştirildi. İlk konuşmayı yapan Pir Sultan Abdal

Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül, özellikle AKP milletvekili Mehmet Metiner’in cemevleri için kullandığı “terörist yuvası” söylemini eleştirdi. İbadethanelerinin karalanmasını kınadı. Devletin Osmanlı’dan bu yana sürdürülen Alevileri tanımama politikalarının boşa çıkarılacağını söyledi. AKP’nin paketlerinin boş çıktığını söyleyen Bülbül, kitleye gelin hep beraber AKP’yi biz paketleyelim, kendi taleplerimizi hayata geçirelim dedi. Ayrıca devletin Alevileri bölmeye ve kendi yanına çekmeye çalıştığını, buna karşı çıkarak devletin Alevisi olmayacaklarını belirtti. Diyanet işlerinin ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, dinsel, etnik, mezhepsel tüm ayrımcılığın son bulmasını istediklerini duyurdu. Bülbül, yıllarca Alevilerin sokağa dahi zor çıktığını ancak bugün on binlerce insanın talepleri için meydanlara çıktığını ve artık bu taleplerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tüm miting boyunca yapılan konuşmalarda, artık kendilerinin yok sayılamayacağını, devletin kör ve sağır olmaktan vazgeçmesi gerektiği belirtildi.

UİD-DER: Alevilerin demokratik talepleri karşılansın!

UİD-DER, pek çok işçi mahallesinden kaldırdığı otobüslerle mitinge katılım sağladı. Otobüslerde yapılan konuşmalarda mitingin amacı açıklandı. “Bugün UİD-DER olarak, Alevi emekçilerin demokratik haklarını dile getirecekleri bir mitinge katılacağız. Bildiğiniz gibi, daha önce AKP hükümeti bir ‘Alevi açılımı’ başlatmış, çalıştaylar yapılmış, fakat bu çalıştaylardan Alevilerin haklarının tanınmasına dönük bir sonuç çıkmamıştı. Geçtiğimiz ayın başında AKP ve Başbakan Erdoğan, büyük bir tantanayla yeni bir ‘demokratikleşme paketi’ açıkladı. Bu paketin yalnızca adı demokratikti, içinde ise demokrasinin sınırlarını genişleten dişe dokunur pek bir şey yoktu. Bu paketten Alevilerin taleplerini karşılayacak bir madde de çıkmadı. İşte bugün yapılan mitingin amacı Alevilerin temel demokratik taleplerinin yok sayılmasını protesto etmektir. Derneğimiz UİD-DER, tüm ezilen ve horlanan kesimlerin demokratik haklarının tanınmasını savunuyor ve bu yönde de mücadele veriyor. Biz biliyoruz ki, işçi sınıfı sahip çıkmadığı ve mücadele etmediği müddetçe, demokrasinin sınırları istediğimiz ölçüde genişlemez. Demokrasinin sınırlarını genişletecek olan işçi sınıfının mücadelesidir. Bu bakış açısının bir sonucu olarak bugün Kadıköy’deki mitingde yerimizi alacak ve sloganlarımızı haykıracağız.”

Her zamanki gibi düzenli ve disiplinli bir kortej oluşturan UİD-DER, coşkuyla sloganlarını haykırdı. Gerek yürüyüş boyunca, gerekse alanda şu sloganlar atıldı: “Dillere İnançlara Özgürlük!”, “Dinsel Baskılara Son!”, “Zorunlu Din Dersine Hayır!”, “Diyanet İşleri Kaldırılsın!”, “Tüm Ezilenlere Özgürlük!”, “Laik Devlet, Laik Eğitim!”, “Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz!”

Miting deyişler ve türkülerle sona ererken UİD-DER de alandan düzenli bir şekilde ayrıldı. Dönüş yolunda hep bir ağızdan işçi türküleri ve marşları söylendi.

4 Kasım 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...