Navigation

Buradasınız

Sınıf Kardeşlerimize Güvenelim İnadına Örgütlenelim!

Aralık 2010, No: 33

Deri, metal, tekstil, sağlık, hizmet ve diğer sektörlerde çalışan işçiler UİD-DER’in temsilciliklerini ziyaret ederek, internet sitesine mektuplar göndererek yaşadıkları sorunlara çare aradıklarını dile getiriyorlar. UİD-DER’e başvuran işçiler ücret, tazminat, fazla mesai, sigorta hakları ve alacakları başta olmak üzere sendikalaşmaya varan sorunlarına bir çözüm aradıklarını söylüyorlar.

Derneğimize gelen veya mektup gönderen işçi kardeşlerimize yaşadıkları bütün sorunların bir çözüm yolunun olduğunu söylüyoruz. Ardından haklarını elde edebilmeleri için diğer işçileri de mücadeleye ortak etmeleri gerektiğini belirtiyoruz. İşte bu noktada istisnasız bütün işçiler “diğer işçilere güvenmediklerini”, “fabrika içinde hiç kimsenin birbirine güvenmediğini”, “işçiler arasında güven oluşturmanın imkânsız olduğunu” söylüyorlar.

Örneğin Altınşehir’den derneğimiz üyesi bir deri işçisi fabrikadaki güvensizlik durumu hakkında şunları söylüyor: “Bir şeyler yapalım dediğimizde, bu fabrikadan bir şey olmaz, bu işçilere güven olmaz deniliyor. Kimse mücadele etmeye cesaret edemiyor.” UİD-DER’in faaliyetlerine katılan ve derneğimizden öğrendiğini söyleyen aynı işçi sözlerine şunları ekliyor “Oysa önce kendimize güvenmeli ve kararlı olmalıyız.”

Deri işçisi kardeşimizin altını çizdiği gibi, işçiler arasındaki güvensizlik zincirlerini kırmak için ilk adımı önce kendimize güvenmekle atmalıyız. Kendine güven duyan, haklı olduğuna sonuna kadar inanan her işçi patron karşısında dik durmaya ve hakkını aramaya başlar.

Bu güveni kazanan iki kadın işçi, güvenle hareket ettiklerinde Tuzla’da kurulu bulunan bir fabrikadaki havayı nasıl değiştirdiklerini şöyle anlatıyorlar. “Bizler fabrikadaki arkadaşlarımızla bir araya gelip neler yapabileceğimizi konuştuk. Yıllık zammımızı alabilmek için üretimi durdurduk, çünkü biz işçilerin başka bir gücü yoktu. … Aslında şunu görmüş olduk ki, işçiler bir araya gelip örgütlü davranırsa, birbirine güvenirlerse her şeyi başarırlar.” Bu işçiler üretimi durdurarak hem aylık ücretlerine hem de fazla mesai ücretlerine zam almayı başarmışlar.  

“Güvensizlik” doğuştan gelen bir özellik değildir. Güvensizliğin nedeni patronların işçileri bölmesi, parçalaması ve birbirine düşmanlaştırmasıdır. İşçileri statü, ücret, din, dil, ırk temelinde bölen patronlar, işyerlerinde üç işçinin dahi yan yana gelmesine mani olmaya çalışmaktadırlar.

Yıllardır aralarında güven bağları kuramayan Tuzla tersanelerinde çalışan işçi kardeşlerimizin içinde bulunduğu durum, güvensizliğin neden olduğu sonuçları hepimize gösteriyor. İş kazaları, taşeronlaştırma, sigorta primlerinin ödenmemesi sıradanlaşmış durumda. İşçiler her gün tersaneye girdiklerinde ölüm korkusu yaşıyorlar. Ama bu ölüm korkusu, işçilerin kendi arasında oluşturulan güvensizliğe üstün gelemiyor. Dolayısıyla da işçiler ölümlere karşı örgütlenemiyorlar. Güvensizliğin bir sonucu olarak, konuştuğumuz işçiler “örgütlenmekten bana ne, greve katılacağım da ne olacak, her koyun kendi bacağından asılır” deyiveriyorlar.

“Tek sorun korkularımızı yenmek.” İkitelli’den yazan bir kadın işçi, fabrikada suyun parayla satılmasına karşı verdikleri mücadelelerini örnek göstererek, ufak da olsa bazı haklar kazanmalarının sırrını şöyle ifade ediyor: “Korkularımızı yenersek bütün haklarımızı alırız patronlardan. Yeter ki fabrikamızda işçi arkadaşlarımıza güvenelim, birlikte hareket edelim.” Gerçekten de güvensizliğin neden olduğu korkular ancak örgütlü mücadeleyle aşılır. Bir çorap fabrikasında çalışan bu kadın işçi kardeşimiz, işyerinde paralı verilen suyun parasız hale getirilmesinde derneğimizin İşçi Dayanışması bülteninin fabrikada dağıtılmasının önemli bir rolü olduğuna da dikkat çekiyor.

Demek ki işçilerin aralarında güven bağları yoksa bundan tek kazançlı çıkan patronlar oluyor. Tuzla’da bulunan ve klima üreten Konveyör’den yazan bir işçi kardeşimiz, bu güvensizlikten dolayı işçilerin birleşemediğine, patronun işçileri cumartesi pazar demeden mesaiye bıraktığına, işçilere hakaret edildiğine ama bu hakaretlere bir cevap verilemediğine, en önemlisi de işçilerin iş kazalarında parmaklarını kaybettiğine dikkat çekiyor. Yani işçiler arasında güven azaldıkça patron işyerindeki sömürüyü arttırıyor, işçileri daha ağır koşullarda çalıştırmaya başlıyor.

Oysa bu yıl gerçekleştirilen birçok grev ve direniş başarıyla sonuçlandı. Hem de “bu işçilerle mi kavgayı kazanacağız”, “bunlarla mı patronun karşısına dikileceğiz” denilen yerlerde başarıldı bu mücadeleler. Kendine, işçi kardeşlerine ve mücadelelerine güvenen işçiler haklarını kazandılar. Çel-Mer, Mas-Daf, Yeşil Kundura, Rimaks, Koşuyolu ve Hacettepe sağlık işçileri birbirlerine güvendiler ve kazandılar.

Şimdi sıra sizde kardeşler. Önce kendimize güvenelim. Bu güveni sadece UİD-DER gibi işçi örgütlerinde bir araya gelip birleşerek kazanabilirsiniz. UİD-DER’li işçilerle tanışarak ve UİD-DER’in faaliyetlerine katılarak ve örgütlü bir işçi haline gelerek kendinize olan güveni kazanabilirsiniz. İşçiler korkularından kurtuldukça örgütlenecek, örgütlendikçe korkularından kurtulacak ve patronlardan haklarını söke söke alacaklardır.

15 Aralık 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...