Navigation

Buradasınız

Temmuz Ayı Sendika Verileri Açıklandı

Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçi sendikalarının toplu sözleşme imzalama yetkisi olup olmadığını belirleyen rakamları açıkladı. Bakanlığın 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu gereğince açıkladığı işkollarındaki işçi sayıları ve sendikaların üye sayılarına ilişkin 2015 Temmuz ayı istatistiklerine göre; Türkiye’de toplam 12 milyon 744 bin 685 sigortalı işçi bulunuyor. 1 milyon 429 bin 56 işçi kayıtlara göre sendika üyesi. Ancak bunların ne kadarının toplu sözleşme hakkından yararlandığı belirsiz. 164 sendikadan sadece 53’ü ülke barajı olan %1’i geçebiliyor. Yani Türkiye’de toplu sözleşme imzalama yetkisi olmayan 111 sendika bulunuyor.

Öncelikle belirtmek gerekir ki işçi sayısı istatistiklerde belirtilenden çok daha fazladır. Sigortasız işçiler, Suriyeli göçmen işçiler başta olmak üzere kayıt dışı istihdam bu rakamlara dâhil değildir. Türkiye’de milyonlarca kayıt dışı işçi olduğu bilinmektedir. Yani sendikalı işçi sayısı işçi sınıfının genel kitlesi içinde rakamların gösterdiğinden kat be kat düşüktür. Kayıt dışı istihdam, taşeronlaştırma, işçilerin örgütlenmesi için gerekli zaman ve enerjiyi tüketen iş koşulları sendikaların altının daha da oyulmasına neden olmaktadır. Ancak işçi sınıfının bu durumu aşmasının önündeki en büyük engel sendikaların üzerine çöreklenmiş sendikal bürokrasidir.

2011 yılında sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunları değişmiş ancak 12 Eylül faşizminin işçi sınıfının mücadelesinin önüne barikatlar koyan anlayışı ve sendikal yasak ve barajlar olduğu gibi korunmuştu. Sendikal bürokrasi bu barajların kaldırılması konusunda ciddi bir çaba sarf etmemişti. Hatta en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan Türk-İş, hazırladığı ve Bakanlığa ilettiği kanun taslağında 12 Eylül barajlarının aynen korunmasını istemişti.

Daha sonra yapılan düzenlemelerde bir işkolunda toplu sözleşme imzalamak için o işkolundaki işçilerin %10’unu örgütlemiş olma şartı 2016’ya kadar %1, 2018 sonrası ise %3 olacak şekilde kademeli olarak indirildi. Ancak pek çok işkolu birleştirilerek bu düzenleme boşa çıkarıldı. Baraj kimi işkollarında fiilen daha yukarı çıkmış oldu. Şimdiki durumda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için gerekli %1 işkolu barajını geçen sadece 53 sendika bulunuyor. Bunlardan 32’si Türk-İş’e, 16’sı Hak-İş’e, 5’i de DİSK’e bağlı sendikalar. Buna göre, DİSK’ten yalnızca Genel-İş, Birleşik Metal-İş, Lastik-İş, TEKSTİL ve Güvenlik-Sen toplu sözleşme yapmaya yetkili. Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi bir konfederasyona bağlı olmayan bağımsız sendikalardan ise yalnızca 2’si %1’lik barajı geçebildi.

İstatistikler açıkça gösteriyor ki her işkolunda tüm işçileri örgütleyebilecek sendikalar var. Ancak bu sendikalar hem yasal ve fiili engellerin hem de kendi ataletsizliklerinin sonucu olarak işçilere güven verip onları örgütlemekten uzaklar. Bu durum ancak öncü ve mücadeleci işçilerin işçi sınıfının gerçek mücadele örgütleriyle buluşması, eğitilmesi ve sendikaların tabanlarında örgütlenme çalışması yürütmesiyle aşılabilir.

Bakanlığın Temmuz 2015 verilerine göre, işkollarındaki kayıtlı işçi sayıları ve sendikaların üye oranları şöyle:

Avcılık, Balıkçılık, Tarım ve Ormancılık

Toplam işçi sayısı: 142 bin 409

Hak-İş’e bağlı Öz Orman-İş: %17,81

Türk-İş’e bağlı Tarım-İş: %8,11

Türk-İş’e bağlı Türkiye Orman-İş: %0,09

Gıda Sanayi

Toplam işçi sayısı: 585 bin 304

Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş %5,46

Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş: %4,74

Türk-İş’e bağlı Şeker-İş: %2,50

DİSK’e bağlı Gıda-İş %0,35

Madencilik ve Taş Ocakları

Toplam işçi sayısı: 196 bin 521

Türk-İş’e bağlı Türk Maden-İş: %13,43

Türk-İş’e bağlı Genel Maden-İş: %5,14

DİSK’e bağlı Dev Maden-Sen: %0,34

Hak-İş’e bağlı Öz Maden-İş: %0,08

Petrol, Kimya, Lastik ve İlaç

Toplam işçi sayısı: 452 bin 960

Türk-İş’e bağlı Petrol-İş: %7,75

DİSK’e bağlı Lastik-İş: %2,60

Öz Petrol-İş: %0,18

Dokuma, Hazır Giyim ve Deri

Toplam işçi sayısı: 1 milyon 12 bin 191

Türk-İş’e bağlı TEKSİF: %5,70

Hak-İş’e bağlı Öz İplik-İş: %2,14

DİSK’e bağlı TEKSTİL: %1,19

Türk-İş’e bağlı DERİTEKS: %0,25

BATİS: %0,20

Ağaç ve Kâğıt

Toplam işçi sayısı: 246 bin 431

Türk-İş’e bağlı Ağaç-İş: %1,61

Türk-İş’e bağlı Selüloz-İş: %1,59

Hak-İş’e bağlı Öz Ağaç-İş: %4,47

DİSK’e bağlı Tümka-İş: %0,22

Hak-İş’e bağlı Öz Kağıt-İş: %0,26

İletişim
Toplam işçi sayısı: 61 bin 945

Türk-İş’e bağlı Haber-İş: %22,52

Hak-İş’e bağlı Öz İletişim-İş: %1,17

DİSK’e bağlı Dev İletişim-İş: %0,10

Basın, Yayın ve Gazetecilik

Toplam işçi sayısı: 97 bin 365

Türk-İş’e bağlı Basın-İş: %2,14

Türk-İş’e bağlı TGS: %1,05

DİSK’e bağlı Basın-İş: %0,51

Hak-İş’e bağlı Medya-İş: %1,62

Banka, Finans ve Sigorta

Toplam işçi sayısı: 299 bin 151

Türk-İş’e bağlı BASİSEN: %14,18

Türk-İş’e bağlı BASS: %5,10

Hak-İş’e bağlı Öz Finans-İş: %10,38

Bağımsız BANKSİS: %2,95

DİSK’e bağlı Bank-Sen: %0,17

Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar

Toplam işçi sayısı: 2 milyon 787 bin 417

Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş: %2,01

Türk-İş’e bağlı Koop-İş: %1,73

Hak-İş’e bağlı Öz Büro-İş: %1,02

DİSK’e bağlı Sosyal-İş: %0,35

Çimento, Toprak ve Cam

Toplam işçi sayısı: 161 bin 210

Türk-İş’e bağlı Türkiye Çimse-İş: %14,70

Türk-İş’e bağlı Kristal-İş: %4,65

Hak-İş’e bağlı Öz Toprak-İş: %1,02

Metal

Toplam işçi sayısı: 1 milyon 468 bin 64

Türk-İş’e bağlı Türk Metal: %11,33

Hak-İş’e bağlı Çelik-İş: %2,20

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş: %2,12

İnşaat

Toplam işçi sayısı: 1 milyon 669 bin 224

Türk-İş’e bağlı Yol-İş: %2,22

DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş: %0,02

İnşaat-İş: %0,01

Enerji

Toplam işçi sayısı: 253 bin 340

Türk-İş’e bağlı Tes-İş: %23,18

Hak-İş’e bağlı Enerji-İş: %1,30

DİSK’e bağlı Enerji-Sen: %0,63

Taşımacılık

Toplam işçi sayısı: 741 bin 123

Türk-İş’e bağlı Demiryol-İş: %2,22

Türk-İş’e bağlı Hava-İş: %2,18

Hak-İş’e bağlı Öz Taşıma-İş: %2,18

Türk-İş’e bağlı TÜMTİS: %1,16

DİSK’e bağlı Nakliyat-İş: %0,67

Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk

Toplam işçi sayısı: 168 bin 37

Türk-İş’e bağlı Türk Deniz-İş: %3,44

Türk-İş’e bağlı Liman-İş: %2,29

Türk-İş’e bağlı Dok Gemi-İş: %2,03

DİSK’e bağlı Limter-İş: %0,11

Sağlık ve Sosyal Hizmetler

Toplam işçi sayısı 306 bin 746

Türk-İş’e bağlı Sağlık-İş: %4,02

Hak-İş’e bağlı Öz Sağlık-İş: %2,31

DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş: %0,20

Konaklama ve Eğlence İşleri

Toplam işçi sayısı: 899 bin 202

Türk-İş’e bağlı TOLEYİS %1,69

Hak-İş’e bağlı OLEYİS %1,06

DİSK’e bağlı Dev Turizm-İş: %0,09

Savunma ve Güvenlik

Toplam işçi sayısı: 257 bin 112

Türk-İş’e bağlı Türk Harb-İş: %9,57

Türk-İş’e bağlı Güvenlik-İş: %5;50

Hak-İş’e bağlı Öz-İş: %7,40

DİSK’e bağlı Güvenlik-Sen: %1,12

Ö.G.K. SEN: %1,18

Genel İşler

Toplam işçi sayısı: 938 bin 933

Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş: %14,87

DİSK’e bağlı Genel-İş: %6,73

Türk-İş’e bağlı Belediye-İş: %5,62

2 Ağustos 2015

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Tekgıda-İş Sendikasına üye olmalarının ardından işten atılan ve işlerine geri dönmek için uzun soluklu direnişlerini devam ettiren Cargill işçileri, 10 haftalık eylem planlarının yedinci haftasında bir basın açıklaması düzenlediler. Cargill işçileri...
  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...

UİD-DER Aylık Bülteni