Navigation

Buradasınız

Şiirler

(15.02.2017)

Karanlığa bürünmüş bir kasırga büyüyor,

Kasıklarından vuran ağrı, kusmuk gibi boşalıyor ağzından.

Kâh alıp götürüyor,

Kâh gecenin kör vakti vurup kırıyor kapıları

Ne demeli...

(15.02.2017)

Gözümüzün önünde yitip gidiyor insanlar

Ömrünün baharında kopuyor yaşamdan,

Genç kızlar, delikanlılar, körpe çocuklar.

Hiç mi için yanmıyor be kardeşim!

(15.02.2017)

Üstümüze yapışmış yoksulluk

kapı kapı dolaşan şey açlık değil de nedir?

Çocuklarımızın gülümsemelerine yapışan bu burukluk

yaşamın zindanı değil de nedir?

Şöyle ayağını bir...

(11.02.2017)

Debelenip dursan da düştüğün yerde, / Paçandan tutup alaşağı edecek seni, / Daha dün öldü dediklerin. / Çok değil 100 yıl önce, / 1917’de / Büyük fırtınalar estirdik. / Öyle tepeden bakıp da, / Bıyık altından hiç sırıtma bir dev edasıyla. / Unutma ki; / Fillerin sultanlığını yıkan da, / O küçücük...

(09.02.2017)

Kıraç değil topraklarımız. / En iyi tohumları biliyorum, / En tatlı meyvelere gebe / Suya doymuş, / Güneşe doymuş, / Humuslu topraklara düşmeye görsün hele. / Yeni ayak basmadık biz bu dünyaya / İlk defa nasır tutmuyor avucumuz / İlk defa mücadeleye sarılmıyor nasırlı ellerimiz. /

(28.01.2017)

Ben tek başıma bir şey yapamam diyerek çekilme geri, / Doğru bir duruştur, asıl olan her zaman. / Zeytin dalının rüzgâra direnmesi gibi, / Dökülse de meyveleri, bahara ulaşmaktır hedefi.

(27.01.2017)

Yaşamak güzel şey, / Tadında yaşayabilirsen eğer. / Mesela bir göl kıyısında, yudumlarken çayını / Her yanda kuş cıvıltıları, / Ve rengârenk bir ormanın eteğinde / Ve zehir bulaşmamışsa suya! / Mayın tarlasına dönmemişse toprak.

(25.01.2017)

Üstümüze yapışmış yoksulluk / kapı kapı dolaşan şey açlık değil de nedir? / Çocuklarımızın gülümsemelerine yapışan bu burukluk / yaşamın zindanı değil de nedir? / Şöyle ayağını bir güzel uzatamadan / saatlerce vida sıkarken yahut tarlada çapa yaparken / kurduğun hayaller yaşamın kıyısına ne kadar...

(15.01.2017)

yıldız alacasında çoktular çok basıyorlardı yere

saklı gülüşmeleriyle utangaç birer çocuktular

omuzları dalga dalgaydı sığmıyordu hiçbir yere

ağır çekiyorlardı yumruklarıyla korkunçtular

(15.01.2017)

Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan

(03.01.2017)

Görüyorum,/Bir kâhin değilim ama görüyorum sonlarını./Bir kâhin değilim ben, /Ben bir işçiyim;/Elleri ayakları nasır tutmuş çalışmaktan/Ama yüreği acıdan korlaşmış/Zihni bilinçten berraklaşmış./İşte bu yüzden görüyorum sonlarını.

(20.12.2016)

Gövdelerin / Omuzların / Başların üzerinde taşıyorlar / Çaresiz / Buruk / Acılı yüreklerle taşıyorlar / Yoksul / Aç / Kimsesiz toprağa taşıyorlar

(15.12.2016)

Cibali dendi mi

aklıma siz gelirsiniz, kadınlar,

kiminizin beş çocuğu,

kiminizin nar gibi yanakları var,

kiminiz kocasız kalmış,

kiminiz ihtiyar,

kiminiz daha körpe henüz.

Bana umulmadık,

eskimiş türküler düşündürür

siyah başörtüsü...

(14.12.2016)

Tarih bizi çağırıyor kavgaya / Bu davada ön saflarda olmaya / Çekmeyin ellerimden geriye / Yalanlarla vurulurken çocuklar kalplerinden / Oturup izleyemem can pazarını / Çocuklar bekler bizi / Evlerinin kapısından caddelere çıkmaya / Nasıl susar vicdanım! /

(07.12.2016)

Bir ah çekiyorum, yine yoksun / Sevdam hasretinde boğuşuyor, yoksun. / Yine gel eskisi gibi / Yine bir Ekim sabahı, coşkuyla karşılayalım seni. / Belki de, Şubatta gelirsin / Belki de, beklemek değil de / Tutup kolundan getirmek gerek seni. /

(01.12.2016)

Tutuştur sol memenin altındaki sevdayı / Uyansın, dört açsın gözlerini / Güzel günler yakındır / Yakındır, gelecek o güzel günler / Aldanmasın bu günkü ayrılığa / Ayrılıklar yalandır / Ödeyeceğiz sevdamızın bedelini

(30.11.2016)

Susturun şu uğursuz / Şuursuzca yankılanan sesleri / Kulağımı tırmalıyor / Bu ruhsuz ve amaçsız / Nereye varacağını düşünmeyen güruh / Fikrin yoksulluğunda / Beynimi kemirsin istemiyorum.

(27.11.2016)

Çarşı pazar olmuş ateş pahası / Ücretleri yükseltmez Allahın belası / Ülke zaten olmuş can pazarı / Sıranın bize gelmesini bekleme / / Esnaf kardeş neyi beklersin / Köylü kardeş ne eker ne biçersin / İşçi kardeş fabrikada ter dökersin / Sıranın bize gelmesini bekleme

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Alt Konular

Son Eklenenler

  • Bugün tüm dünyada evlere hapsedilen emekçilere büyük oranda televizyonlar aracılığıyla devasa bir sirk gösterisi düzenleniyor. Bu sirk gösterisinde kimler yok ki? Patronlar sınıfının hizmetindeki tüm medya sözcüleri, hükümetler, bilim kurulları,...
  • Kimi zaman siyasetçiler Türkiye’de yoksulluğun kökünü kazıdıklarını söylüyorlar. Başlarını sokacakları bir evleri ya da arabaları varsa bazı işçiler de yoksul olmadıklarını düşünüyorlar. Hatta “yoksul yok, herkesin elinde akıllı telefon var, ne...
  • Üzgünüz Size Ulaşamadık, filmlerinde işçi sınıfının yaşamını anlatan sosyalist yönetmen Ken Loach’un son filmi. Britanyalı Ken Loach bu filminde 2008 krizinde işsiz kalmış, kredi ile aldığı evini kaybetmiş, yaşamını tekrar toparlamaya çalışan bir...
  • ABD’de sokaklara dökülen her renkten, dinden, dilden ve ulustan emekçiler; polis şiddetini, baskı ve yasakları, kapitalist sömürüyü, işsizlik ve yoksulluğu protesto ediyor. ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında...
  • ABD polisinin 25 Mayısta George Floyd adında bir siyahîyi sokak ortasında vahşice boğarak katletmesi ülke çapında büyük infiale yol açtı. Amerikalı işçi ve emekçiler sokaklara dökülerek eylemlerle tepkilerini ortaya koyuyorlar. 46 yaşındaki George...
  • Sınıfımızın büyük düşünürlerinden biri, vakti zamanında “egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, toplumun egemen düşüncelerini oluşturur” demişti. Toplum ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülen olarak sınıflara bölündüğünden beri egemenler, kendi...
  • 18 Mayısta “normalleşme”ye geçen İtalya’da hükümet, sosyal mesafe kurallarına uyulmasını sağlamak gerekçesiyle 60 bin gönüllüyü “sivil yardımcı” adı altında milis güç olarak görevlendirmeyi planlıyor. Bölgelerden Sorumlu Bakan Francesco Boccia’nın...
  • İşyerine nasıl gittik hatırlamıyorum. Kim vardı yanımda, işyerinde ne yaptık, günümüz nasıl geçti her şey muallâktı. İyi hatırladığım, dönüş yolunda servis kaldırıyorlardı, işe giderken ana yoldan saptığımız dönemeçte toplanmıştı insanlar....
  • Sokağa çıkma yasağı günlerinde küçük çocuğuyla birlikte “açız, yemeğiniz var mı” diye sokaklarda dolaşan anne için yazılmıştır.
  • “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Bu ifade, sabah akşam sermaye medyasında tekrarlanıyor. Uzman ve bilim insanı kılığında birileri sürekli bu ve benzeri lafları geveleyip duruyor. Koronavirüs ile birlikte dünyanın tümden değiştiğini; eski...
  • İspanya’nın Madrid ve Barcelona kentlerinde sağlık işçileri, 25 Mayısta hastane önlerine çıkarak çalışma koşullarının düzeltilmesi için eylem yaptılar. İşçiler koruyucu malzeme eksikliğini, hastanelerde yetersiz sayıda sağlık işçisinin...
  • Bizler, içinden geçtiğimiz dönemin artık gizlenemez ölçüdeki sıra dışı, olağanüstü karakterini işçi ve emekçileri uyarmak ve harekete geçirmek için vurgularken, egemenler korkuya sürüklemek, uyutmak için dile getiriyor! “Sıra dışı bir zaman” çünkü...
  • Çalıştığım fabrikada iki kadın arkadaş koyu bir sohbete dalmışlardı. Üzerine konuştukları konu ise şuydu; maskeler ücretli mi yoksa ücretsiz mi dağıtılmalı? Bunun üzerine hararetli bir tartışma yapılıyordu. Yanımda olan bir kadın arkadaş sohbete...