Navigation

Buradasınız

Önlemler Neden Sadece Sermaye Sınıfına Yönelik?

İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-sola hapşırma, yaşlılardan uzak dur, sosyal mesafeyi koru, evde kal vs… Tam bir korku atmosferi yaratılıyor, insanlar adeta paranoyaklaştırılıyor.

İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-sola hapşırma, yaşlılardan uzak dur, sosyal mesafeyi koru, evde kal vs… Tam bir korku atmosferi yaratılıyor, insanlar adeta paranoyaklaştırılıyor.

Koronavirüs salgını bahane edilerek korku, panik tüm dünyaya yayılıyor. O zaman alınan önlemler, açıklanan paketler neden sadece sermaye sınıfına yönelik? Madem virüs tüm insanlığı tehdit ediyor o halde niye toplumun sadece bir kesiminin uğrayacağı ekonomik zararları gidermeye yönelik tedbirler alınıyor?

Panik bu kadar büyük olunca her ülke kendince salgınla mücadele adı altında tedbir paketleri açıkladı. Ama ne hikmetse bu tedbirlerin pek çoğunun “salgını önlemek”le ilgisi yok. Bizim ülkemizde de cumhurbaşkanı 21 maddelik tedbir paketi açıkladı. Ben metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Özellikle biz çalışanlar ile ilgili ne açıklayacak diye dinledim. Paketten bize ne mi çıktı? İşsizlik, esnek çalıştırılma… Yine patronları koruyan maddeler açıkladılar. Resmen milyonlarca işçi ve emekçiyle dalga geçip patronların sırtını sıvazladılar. Vergi indiriminden tutun da kredi borçlarının ötelenmesine kadar birçok madde saydılar. Ama işçilerin sağlıksız çalışma şartlarını, düşük ücretler yüzünden biriken kredi borçlarını, faturalarını, gasp edilen fonlarını gündeme bile getirmediler.

“Zorunlu olmadıkça dışarı çıkma” deniliyor. Biz çalışanlar nasıl dışarı çıkmayalım? İşe gitmezsek işten atılırız. Nasıl geçineceğiz? Geçen gün ev sahibi mesaj atmış; “fazla dışarı çıkma, koronadan koru kendini” diye! “İşe gitmeyeyim o zaman!” diye cevap yazınca daha da bir şey demedi. Günü gelince “kira ne oldu?” diye sorar ev sahibi, faturalar günü gelince yatmazsa gelip suyu, elektriği keserler, paran yoksa marketin, kasabın, fırının önünden geçersin sadece.

Milyonlarca insan işsiz, milyonlarca insan da işsizler kervanına katılacak bu gidişle. Birçok işçi kredi ile ev almış, kredi borcu ile boğuşuyor. “Evde kal!” Ne kadar basit söyleniyor değil mi! Asgari ücretle çalışan milyonlarca işçinin bir gün evde kalmasının aç kalması demek olduğunu anlayamıyorlar ya da anlamak işlerine gelmiyor. Ayın sonunu çalışırken bile borçla kapatan işçiye evde kal, dışarı çıkma derken, hiç düşünüyor mu bunu devletin ileri gelenleri? Ekonomik olarak desteklemek gündeminizde yokken, bari iş güvencesi sağlamak için işten atmaları, ücretsiz izne çıkarmaları neden yasaklamıyorsunuz? Her gün televizyon ekranlarına çıkan Sağlık Bakanının sahibi olduğu Medipol Hastanesinde çalışan birçok sağlık personeli zorunlu olarak yıllık izne çıkarıldı, yıllık izni olmayanlar ise ücretsiz izne çıkarıldı. Gözümüzün içine baka baka koronavirüs ile mücadele ediyoruz derken Sağlık Bakanı işçi-emekçi düşmanı olduğunu da göstermiş oldu. 

Evet, koronavirüs salgını bahane edilerek korku, panik tüm dünyaya yayılıyor. O zaman alınan önlemler, açıklanan paketler neden sadece sermaye sınıfına yönelik? Madem virüs tüm insanlığı tehdit ediyor o halde niye toplumun sadece bir kesiminin uğrayacağı ekonomik zararları gidermeye yönelik tedbirler alınıyor? Toplumda yaratılan korku ve panik kimlerin işine yarıyor ya da yarayacak? “Sosyal mesafeyi koruyalım!” deniliyor. Özellikle işçilerin çalışma saatleri dışında sosyal mesafeyi koruması isteniyor. Neden? Korkuları, virüsün yayılması mı yoksa sermaye sisteminin ve yarattığı ağır sonuçların işçiler tarafından sorgulanması mı?

İstiyorlar ki, düşünmeyelim, sorgulamayalım, ne söylerlerse inanalım, itaat edelim. İstiyorlar ki sermayedarlar, biz işçiler, emekçiler olarak onların yarattığı korku ve panik atmosferinde yalnızlaşalım. Aslında onlar korkuyorlar, yüz milyonlarca işçinin, emekçinin sermaye sistemini sorgulamasından, ayağa kalkıp meydanları doldurmasından korkuyorlar. Örgütlenip sermaye sınıfından hesap sormasından korkuyorlar!

31 Mart 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...
  • Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında...
  • Kıssalar, anlatmak isteyip de anlatamadıklarımızı özlü biçimde anlatır. Dilimize söz, duygularımıza tercüman olan, hikâye ve masal tadında dinleyende de anlatanda da güzel hisler bırakan bu kıssalardan kendimize hisseler çıkarırız. Az sonra...
  • Makine gürültüsü, iş stresi, fazla mesai bile bugün siyasi iktidarın yarattığı koronavirüsle mücadele önlemlerinden daha çok zarar vermiyor bünyemize. Ekonominin krize girmesi ve acı faturanın bize yıkılması, pek çok insanda gelecek kaygısına sebep...
  • Sağlık Bakanının Türkiye’de de koronavirüs salgınının varlığını ilan etmesi ve bunun tüm medyada hızlı bir şekilde yayılmasıyla beraber, herkesin evinde olduğu gibi bizim evi de korku ve panik sardı. Başta babam olmak üzere, hepimizde ciddi bir...
  • Sen evdeyken ücretsiz izinler yasal hale geldi. Sen evdeyken yılık izinlere patronlar el koydu. Sen evdeyken kısa çalışma adı altında patronların yükü azaldı. Sen evdeyken elektrik, su, doğalgaz, internet, yemek, yol parasını işçi kendi...
  • Selam olsun işçi sınıfının tarihine şanlı destanlar yazan işçi kardeşlerimize! Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan kadın işçileriz. 1 Mayıs’ta meydanları kapatanlara inat UİD-DER bizleri çatısı altında topladı. Bazı anlar gelir duygu ve...