Navigation

Buradasınız

Türkiye’de Asgari Ücret Avrupa’nın En Düşüğü!

Türk lirasının 2016’dan bu yana değer kaybetmesiyle asgari ücret tüm Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesinin altına düştü. Bir dönem asgari ücretin Türkiye’ye göre daha düşük olduğu Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin de gerisine düştü. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerdekinin iki katı iken bugün yakın seviyeye geriledi.

Asgari ücret, yüksek enflasyon ve liranın değer kaybetmesiyle her geçen gün erimeye devam ediyor. İşçi ailelerinin mutfak masrafları artarken, faturalar, temel ihtiyaçlar zamlanırken, eriyen ücretlere zam gelmiyor, yoksullaşma artıyor.

“Türkiye’de asgari ücretlilerin oranı %40,3. Asgari ücretin iki katına kadar ücret alanların oranıysa %42,7. Bu oranlar 12 milyon sigortalı işçiyi kapsıyor, kayıt dışı ve sigortasız çalıştırılan 10 milyondan fazla işçi bu sayıya dâhil değil.”

Bu yılın başında net asgari ücret %14 zamla 1404 liradan 1603 liraya çıkarıldığında hükümet yüksek bir zam yapmakla övünmüştü. AKP hükümeti 2016’dan bu yana asgari ücrete “yüksek” oranlı zamlar yaptığını ileri sürerek daha önce senede iki kere yapılan zammı bir kere ile sınırladı. Sermaye kesimi %14’lük zammı çok görünce hükümet, Asgari Ücret Tespit Komisyonundaki patron örgütlerine onlara destek olacağı sözü verdi. İşsizlik fonunu kullanarak patronların ödemesi gereken vergi ve sigorta prim miktarlarını düşürdü, onlara teşvikler sundu. Patronlar bu işten kârlı çıkarken ve hükümete teşekkür ederken yük işçilerin işsizlik fonuna yani işçiye yıkıldı.

Brüt 2029 lira olan asgari ücretin %15’i gelir vergisi olmak üzere yaklaşık %21’i işçinin cebine girmeden kesiliyor. Üstelik işçilerin büyük bir çoğunluğuna asgari ücret ve biraz üzerindeki ücretler veriliyor. Çalışma Bakanlığının Aralık 2017’de yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de asgari ücretlilerin oranı %40,3. Asgari ücretin iki katına kadar ücret alanların oranıysa %42,7. Bu oranlar 12 milyon sigortalı işçiyi kapsıyor, kayıt dışı ve sigortasız çalıştırılan 10 milyondan fazla işçi bu sayıya dâhil değil. TÜİK’in Eylülde açıkladığı rapora göre kayıt dışı çalışanların oranı %34.

Hükümetin yüksek zam yapmakla övündüğü asgari ücret, yüksek enflasyon ve liranın değer kaybetmesiyle birlikte, yılın başından bu yana sürekli değer kaybetti. Asgari ücret, 1 Ocakta yaklaşık 352 avroya karşılık gelirken 7 Ekim itibariyle 227 avroya karşılık geliyor.

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) Açlık ve Yoksulluk Araştırması Eylül dönem raporuna göre, açlık sınırı 1857 lira, yoksulluk sınırı ise 6 bin 424 lira oldu.

Hükümetin yüksek zam yapmakla övündüğü asgari ücret, yüksek enflasyon ve liranın değer kaybetmesiyle birlikte, yılın başından bu yana sürekli değer kaybetti. Asgari ücret, 1 Ocakta yaklaşık 352 avroya karşılık gelirken 7 Ekim itibariyle 227 avroya karşılık geliyor. Bu da asgari ücretin avro bazında %36 değer kaybettiğini gösteriyor. Net asgari ücret en yüksek değerine 409 avro ile 2016 yılı başında ulaşmıştı. 2016 başından bu yana da %45 oranında eridi. Döviz artışına paralel arttırılmış olsaydı, bugün asgari ücretin net 2887 lira olması gerekirdi.

Türk lirasının 2016’dan bu yana değer kaybetmesiyle asgari ücret tüm Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesinin altına düştü. Bir dönem asgari ücretin Türkiye’ye göre daha düşük olduğu Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin de gerisine düştü. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerdekinin iki katı iken bugün yakın seviyeye geriledi. Dünyanın en ucuz işgücüne sahip ülkelerinden Çin’in bile gerisine düşmüş durumda. Bugün itibariyle Çin’de asgari ücret 304 avroya karşılık geliyor.

BBC’ye açıklamalarda bulunan Türk-İş danışmanı Enis Bağdadioğlu, asgari ücretlilerin bütçesinde ortalama 700 lira açık oluştuğuna dikkat çekti. Faizdeki artış nedeniyle borçlanma maliyetinin de arttığını, bunun da işçileri kıskaç altına aldığını söyledi.

Asgari ücretle çalışan milyonlarca işçinin yaşamı, reel ücretlerin düşmesi ve temel ihtiyaç ürünlerine gelen yüksek zamlar nedeniyle daha da zorlaşıyor. Kriz nedeniyle sıkıştıklarını söyleyen patronlar yüklerini devletin sırtlanmasını isteyip rahat nefes alabiliyorlar. İşçilerin ücretlerini ödemeyerek, konkordato ilan ederek, işçileri ücretsiz izne çıkararak krizin yükünü işçinin sırtına yıkıyorlar. Geçim derdi içindeki işçiler “kriz var” diyen patronların insafına terk ediliyor. Ücretlerine zam yapılmıyor, aylar boyunca ödenmiyor; işçi sayısı azaltılarak daha az işçiyle daha çok üretim yapmaya zorlanıyor, sosyal hakları yok ediliyor, tazminat haklarına bile el konuluyor, işsizlik kırbacıyla tehdit ediliyorlar.

Açgözlü sermaye sınıfının krizin yükünü işçinin sırtına yıkmaya çalışması, kendi çıkarları uğruna işçileri çaresizliğe, açlığa itmesi kabul edilemez. Patronlar sınıfına, onların çıkarlarını gözetenlere “artık yeter” diyebilmek için birleşmeli, kendi sınıfımızın taleplerini öne çıkarmalıyız.

Asgari Ücret Vergi Dışı Bırakılsın, Vergiler Patronlardan Kesilsin!

Asgari/Temel İhtiyaçları Gerçekten Karşılayacak Bir Asgari Ücret!

Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!

Asgari Ücreti İşçi Kurulları Belirlesin!

8 Ekim 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...